AK PARTİ KONGRESİ VE IŞIKLAR’IN HİKÂYELERİ!

AK Parti Silivri İlçe Başkanlığı önceki gece 5. Olağan kongresini gerçekleştirdi. 
Bu kongrede parti içi demokrasi pek işlememiş olsa da, İl Başkanı ve Genel Merkezin tüm söylem ve uyarılarına rağmen AK Parti Meclis Üyesi Yusuf Köroğlu, yönetim listesini hazırladı ve İlçe Başkanlığına aday oldu. 
Oldu da ne oldu? 
142 delegenin oyunu aldı Yusuf Köroğlu. 
AK Parti’nin çiçeği burnunda İlçe Başkanı Dilek Demiral ise 230 delegenin oyunu alarak atanmış ilçe başkanlığından seçilmiş ilçe başkanlığına terfi etti. 
Burada Demiral’i mi tebrik etmek lazım yoksa Yusuf Köroğlu’nu mu bilemedim. 
Ben en iyisi ikisini de tebrik edeyim. 
Demiral tüm rakiplerine rağmen bayan haliyle iyi bir mücadele örneği gösterdi. 
Yusuf Köroğlu, İl ve Genel Merkezin dayatmalarına rağmen kongrede aday olarak güzel bir cesaret örneği sergiledi. 
Velhasıl, Demiral’de, Köroğlu’da aynı dava için gayet usturuplu bir şekilde bu yarışı tamamladı.
Bundan sonra ki süreçte, kin gütmenin ya da küs kalmanın da bir anlamı yok. 
Aynı geminin tayfaları arasında tatlı yarışlar olur. 
Ama işi kin gütmeye yada rakip olanları dışlamaya kadar götürürseniz işte o vakit AK Parti Silivri İlçe teşkilatı topyekûn yara alır. 
Önemli olan bundan sonra birlik ve beraberlik içinde yol almaktır. 
Tabi bunlar benim naçizane düşüncelerim. 
Gerisini AK Parti’ye gönül vermiş ve görev almış kişiler daha iyi bilir.
***
Gelelim Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın hikâyelerine. 
Bizim başkan bayılır insanlara hikâye anlatmaya. 
Neden mi? 
Bölgenin en güçlü gazetesi, Gazete İstanbul geçtiğimiz hafta Silivri Belediyesinin iki tane resmi aracına haciz konulduğunu ve SGK’ya olan borcunu gündeme taşıdı. 
Hem de belgeleri de ortaya konularak yapıldı bu haber.  
Bizim başkan bu haberlerle ilgili bir açıklamada bulunmuş. 
Neymiş efendim haberler gerçeği yansıtmıyormuş. 
Gerçeği yansıtmayan haberlere oturup gerçekler ile uzaktan yakından alakası olmayan açıklama yaparak mı bu haberleri yalanlayacağını mı düşüyorsun sayın başkan!
Madem haberler gerçeği yansıtmıyor, Gazete İstanbul’un ortaya koyduğu belgeler Bulgaristan’ın Aytos belediyesine mi ait? 
Yapmayın Allah aşkına! 
Yaptığınız saçma sapan açıklamalarla güldürmeyin kendinize daha fazla. 
Hem açıklamanızın içinde anlattığınız o hikâye de neyin nesi canım? 
Tamam hikaye anlatmayı çok sevdiğini biliyoruz ama, bari böyle ciddi konularda hikaye anlatmayın. 
Hele de kendinizi HZ. Ömer ile kıyaslamanız büyük bir cehalet. 
Kendi özel aracınızla nerde ne yaptığınız bizi ilgilendirmez. 
Ancak belediyenin resmi araçlarına haciz gelmişse, yine belediyenin milyarlarca SGK borcu var ise ve siz tüm bunlara rağmen, “ Gezelim Görelim” programları düzenleyip Yurtiçi ve Yurtdışı seyahatlerinize devam ediyorsanız, bunu sorgulamak ta gazetecinin ve vatandaşların en doğal hakkıdır. 
Kaldı ki, Gazete İstanbul’un yönetiminde bulunan Mehmet Mert, Ali Tarakçı ve Cengiz Alçayır haberi belgesiyle ortaya koymuştur. 
Ve siz sevseniz de sevmeseniz de, bu üç sim bölgede kalemi en güçlü gazetecilerdir. 
Siz adam gibi cevap vermek yerine hikâye anlatıyorsunuz millete. 
Allah’tan bu seferki hikâyeniz Ezop hikâyelerinden değil. 
Hikaye dinlemeyi severim sayın başkan ama, ciddi konulara cevaben anlatılan hikayelere karnım tok. 
Siz gidin o hikâyelerinizi yaptırdığınız ankette açık ara birinci çıkarttığınız gazete ve internet haber sitesinin sahiplerine anlatın. 
Nasıl olsa siz hikâyede anlatsanız onlar sesini çıkartmazlar. 
Bu arada nasıl olsa bu siteyi de Silivri'de hiç okuyan yok, ne yazarsak yazalım fazla canınızı sıkmaz değil mi?
Kalın sağlıcakla… 
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmet inal
ahmet inal - 6 yıl Önce

geçmişte özel arabalara alınan akaryakıtların fişleri hala duruyor...