108 yıl sonra 30 şehidin mezarına ulaşıldı

108 yıl sonra 30 şehidin mezarına ulaşıldı
Balkan Savaşı sırasında Çatalca'da şehit edilen 86. Alay'ın askerlerine ait toplu bir mezar ortaya çıkarıldı. İstanbul Arkeoloji Müzeler Müdürü Rahmi Asal, "İstanbul Arkeoloji Müzesinin bu ilk şehitlik kazısında savaş kıyafetleriyle, kuşakl

Bu arada kazılar sırasında Balkan savaşı ve İkinci Dünya savaşı döneminden kalan kalıntıların yanı sıra, prehistorik (tarih öncesi) döneme ait bir ok ucu, Bizans dönemine ait amfora kulpları da ortaya çıkarıldı. 1912’deki Balkan Savaşı’nda Osmanlı Devleti, ayaklanan Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ devletlerine karşı savaşa girdi. Düşman Çatalca’ya kadar ilerlerken, ülkenin her yerinden gelen askerler onları durdurmak için savaşmaya başladı. Bu grup içinde bulunan ve  Alanya’dan yola çıkan askerlerimiz de günlerce yollarda yürüyüp cephedeki askerlere katıldı. 86. Alay’a bağlı Alanyalılardan oluşan Alaiye (Alanya) Redif Taburu düşmanı püskürtüp Dağyenice köyü civarında mevzilerde konuşlanarak dinlenmeye başladı. Mevzilere sızan Bulgar askerleri, Alaiye Taburu’na saldırarak bir gecede 657 askeri şehit etti. 1912 yılının 17 Kasım gecesi yaşanan bu acı olaydan sonra bu tepe ‘Alaiye Şehitliği’ olarak kayıtlara geçti.

Müze kazılar sonucu ortaya çıktı

İstanbul Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Bölümü tarafından bölgeye bir "Balkan Şehitliği Müzesi" yapılması planı gereği İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma bölge kurulundan izin alınarak İstanbul Arkeoloji Müzeler Müdürlüğü tarafından yaklaşık bir yıl önce çalışma başlatılmıştı. İstanbul Arkeoloji Müzelerinde çalışan  Antropolog Yusuf Çurku ve Antropolog Gökhan Yıldırım tarafından yürütülen çalışma sonucu önce  Alaiye Şehitlik anıtının bulunduğu bölge incelendi ancak bir şey bulunamadı. Bunun üzerine anıtın çevresinde bulunan alanda kazı başlatıldı. Çalışmalarda çok kısa süre sonra savaş kıyafetleriyle gömülmüş şehit mezarları bulunmaya başlandı.

Toplu mezarlara gömülmüşler

İstanbul Arkeoloji Müzeler Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda bugüne kadar 30 şehit mezarı bulunduğu öğrenildi. Şehitlerin 16'sının toplu bir mezara gömüldüğü, diğer mezarların ise tekil  olduğu belirtildi. Şehitlerden geriye kalanlar müzeler müdürlüğü görevlilerince tasnif edildi. Bu bulgular arasında subay mühürleri çok sayıda üniforma düğmesi ile kemer, kayış tokaları, 1 adet pusula, çok sayıda tütün tabakası ile sigara ağızlığı,  süngüler, çok sayıda ayna, 2 adet yüzük de var.

Mühürlerinden isimleri tespit edildi

Üniformaları ile gömüldükleri anlaşılan şehitlerden geriye kalanlar bazılarının isimlerinin tespit edilmesini de sağladı. Yaka numaralarından 86.Alayın subayları olduğu öğrenilen şehitlerden 5'inin üzerinden çıkan mühürlerden de isimlerine ulaşıldı. "Mehmet Nuri", "Necmettin" ve "Osman Binveli"'nin birliklerinde subay oldukları düşünülüyor. Diğerlerinden biraz uzağa gömülen iki şehidin ise Osmanlı ordusunda, Bulgarlarla savaşan gayrimüslim Daniel ve Avedis isimli subaylar olduğu belirlendi.

Top mermileri imha edildi

Şehit mezarlarının bulunduğu alanın hemen yakınında kazılar sırasında bulunan binlerce mermi, yüzlerce top mermisi, şarjörler, kılıçlar, pusulalar,  asker mataraları, top arabası tekerlekleri ve çok sayıda şarapnel parçası ise bölgede çok büyük bir savaşın yaşandığını gösteriyor. Patlamamış halde bulunan  top mermileri İstanbul Arkeoloji Müzeleri yetkilileri tarafından imha edilmek üzere askeri yetkililere teslim edildi.

Şehitlikte ilk kazı

İstanbul Arkeoloji Müzeler Müdürü Rahmi Asal, şunları söyledi: "Bu alanda bir şehitlik kompleksi yapılması planlandı. Şehitlik olması nedeniyle kazı çalışmalarının bizim tarafımızdan yapılması istendi. Biz de yaklaşık bir yıl önce alanda çalışmaya başladık. Projenin müze alanı olarak ayrılan bölümünde yaptığımız çalışmalarda yüzeyin 50-60 cm altında şehit mezarları bulmaya başladık. Burada toplamda 30 şehidimizin mezarı tespit edildi. 16 tanesi toplu gömülmüş, diğerleri ise tekil gömüler şeklinde. Bulduğumuz şehitlerden ikisi Daniel ve Avedis adlı iki gayrimüslim Türk subayı. Ayrıca 3 Müslüman olan 3 Türk subayı isimlerini üzerlerinden çıkan Osmanlı mühürlerinden tespit edildi. Bunlar 86.Alayın askerleri, Askerlerin ne şekilde öldükleri yönünde çalışmalar devam ediyor. Şehitlerimiz üzerlerindeki kıyafetler ve özel eşyaları hatta üzerlerindeki mühimmatlarıyla birlikte gömüldüğünü gördük. Arkeoloji Müzeler müdürlüğü olarak daha önce arkeolojik alanlarda kazılar yapıyorduk. Bu bizim bir şehitlikte yaptığımız ilk kazı."

Çatalcalılar mutlu oldu

Öte yandan Çatalca Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Ahmet Rasim Yücel  de "Çatalca'da yaşanan savaşlar belki de Türk ulusunun geleceğinde önemli bir yer tutmuştur. 1912 yılı Balkan Savaşlarında eğer başarılı olunmasıydı, İstanbul belki de bütün Türkiye işgal edilecekti. Her yıl 17 Kasım'da burada törenler yaparak şehitlerimizi anıyor ve dua ediyorduk. Ama bulunmuş bir mezar yoktu. İstanbul Valiliğine şükranlarımızı sunuyoruz. İstanbul Arkeoloji Müzeleri ile birlikte bu kazıyı yaparak şehitlerimizin naaşlarının ortaya çıkmasını sağladılar. Burada yapılacak olan "Balkan Şehitleri Müzesi" için çalışmaların bir an önce başlamasını istiyoruz." dedi.

Tarih öncesi dönemden parçalar

Öte yandan bölgede yapılan kazılar sırasında ise topraktan adeta tarih fışkırdı. 1912 Balkan Savaşı kalıntılarının haricinde, İkinci dünya savaşı sırasında yapılan "Çakmak" hattının bir bölümünün de ortaya çıkarıldığı belirtildi. Bölgede ayrıca prehistorik döneme ait bir adet ok ucu, Bizans dönemine ait 1 kandil, yine Bizans dönemine ait pithos parçaları, kap dipleri ve amfora  kulplarının da bulunduğu öğrenildi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.