Artvin Cerattepe'de maden ocağı çalışmalarına başlanmasıyla neredeyse bütün Artvin ve çevresi ayaklandı.
Ağaçları kesemezsiniz dediler.
Doğaya dokunmayın dediler.
Bizi yeşilimizden etmeyin dediler.
Nihayet Başbakan Ahmet Davutoğlu Artvin Cerattepe'deki maden çalışmasının hukuki süreç bitene kadar durdurulduğunu açıkladı.
*
Gezi Parkı'nda da benzer olaylar yaşanmıştı.
Türkiye'de yeni bir milat başlamıştı.
2013 Mayıs'ında başlayan Gezi Parkı'ndaki çevre protestoları iktidarın sert müdahalesi ile ulusal eylemlere dönüşmüştü. Artvin Cerattepe'de Davutoğlu yönetimindeki iktidar aynı hatayı yapmadı ve taraflar ile görüşerek krizi masa başında çözdü.
*
Erdoğan'ın Gezi'de yaptığını, Davutoğlu Cerattepe'de yapmadı.
Türkiye son yıllarda iki büyük protesto eylemi yaşadı. Her iki protesto eylemi de çevresel hassasiyetler sebebiyle ortaya çıktı.
Birincisi 2013 yılının Mayıs ayının sonunda Taksim'in Gezi Parkı'na Topçu Kışlası inşa edilmek istenmesiyle başladı.
İktidarın planına göre meydandaki ağaçlar kesilecek ve yerine tarihi Topçu Kışlası yeniden inşa edilecekti.
Bunun üzerine sosyal medyadan örgütlenen çevreciler 27 Mayıs 2013 tarihinde Taksim Gezi Parkı'na gelerek protesto eylemleri başlattı.
*
Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın bizzat emri ve talimatlarıyla protestoculara çok sert şiddet uygulanarak meydandan atılmaya çalışıldı.
Bu acımasız müdahale sonunda Gezi Protestoları çok kapsamlı Gezi eylemlerine dönüştü ve sadece İstanbulla sınırlı kalmayarak bütün Türkiye'ye yayıldı ve günlerce devam etti.
Protestolar sonucunda 7 sivil ile 1 polis hayatını kaybetti ve tam 8 bin 500 kadar sivil ile 900 kadar polis yaralandı. Bir çok insan atılan gaz fişeklerinden gözlerini kaybetti.
*
Gezi eylemlerinden iki buçuk yıl sonra ise Artvin Kafkasör yaylasına bakır madeni yapılmak istenmesiyle başlayan eylemler de ilk anda Gezi benzeri gibi görünüyordu.
Ancak Başbakan Ahmet Davutoğlu olaya el koydu ve eylem yapan taraflar ile görüştü.
Görüşme sonrası ise Başbakan Ahmet Davutoğlu Artvin Cerattepe'deki maden çalışmasının hukuki süreç bitene kadar durdurulduğunu açıkladı.
Böylece Ahmet Davutoğlu çok başarılı bir kriz yönetim örneği göstererek Artvin'deki eylemlerin büyümesine ve yurdun dört bir yanına yayılmasına engel oldu.
*
Albatros.
Gezi ve Cerattepe kadar yankı uyandırmasa da Albatros da bir o kadar çevrecilerin kanayan yarası.
30 dönüm alan.
Yıllardır Büyükçekmecelilerin park olarak kullandığı kamp.
Daha önceleri bu alanda yürüdüğünüzde havaya bakarken gök yüzü görünmezdi.
Şimdilerde üç beş tane ağaç kalmış koca alanda.
Bu ağaçlarla bile gece gündüz uğraşılıyor.
*
Buda buda buda.
Yeşil alana kum dök mıcır dök.
Filizlenen fidanları kökünden yok et.
Yeşili korumaya çalışanları PKK'lı ilan et.
Terörist ilan et.
*
Peki bütün bunlar insanların gözü önünde oluyorken, bir Gezi kadar bir Cerattepe kadar neden yetkililer duyarlık göstermez dersiniz.
Konu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na çıkmasına kadar Kemal bey neden duruma el koymaz dersiniz.
Aynı partili en az 3-4 milletvekili Albatros direnişçileri ile birlikte hareket etmesine rağmen aynı partili belediye başkanı neden tınlamaz dersiniz.
*
Benden sorması cevabını siz verin.
Ben gördüğümü, duyduğumu ve bildiğimi yazarım.
Gerisi sizlerin işi.
Tamam anladım sizler de cevap bulamıyorsunuz.
Tamam anladım sizler de işin içinden çıkamıyorsunuz.
Tamam anladım Gezi gibi Cerattepe gibi Albatros'da da bir gün adaletin yerini bulmasını bekliyorsunuz.
*
Ne diyelim.
Bir tarafta Gezi olayının büyümesine sebep olan zamanın başbakanı Recep Tayyip Erdoğan.
Diğer tarafta Cerattepe'nin büyümesini engelleyen şimdiki Başbakan Ahmet Davutoğlu.
Ve masasına kadar gelen Albatros dosyasına tepkisiz kalan bir sosyal demokrat lider Kılıçdaroğlu.
*
O budanan ve kesilen ağaçların dili olsa söylemeye, ağzı olsa bağırmaya, feryadı olsa çınlamaya ne derlerdi tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik