Flaş Haber:
Çatalca'yı Erguvan Festivali heyecanı sardı
 Çatalcalılar bu yıl 18.’sinin düzenleneceği Erguvan Festivali’nin heyecanını şimdiden yaşamaya başladı. İlçenin değerlerini gün yüzüne çıkaran festivalde sadece sanat ve kültüre değil insanların yaşantısını etkileyen konulara da değinilecek. Çatalca’da aktif olan sivil toplum örgütlerinin de katılım sağladığı festivalin hazırlıkları Mehmetçik Meydanı’nda sürüyor. Sahnesinden ses sistemine, güvenliğine kadar her türlü ayrıntının düşünüldüğü mekanda bütün amaç insanların huzurlu bir festival geçirerek ilçeye ve bölgeye katkı sunmak. Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara, 18. Erguvan Festivali'yle ilgili gazetemize bilgiler verdi.


Anadolu'nun iddialı festivallerinden“Erguvan Festivali bölgenin, Trakya'nın ve Anadolu'nun iddialı festivallerinden bir tanesi” diyen Cem Kara, “Bütün belediyeler kıymetli işlere imza atıyor. Ama Çatalca'nın nüfusuna, bütçesine bakarsanız 7 günlük bu festival olağanüstü düzeyde bir festivaldir. Hem sanatçıların popülaritesi ve ağırlığı adına hem de gün içerisinde yapılan etkinlikler adına. Bu festivalde çocuk, kadın, genç, tarım ve hayvancılık unutulmamıştır: Ciddi ve bölge insanına huzur veren barışçıl bir festivaldir. Buradaki pek çok bürokrat izinlerini buna göre ayarlar. O festivalde farklı illerden insanlar buraya gelir. Burada eğleneceğini keyif alacaklarını bilirler” ifadesini kullandı. 

Erguvan Festivali'nin 18.'sini düzenlemeye hazırlanıyorsunuz. Festivalin geçmişi hakkında bilgi verir misiniz?
Festival çok önceki yıllardan itibaren Çatalca'da yapılmaya başlanmış ama kesintilerle gerçekleştirilmiş. Bazen bir sünnet şöleni şeklinde, bazen Çatalca'da var olan yöresel ürünlerin pazarlanması şeklinde, bazense sadece konserlerin yapılması şekliyle aralıklarla yapılabilmiş. Ancak adı hep Erguvan Festivali idi. Biz göreve geldiğimizde zaten halka iki tane festival sözü vermiştik. Bir tanesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı Çatalca'da uluslararası bir festivale dönüştürmekti. Diğeri ise Erguvan Festivali'ni kalıcı ve sürekli hale getirmekti. Dolayısıyla göreve geldiğimiz yıldan bu yana festivali kalıcı ve sürekli hale getirdik. Böylece eskiden beri var olan bir panayır geleneğini biraz daha modernleştirerek ciddi ve bölgede ses getiren bir festivale dönüştürdük. Bu senede 24 ve 30 Ağustos tarihleri arasında 18.'sini gerçekleştireceğiz.

Çatalca’nın değerleriyle buluşuyoruz
Bu seneki sloganınız 'Çatalca'nın değerleri ile buluşuyoruz' şeklinde. Burada bahsettiğiniz Çatalca’nın değerleri nedir?

Çünkü eskiden festivali yaparken daha çok sanat ve kültür ağırlıklı oluyordu. Yine sanat ve kültür olacak ama daha çok yöresel ürünlerimizi ve ilçemizi de tanıtmayı amaçlıyoruz. Bu nedenle Çatalca'nın değerleri ile buluşuyoruz sloganı ile çıktık. Çatalca her zaman için kritik bir öneme sahip bir bölgedir. Çatalca'nın değerleri nedir derseniz, özellikle İstanbul gibi bir metropolün pek çok ilçesinde görünmeyen birtakım değerlerimiz var. Bunlardan en önemlileri nedir derseniz Çatalca'da hala tarımın yapılabiliyor olması, hala hayvancılığın yapılabiliyor olabilmesi, hala üretimin olabilmesi, yüzde 65'lik bir kesiminin orman alanları ile kaplı olması, Çilingoz, Karacaköy, Evcik, Yalıköy, Ormanlı gibi bozulmamış alanlarının olması, Ormanlı'dan elde edilen mangal kömürünün olması, İstanbul'a suyu veren en önemli bölgelerden biri olması... Bunların hepsini topladığımızda tarım, hayvancılık, günübirlik turizm, orman alanları doğal yapı bunların hepsi Çatalca'nın değerleridir. Bunları ön plana çıkartacağız. Mangal kömürünün ne olduğunu, çiftçinin manda yetiştiriciliği ve arkasından yoğurt üretimi ile ilgili ne yaptığını, mesela tavuklara eskiden köy tavuğu denirdi şimdi adı 'gezen tavuk' oldu bunu anlatacağız. Hayvan sevgisini aşılamak için hem Avcılar ve Atıcılar Kulübü ile birlikte av köpekleri yarışmaları hem de kanatlı hayvan yarışmaları düzenleyeceğiz, Malak Güzellik Yarışması düzenleyeceğiz. Tarım diyeceğiz, hayvancılık diyeceğiz bunların tamamını, şiir dinletilerinin yanında animasyon gösterilerinin yanında İstanbul'a ve bütün Türkiye'ye sunmaya gayret sarf edeceğiz. Onun için böyle bir festivali organize ettik. Aktif olan sivil toplum örgütlerinin tamamı, Çatalca Kent Konseyi, Çatalca Kültür ve Turizm Derneği, Manda Yetiştiricileri Birliği, ÇADOKS Doğa Sporları ve Bisiklet Kulübü yani hemen hemen hepsini aktif olarak festival alanında göreceğiz. Birlikte bu festivali başarmaya çalışacağız.

Toprağından olan vatanından olur
Çatalca her ne kadar tarımla anılsa da bir yandan topraklarını satıp tarımdan uzaklaşmaya çalışan insanlar da var onlara mesajınız nedir?

Gerek orman köylüsüne gerek ova köylüsüne her zaman olduğu gibi benim mesajım yine topraklarınızı satmayın olacak. Yani bugüne kadar tarım yaptınız ormandan faydalanarak yaşamınızı sürdürdünüz. Bu bölgelerdeki arazi kıymetli. Toprağından olan vatanından olur. Yani yarın öbür gün sattığınız bu topraklarda ahlar vahlar edeceksiniz keşke elimizden çıkarmasaydık diyeceksiniz. Pişmanlık duymamak için olabildiğince bunları elinizde tutmaya gayret sarf edin. Ama öbür taraftan da şunu biliyorum ki, özellikle yeni kuşağın gençlerin çok ciddi bir baskısı var. Genç nesil tarımla, hayvancılıkla, toprakla uğraşmak istemiyor. Tabii onlar daha popüler kültürle büyüdü. Onların yüzü şehre daha dönük. Şehrin imkânlarından faydalanmak istiyorlar ve bir an önce elde avuçta ne varsa satılsın, biz de şehre yerleşelim düşüncesi içerisindeler. Aile içinde bu bir denge meselesi, dengeyi sağlamak o kadar da kolay değil. Ama her zaman söylediğimiz burada arazi kıymetlidir. Arazilerimizin büyük çoğunluğu sulanabilir arazidir. Tarımın ve hayvancılığın rahatlıkla yapılabileceği arazilerdir. O nedenle bu festival bünyesinde bir kez daha topraklarınıza sahip çıkın, toprağınızın ne kadar kıymetli olduğunun farkına varın, çünkü toprak üzerinde hem bizlerin hem de bizim besin kaynaklarımızın yaşaması için en önemli alanlardan bir tanesidir. Bunu her fırsatta tekrar ettik bir kez daha tekrar edeceğiz. Festivalde bunun bir çığlığı vesilesi olacaktır.

Satmanız için üretmeniz yeterli
Festival “yeteri kadar üretemiyoruz, üretsek de kazanamıyoruz” diyenler için bir umut ışığı oluyor mu?

Çatalca geniş alanlara sahip olduğu için geniş alanlarda hububat, ayçiçeği, arpa ekimi yaplıyordu. Ancak son 15-20 yılda nüfusun artması ve arazilerin parçalanması nedeniyle geleneksel tarımdan, iyi tarım uygulamalarına ve organik tarıma doğru geçiş içerisinde. Seracılıkta gelişim içerisinde. Ama toprağınız küçülünce daha az alandan daha çok verim elde etmek durumundasınız. Daha doğrusu çiftçiliğin seyri değişmeye başladı. Bununla birlikte ciddi anlamda üretim yapmaya başladığında belki bir pazar sorunu ortaya çıkıyor. Belki toprakta çalışacak işçi sorunu ortaya çıkıyor. Ama biz olaya şöyle bakıyoruz. Biz İstanbul'un yanı başında bir ilçeyiz. O nedenle bizim hiçbir zaman ürettiğimizde pazarlama sorunumuz olmayacak. Sadece cumartesi ve pazar günleri Çatalca'ya deniz için, piknik için gelen misafirlerimiz oluyor. Kuş cıvıltısı dinleyip kafa dinlemeye geliyorlar. Bizim sadece ürünümüzü yol kenarına çıkarmak yetiyor ki, sayıları yüzlere ulaşan stantlar yaptık ve vatandaşlarımıza hediye ettik. Siz yeter ki üretin stantlarınız bizden dedik. Şu anda hemen hemen bütün köylere giderseniz oraya vatandaş kavununu, biberini, patlıcanını, kışlık sebzesini getirdiği zaman alıcı bizim ayağımıza geliyor. Önemli olan bizim üretebilmemizdir. Onun için Çatalca'da bir pazar sorunu söz konusu değildir.

İstanbul Çatalca'nın farkına varmalı
Biz yeter ki üretelim gerisi gelir diyorsunuz. Ürettiğiniz ürünlerin değeri biliniyor mu?
İşçi ihtiyacımız var. Anadolu'dan özellikle Diyarbakır'dan işçiler geliyor. Onların sağlıklı ortamda kalabilmeleri için bir proje geliştirdik. Şimdi onlar için kabinler yaptık. Konteynerler oluşturarak kalıcı olmasını sağlamaya gayret sarf ettik. Bir pazar sorunu olmadığını düşünüyorum. Yeter ki vatandaşımız üretsin, daha fazla üretim gerçekleştiğinde büyük marketlere de yöresel ürünlerimizi pazarlayabiliriz. Bugün Çatalca'da yetiştirdiğiniz ürünlerin İstanbul'un doyurulması için tabii ki yeterli değildir. Farklı illerden çok sayıda sebze ve meyve İstanbul'a giriş yapmaktadır. Ama o illerde ne kadar hızlı toplarsanız toplayın 24 saatten önce İstanbul gibi bir pazar ürünlerinizi sunmanız mümkün değil. Ama Çatalca'da durum farklı. Her zaman şunu söylerim. Siz sabah 6’da tavuğun altından aldığınız yumurtayı bir saat içerisinde yani sabah kahvaltısında sofralara sunulabilir. İstanbul artık yanı başındaki Çatalca'nın, Silivri'nin topraklarının farkına varmalı. Bu toprakların korunması ve kullanması için onlarda mücadele etmeli. Çünkü biz ciddi bir şehirleşme baskısı ile karşı karşıya kalıyoruz. Neden? İşte TEM Çatalca sınırları içerisinden geçiyor, Kuzey Marmara Otoyolu yine Çatalca sınırları içerisinden geçecek. 150 milyon yolcu kapasiteli bir havaalanını ve insanların bu doğal güzelliği olan Çatalca'da yaşamak istemesi tarım topraklarını tahrip etmeye doğru götürüyor.  Buna hep birlikte direnmemiz gerekiyor. Yani biz yeter ki üretelim. Çatalca’nın pazar
sorunu yok.

Hafta sonu 500 bin kişi geliyor
Çatalca’nın değerlerinden bir tanesi de turizm. İlçe turizm konusunda ne durumda?

İlçemize turizmde biçilen rol günübirlik turizm rolüydü. Günübirlik turizmden kastımız cumartesi ve pazar günü insanlarımız piknik orman alanlarına gelsinler, orman alanlarına gelsinler. Aynı zamanda herhangi bir tesisin olmadığı plajlarımıza gelsinler. Şu anda 8 yıllık görev süresi içerisinde 30-40 bin insan Çatalca'ya gelirken artık bu sayı 500 binlere yaklaşmış vaziyette hafta sonu. Ciddi anlamda Çatalca'da turizme ilgi var. Şimdi amacımız konaklama sürecini en azından konaklamalı bir hale getirebilmek istiyoruz. Çevreye zarar vermeden Bungalov tipi yerleşmeye ve ev pansiyonculuğunu geliştirmeye ihtiyacımız var. Sanıyorum ki bunu başaracağız ve bölge insanımız içinde kalıcı bir gelir sağlamış olacağız. İstanbullu bugün Sapanca, Maşukiye, Küçükkuyu, Akçay gibi yerlere gidiyor. İstanbul yanı başındaki Çatalca'yı bugüne kadar çok keşfetmemişti. Ama son sekiz on yıldır burada da bir değerinin olduğunun farkına vardı.

Terör insanları korkutmamalı
Ülke olarak şehitlerimizin acısını hep birlikte yaşıyoruz. Ancak şehitlerimiz varken festival yapılır mı diyenler de oluyor elbette. Buradan ne mesaj vermek istersiniz?

Şehitlere üzülmemek elde değil, şehitler hepimizin ortak değeri. Yıllardan beri söylemeye çalıştığımız şudur. Biz bu ülkede toplumun her kesiminin barış içerisinde kardeşlik içerisinde yaşamasını arzu ediyoruz. Ama günlük yaşamın içerisinde terör olayları oluyor. Bunu bir türlü Türkiye çözemedi. Biz geçtiğimiz iki yıl içerisinde gelen şehit haberleri ve onların acısını yaşadığımız için konserler kısmını yapmadık ya da çok sığ bir şekilde geçmeye çalıştık. Umut ediyorum ki ülkemizin hiçbir yerinden şehit haberi gelmez. Umarım hep birlikte halaylar çekerek, barış türküleri söyleyerek bu festivali gerçekleştiririz. Bu festivalin amaçlarından biri de ülkedeki dostluğu, barışı ve kardeşliği sağlayabilmektir. Bu festivalin güzel olan taraflarından bir tanesi de her gün burada olmasına, eğlenmesine ve kültürel aktivitelere katılmasına rağmen kimsenin burnu kanamamıştır. Kimse kimseye kötü söz söylememiştir. Festivallerin amaçlarından bir tanesi de ülkede dostluğu, barışı, birliği sağlamak ve buna katkı sunmaktır. O nedenle tabii ki şehitlerimize hepimiz üzülüyoruz, hepimiz gözyaşı döküyoruz. Hepsini minnetle yad ediyoruz. Ama bu tip etkinlikleri de yapmamız lazım. Her zaman söylediğimiz bir şey var. Terör insanları korkutmamalı. Terörden kaçarak eve kapanmamalıyız. Şehitlerimizi unutabilmemiz mümkün değil ama insanların sosyal ve kültür aktivitelerde bir araya gelmeye de ihtiyacı var. Umut ediyorum şehit haberi almayız bundan böyle.



Güvenlik ön planda olacak
Festival için Mehmetçik Meydanı tekrar asfaltlandığını, stantlar yavaş yavaş kurulmaya başlandığını söyleyen Cem Kara, “Sağlık Müdürlüğü, Fen İşleri, Zabıta, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü, görevli başkan yardımcısı arkadaşlarımız tamamen konsantre olmuş vaziyetteler. Geçen haftadan itibaren ben denetimleri sıklaştırdım. Dolu dolu bir festivali yaşayacağız. Yeter ki şehit haberleri almayalım, gözyaşı dökmeyelim. Festivalin yapılacağı meydan önemli bir meydan. İsmini şehitlerimizin anısına Mehmetçik Meydanı verdik. 35 dönümlük bir alan hazırlanmış vaziyette. Gelecek yıllar o alanı daha da genişleteceğiz. Çatalca'nın aynı zamanda nefese alabileceği bir yerdir. Olası afetlerde toplanma alanı olaraktan düşünülmüştür. Hem Bulvar Yolu'ndan hem diğer yollardan giriş çıkış mümkün. Herhangi bir olağanüstü durumda festival alanının nasıl dağılacağı, diğer güvenlik tedbirlerinin nasıl alınacağı tarafımızdan belirlenmiş olup, yine Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Silivri'deki başkanlıklarımızdan zabıta takviyesi de istenmiştir. Her türlü güvenlik tedbirinin alındığı hiç kimsenin kuşkuyla yaklaşmadığı, son derece huzurlu bir şekilde çoluğu, çocuğuyla geldiği bir festival olacaktır” dedi.

sertab erener

Yıldızlar geçidi
18. Erguvan Festivali'nde sadece Çatalca'nın değerleri değil sanat dünyasının önde gelen isimleri de ilçeye değer katacak. Ünlü isimlerin yer aldığı program şöyle:
24 Ağustos Perşembe Yalın
25 Ağustos Cuma Sertab Erener 
26 Ağustos Cumartesi İclal Aydın / Rafet El Roman
27  Ağustos Pazar Işın Karaca / Selami Şahin
28 Ağustos Pazartesi gökhan Yağmur / Gripin
29 Ağustos salı Derya Uluğ
30 Ağustos Çarşamba Yonca Lodi / Erol Evgin

UFUK ÇOBAN

Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Kadir Topbaş istifa etti
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Saraçhane merkez binasında yaptığı basın toplantısında...

Haberi Oku