SİLİVRİ:
BİNYAR'dan dostluk ve dayanışma gecesi

Yoğun katılımın olduğu geceye, Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci, CHP Esenyurt İlçe Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, BDP PM Üyesi Şaban Işıktaş’a, BDP İstanbul İl yöneticisi Burhan Büdüş,Avcılar BDP İlçe başkanı Yalçın Güntekin,Esenyurt BDP İlçe Eş başkanı Kudret Gülün, İş adamı Seyfettin Başkan, Halil Yılmaz,Karatay inşaat Zeki Karatay,Bingöllü Bakırköy Savcısı Raif Bıkmaz,Gazeteci Yazar Fehmi Işık,Bingöl  Dernek başkanı Halil Güneş,Esenyurt Dersimliler Dermek Başkanı Hüseyin Kalanç,Şair Yazar Ayçiçek,in yanı sıra çok sayıda,İş adamları,Dernek başkanları ve üyeleri katıldı.
Gecede Hran Dink unutulmadı,
Gecede konuşmak için Kürsüye  çıkan Denek Başkanı Kemal yönetim Kurulu Üyeleri, Hüseyin Yurtsever, Fecir Barkın Düzgün,Giyasettin Yolcu,Nail Ertuğrul,Ali Yaman,Abdurahman Ordu,Salih Bingöl,Şahin Mece,Selahattin Özdemir,Mehmet Şahinve İsmail Mullaoğlu’da tek-tek sahneye davet etti ve uzun bir konuşma yaptı. Yüksel “BİNYAR Yönetim Kurulu adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum.19 Ocak’ın bir özelliği daha var.19 Ocak halkların kardeşlik köprüsünün namuslu ismi Ermeni yazar Hrant Dink’in katledildiği gündür. Dayanışma gecemizi Hrant Dink şahsında katledilen tüm insanlarımıza, hayatları boyunca halkların kardeşlik köprüsünü ören namuslu insanlara adamaktan onur duyarız” diye vurguladı.
“Ülkede olup bitenlerden yana taraf olmak zorundayız”
Sıla özlemine dikkat çeken Yüksel; “İstanbul’da yaşıyoruz ama biliyoruz ki, yüreğimiz Bingöl’ümüzde atıyor. Bingöl doğup büyüdüğümüz, ata vatanımızdır. Amacımız Bingöl kimliğiyle kendi insanımıza, kültürümüze, ana dilimize ve değerlerimize sahip çıkmaktır.
Hepimiz bu amaçla bir araya gelerek, derneğimize maddi ve manevi güç olmalı, dayanışma, paylaşma ve fedakarlığımızı yükseltmeliyiz.
Sivil toplum Örgütleri açısından sosyal tabanın sorunları önemlidir. Ama öznel sorunlarımıza olduğu kadar,ülkede olup bitenlere yönelik sorumluluklarımız da vardır.Biz ülkede olup bitenlerden yana taraf olmak zorundayız.Özelliklede insanlarımızı olumsuz etkileyen yanlış politikaların son bulması için eleştirel bir tutum almak sivil toplum örgütlerin en önemli görevidir.
“STK’lar insanlık yararına olan konularda cesur davranmalı”
Uyarıları yapmaktan çekinmemelidir. Bu tavırlarıyla, hiç kuşku yok ki, ülkenin değişmesinde önemli bir rol oynarlar.
21. Yüz yıl eşitlik ve özgürlükler yüzyılıdır. Ne yazık ki, yaşadığımız coğrafyada sorunlar hala çözümsüz üstelik kan ve şiddet alabildiğine yoğun bir biçimde devam ediyor.
Son günlerde atılan diyalog adımları umut vermekle beraber, hala her gün onlarca insanımız yaşamını yitiriyor.çatışmalı durum bitmiş değil.Ülkemizde ve bölgemizde adı konulmamış bir  savaşın içindedir.Eğer barış için adımlar atılmaz,diyalog süreci iyi organize edilmezse,korkarız ki,bu çatışmalar altından kalkılmaz  daha büyük çatışmalara dönüşür ve daha çok insan yaşamını yitirir.
Türkiye’deki tekçi anlayışın yol açığı sürecin mağdurlarının başında Kürtler gelmektedir.Tekçi anlayışa göre Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes Türk’tür.Bu milletin de tek bir dini ve tek dili vardır.Bu yanlış dayatılan politika,çok insanın yaşamını yitirmesine neden oldu.Ama hiç kimse kendi dili ve kültüründen vazgeçmedi.
Türkiye de tek halk olmadığı gibi,tek inanç da yoktur.Türkiye çok kimlikli,çok inançlı bir toplum.Türk,Kürt,Laz,Çerkez,Arap gibi milletlerin yanı sıra Sünni,Alevi,Hıristiyan,Yahudi,Ermeni,Ezidi inançlarına sahip insanlar yaşamakta.Bu halkların inkarı kimseye çözüm getirmez.
Türkiye’deki sorunlar çözülmeyecek sorunlar değil.
Diyen Yüksel; “Yeniden diyalog yolunun açılması, sorunların görüşmeler yoluyla çözüleceği umudunun oluşması, önemli bir olanaktır. taraflar bu olanağı iyi kullanmalı, ölümlerin önüne geçmek başta olmak üzere, tüm sorunların adil,eşit ve demokratik yöntemlerle,barışçıl bir biçimde çözümü için kararlı davranmalıdır.
Bir diğer konu da çok dilli eğitim sistemi hala bölünmeyle eş değer görülmesidir. Oysa bu ülkedeki her kimlik ve dil ancak kendini özgür bir biçimde ifade edebildiği oranda, ülkenin çimentosu olabilir. Kürtler ana dilde eğitim istiyor. Bunun yolunu açmayan, hala ana dilde eğitimi kırmızı bir çizgi gibi gören yetkililer, her nedense birden bire Zazaca’nın ayrı bir dil ve Zaza’ların ayrı bir halk olduğunu söylemeye başladılar. Ama dilleri ve kimlikleri yasaklama konusunda sicili bozuk olanların girişimlerini iyi niyetli bir girişim olarak değerlendirmemizi de kimse bizden beklemesin.
U ülkede Kürtler kendilerini mutlu ve özgür hissetmedikçe, hiç kimse mutlu ve özgür olamaz. Artık halklarımız barış içinde yaşamak,özgür,eşit ve adil bir biçimde geleceğini kardeşçe paylaşmak istiyor.Bunu istemek hakkımızdır. Özgür,eşit,adil bir ülkede yaşayacağımıza olan inancımla hepinizi en içten dileklerimle saygıyla selamlıyorum. 
Haber Gül Güyük


Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Kk 2 ay önce

17 EYLÜL 2009 GÜNÜ asala terör örgütü sempatizanı, polisli girdiği silahlı çatışmada ölü ele geçirilen kemal KARATAYIN KARDEŞLERİ teròr saldırısı düzenlenmiştir.

MÜLKİYET SORUNU TARİHE KARIŞIYOR
Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz’ın girişimleri sonuç verdi. Uzun yıllar çözülemeyen imar düzenlemesi...

Haberi Oku