1216.
Bu rakamı aslında Cumhuriyet Halk Partililer ezberlemiş.
Sizlerde bir kenara not alın.
İşte bu 1216 kurultay delegesi CHP'nin genel başkanını seçiyor.
Partinin tüzüğü gereği ise bu rakamın yarısının bir fazlası sayıdaki delegeler imza verirlerse olağanüstü kurultaya gidilmek zorunda.
CHP'de bu durum defalarca gerçekleşti aslında.
Gerçekleşti de Bir şey değişti mi sanki.
Hayır.
Peki neden bu uğraş ve çaba yine ortaya çıkıyor dersiniz.
İşte CHP'yi CHP yapan en büyük özellik de zaten bu ve benzer durumlar.
*
Daha okumayı doğru dürüst sökmeden hayatımıza anlamları ile uzaktan yakından alakadar olduğumuz bazı kelimeler girer ya.
Demokrasi de onlardan birisi.
Atatrük'ü tanıdıktan sonra her Türk çocuğu hemen demokrasiyi ve ya cumhuriyeti de onunla birlikte tanımaya başlar.
Peki demokrasinin veya cumhuriyetin ne alnlama geldiğini bilir mi?
Kısmen.
Yanınızda bulunan bir büyükten duyarsınız veya sorarak öğrenirsiniz.
Demokrasi halkın kendi kendini yönetmesi!
*
Yazılır kafanıza ve bir daha asla silinmez.
Demokrasi halkın kendi kendisini yönetmesi!
Nasıl ya.
Madem kendi kendimi yöneteceğim o zaman başımda bir sürü korkuluklara ne gerek var ki.
Cumbabalar!
Başbabalar!
Vekilbabalar!
Şekilbabalar!
*
Asarlar.
Keserler.
Ahkam keserler.
Atar tutarlar.
Ben yaptıum.
Ben astım.
Ben kestim.
Ama adı ne!
Halkın kendi kendisini yönetmesi!
*
Bu palavraya hep inanır dururuz.
Böyle gelmiş böyle gider der birimiz de ortaya çıkıp tepki göstermekten imtina ederiz.
Aynen bugün CHP'de yaşananlar gibi.
Bakın CHP genel başkanı nasıl seçiliyor görün.
Yani bir anlamda kendi kendisini seçen genel başkan hangi yollardan hareketle o koltukta oturuyor.
Hoş bilenler bilirler ben hala mevcut aday adayları içerisinde CHP'ye yine en fazla Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık yapmasından yanayım ya neyse!
*
CHP'nin mevcut tüzüğüne göre CHP'ye üye olanlar önce mahalle delegelerini seçerler.
Ancak mahallelerde delege adayları genelde ilçe yönetimi tarafından belirlenir ve istisnaalr dışında o isimler delege seçilir.
Sonra bu delegeler yeniden kendilerini o listelere yazan ilçe yönetimini seçerler.
İlçe yönetimleri il delegelerini belirlerler.
İşte o il delegeleri de CHP genel başkanı için oy kullanacak 1216 kurultay delegesini belirler.
*
Kısaca sistem bu.
Bu sistemi yaklaşık yirmi yıl Deniz Baykal sürdürdü.
En son bir kaset skandalı ile o koltuktan uzaklaştırıldı.
Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu'da bu sistem sayesinde koltuğunda rahat rahat oturuyor.
Her seçim sonrası bir kaç tırıvırı.
Olağanüstü kurultay talebi.
İmza kampanyası v.s.
Daha sonra CHP yine aynı CHP.
MYK aynı.
PM aynı.
İl başkanları aynı.
İlçe başkanları aynı.
*
Hal böyle olunca ise o CHP bir türlü umut vaad etmeyen, iktidar alternatifi vaad etmeyen, halkı heyecanlandırmayan bir görüntü ile önüne gelen her seçimi başarısız bir şekilde tamamlayıp yerine oturuyor.
CHP'nin toplantılarını yakından takip edenler zaten bunu gözlemlemekte.
CHP'nin yöneticileri de bunu çok iyi bilmekte ki; geçenlerde Büyükçekmece'de konuşan CHP'nin 2.Adamı Gürsel Tekin 'Reçetesi bende, bana fırsat verilse bu partiyi iktidara taşırım' dedi.
Ben de kendisine 'Bu sözünüzden anladığım aklınızdan genel başkan adaylığı geçiyor' dediğimde O'da bana hayır öyle Bir şey yok dedi.
Hadi ben yanlış anladım peki bu sözden kim ne anlar Allah aşkına!
*
Neyse geleelim Muharrem İnce'nin olağansütü kurultay çabalarına.
İnce'nin ekibinden edindiğim bilgiye göre 609 imza gerekirken ve iki gün süre kalmışken o sayı henüz 400 küsür dolaylarında.
Dolayısıyla olağansütü kurultay zor görünmekte.
CHP'de zaten olağan kurultay tarihini 16-17 Ocak 2016 olarak açıkladı.
Anlaşılan bu tarihlerde kıran kırana bir yarış yaşanacak.
Ancak; kendi kendisini yöneten CHP yine kendisini yönetmeye devam edecek!
Nokta...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik