Her erkek belli bir yaşa gelince iş sahibi olur. Evini geçindirebilecek kadar para kazanabilir. Çevresinde dostları, arkadaşları olur. Meslek hayatında başarılı, çevresi olan bir insanda olabilir. Çocuklarının geleceği için yatırımlar yapar.

Sosyal hayatın içinde yaşam dolu bir insan da olabilir. Doğanın ona verdiği bütün fiziksel güçleri de çok iyi kullanabilir.

Ama her erkek''Baba'' olmuyor. Baba olmak çok daha özel bir duygu. Emek ister, sabır ister. Daha çok insanlaşmak ister, çaba ister.

Baba öncelikle sorumluluk ister. Bu sorumluluk beraberinde psikolojik, sosyolojik olgunlukta ister. Kendini aşamayan bir insan bir çocuğun hayatından ne kadar sorumlu olabilir. Hepimizin kendi iç dünyasına verdiği babalık sözleri vardır. Ben iyi bir baba olacağım peki ne yapıyoruz, nelerdir canımızdan çok sevdiğimiz çocuklarımıza kattıklarımız? 

*Ona iyi bir rol model olabiliyor muyuz?

*Verdiğimiz sözleri tutabiliyor muyuz?

*Çocuğumuzun geleceğini güven altına alabiliyor muyuz?

*Çocuklarımıza iyi örnek olabiliyor muyuz?

*Ve en önemlisi onlarla ne kadar vakit geçirebiliyoruz?

Çocuklar gördüklerini unutmazlar. Onlar büyüklerin görmediğini görür, duymadıklarını duyarlar. Onlar ki dünyaya neşeyle bakarlar. En iyi bildikleri, oyun ve meraktır. Kulluğu bilmezler. Yalan onların hayallerinde vuku bulmamıştır. O zaman bu temiz akan nehirlere güzellikler katalım. Kendimizden yansıyanlara çok dikkat edelim. Hayatta yaşadığımız sıkıntıların bedellerini onlara ödetmeyelim.

İyi bir baba nasıl olunur, olunabilinir mi? Babalık her şeyden önce insan olmaktır,  biyolojik babalık değildir. Çocuk olduktan sonra birçok erkek çocuğun bakımını tümüyle anneye bırakır...

Çocuğun her şeyiyle anne ilgilenir, babalık sadece kucağına alıp iki gülüş ondan sonra anne kucağına, bu genel bir tablodur.

Tabı ki olması gereken özeni, dikkati veren babalarda vardır. Ama sağlıklı toplumlar, sağlıklı bireylerden oluşur, bu sayılar yetmiyor.

Çocuklar tek taraflı sevgisiz büyüyor. Dokunmanın gücünü erkek olarak biliyor da bir baba olarak buna ilgisiz kalıyor. Oysaki baba güvendir. Güven ise kişiliğin oturmasında çok çok önemlidir. Baba çocuğuna köprüdür. 

Eşlerin birbirlerine karşı sergiledikleri tutum, sevgi paylaşımları çok önemlidir. Korkunun olduğu yerde saygı olmaz. Yürekten gelen bir verme yoktur tamamen psikolojik bir dayatmanın sonuçlarıdır. Bu babayla çocuk arasına tel örgüler örer. Çocuk babasına ulaşamaz. Çocuklar duygusal desteğe en çok gereksinim duydukları gelişme çağında babayla ama babasız büyürler...

Duygusal gereksinimler karşılanmadığında yanlış yerlerde ararlar. Çocukların yaş, cinsiyetlerine göre farklılık gösteren temel ihtiyaçları karşılanmadığında ileri ki yaşamlarında bunun sıkıntılarını yaşayacaklardır.

Beraber geçirilen keyifli zamanları unutan bir çocuk tanımıyorum. İyi bir baba çocuğun yaşamına güç katar. Kendi gücünü ona yaşatır. Küçük bir dalgada savrul mamanın,çözümler üretebilmenin yollarını muhakkak yaşatmalı,göstermeli.Yaşam maratonunda elindeki minik kalbe,babalığın nasıl bir şey olduğunu yaşatabilecek,hayata hazırlayabilecek kadar cesur ve donanımlı olabilmeyi başarmaktır.

Babanın yanında babaya hasret çocuklar yetiştirmeyelim. Annemin kokusunu özledim diyen çocuklar birazda babamın kokusuna hasretim desinler. Desinler ki o yüreklerinin derinlerinde kalmış babalık duyguları gelsin yavrularıyla tenlerine konsun. Onlarında burnu sızlasın. Babamın kokusunu özledim desinler. Bu tamamen sizin elinizde.

Siz onların bilinçaltlarında ki kahramanlarısınız. Neden sevgiyle beraber bir kahraman olmayalım.Şu açık ve net bir gerçektir ki anneyle,babanın karşıladığı duygusal beslemeler son derece farklıdır.Baba''öz güven,güç,yaşam karşısında güçlü olma ''duygularını besliyor.

İster kız ister erkek olsun her babanın çocuğuna aktarabileceği, paylaşabileceği kültürelyada bireysel zevkler olmalıdır.

Baba yanındaysa güvendedir, güvendeyiz...

Baba yanındaysa korkmayız...

Peki ya yoksa... Annesi var ya demekle bu işten kurtulamazsınız. Annelik daha çok''merhamet, vicdan''duygularının oluşmasında rol oynuyor.

Babanın duygusal bağ kuramadığı çocuklar daha çok anneye bağımlı ve anneden gelen duygular ağır basmaya başlıyor.

Çocuk kendiyle özdeşim kuramayacağı babadan eksik büyüdüğünde özellikle erkek çocuklarında ileri ki zamanlarda duygusal travmalar yaşanır.

Daha alıngan, olaylar karşısında aşırı duygusal tepkiler veren delikanlıların sayısında çoğalmalar oldu. Ne oldu da bu noktaya gelindi. Babalar,''baba''olamadılar. Babalık sadece para kazanmak, fiziksel ihtiyaçların karşılanması değildir. Nedense asli görevlerinin bu olduğu kanısını bir türlü üzerlerinden atamadılar. Nedense çocuklarının onlara sarılıp öpmelerine, zaman ayırmalarına, sohbet etmek istediklerine bir türlü kafa yormadılar.

Duygusal olarak beslemediğiniz kızlarınız olmadık adamlarla evlenmeye kalkıyorlar. Gördüğü duygusal yakınlığa çok çabuk kapılıp gidebiliyorlar. Açık bırakılan boşluklar iyi yada kötü bir şekilde doldurulur. Boşluklar bırakmayalım. Aklının ve yüreğinin seçtiği seçimler sizin ona verdiğinizle çok yakından alakalıdır unutmayın.

Oğullarımız, oğullarınız erkek gibi davranmayı unutuyorlar. Önce iyi bir insan sonra erkek olmanın erdemini onlara yaşayarak öğretelim. 

Aile bilincini; sahip çıkmayı, koruyup, kollamayı siz erkekler öğreteceksiniz. Yoksa babayım demekle baba olunmuyor. Sen annesin bak işte demekle de olunmuyor. Siz çocukların fenerleri siniz aydınlatan, aydınlanmanın bilinçli yollarını beraber arşınlayan. O zaman baba olmanın bütün cennetini çocuklarınızın gözünde görün, paylaşın. Kadınlarla birlikte yan yana omuz omuza çocuklarınızı hayata beraber katın. Siz ki o hayatin katıklarısınız güneş, gibi, toprak gibi, yağmur gibi hiç eksilmeyin. Çocuklarınızı göğsünüze bastırın, bastırarak sevin, korunaklı evi gibi oda sıkıca sarılsın bedeninize, kendinizi ona hasret bırakmayın.

Gelin; babamında kokusun özledim, kokusuna hasretim  diyen çocuklar yetiştirelim…

 


banner277
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner101