Kapadokya'ya kardeş geliyor: Kuladokya

 Yanık Ülke Kuladokya'yı duyanınız bileniniz var mı? Doğrusu ben yeni öğrendim.
UNESCO tarafından Türkiye’nin ilk, dünyanın 99. Jeoparkı seçilen ilçesindeydim geçtiğimiz hafta.
Evet, Manisa'ya bağlı Kula ilçesine bir ziyaret gerçekleştirdik.
Gazeteci arkadaşım Remzi Tanış ile birlikte, Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun'un misafiri olarak ilçe ile ilgili edindiğim bilgileri sizlerle de paylaşmak     istedim.
Kula henüz çok fazla bilinen bir ilçe olmasa da genç belediye başkanı Hüseyin Tosun'un da çabaları ile çok yakında daha çok bilinen ve gezilmek için gündeme alınan bir yer olacaktır.
Milliyetçi Hareket Partisi'nden iki dönemdir seçilen belediye başkanı Hüseyin Tosun yakın zamanda Kula'da hayata geçireceği Huzur Evi projesi sayesinde ilçenin hakettiği yere geleceğine inanıyor.
İlçede varolan doğan termal ve su kaynağını daha da geliştirerek çok amaçlı dinlenme  tesisi, otel, huzur köyü konseptine çevirmeyi düşünen Başkan Tosun bu günlerde bu projesini hayata geçirmek için mücadele vermekte.
Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun, Kapadokya'daki gibi balonlar uçurtur mu, teleferik yapar mı, bir birinden renkli köprü yapabilir mi bilmem ama Kuladokya'yı biraz daha fazla tanıtacağı kesin.
***
İzmir- Ankara Kara Yolu üzerinde yer alan Kula, Manisa’ya 127 km, İzmir’e 147 km, İstanbul’a 580 km, Ankara’ya ise 457 km uzaklıkta.
Manisa’ya vardıktan sonra, Salihli-Akhisar yolunu takip ederek İzmir Uşak Yolu’ndan 1.5 saatte Kula’ya ulaşabilirsiniz.
Kula öyle yol üstü uğranacak bir yer değil. 
Osmanlı döneminde çok beylerin konakladığı yer olduğundan konak evler bolluğu hakim.
Kula'nın dar sokaklarında ve  çarşısında her an çul serip oturan kadınlarımıza vazi insanı ile bilinir.
Manisa’nın çok değer verdiği doğanın tüm marifetlerini sergilediği bir ayrıntı.  
Gediz Vadisi boyunca uzanan volkanik şehir, bu yönüyle bilinse de onda görülmesi gereken çok şey var. 
***
Yunus Emre’nin şehri olarak da bilinen Kula'da şirin sokakları ve iki katlı renkli ahşap evleri de görülmeye değer. 
Doğrusu hani Kapadokya'yı bilir ve anlatırız.
O muhteşem manzarasını, atmosferini bir defa görmekle yetinmez tekrar tekrar gitmek isteriz.
Ancak Kuladokya'yı gördüğümde bir anda kapadokya'yı sanki bölüp parçalayım Kula'ya getirmişler gibi hissettim.
Doğanın suyun ve rüzgarın oluşturduğu doğal güzellikleri ve süslemeleri ile paşbaşa kalan o güzellikleri görmelisiniz.
Bıçak gibi kesilip dizayn edilen dağın eteğinde poz vermelis, soğuk doğal suyundan içmeli, çiçeklerinden koklamalısınız.
Ankara izmir yolu üzerinde bulunan Kaburga restaorantta muhteşem kaburga kebanını yiyerek soğuk ayranından içmelisiniz.
Bir birinden muhteşem manzaralı konaklarda serinlemeli, sokaklarda rastladığınız teyzelerele çay muhabbetleri yapmalısınız.
Artık dünyaya açılmış olan Kula Maden Sularını içmediyseniz mutlak tatmalısınız.
Kula’nın değişik noktalarında çeşmelerden akan bu doğal su, şişelenerek tüketime  Kula Doğal Maden Suyu adı altında pazarlanıyor.
Şimdi sizleri Kula'nın gezilecek yerleri ile başbaşa bırakıyorum...
İşte çok bilinmeyen ve tanınmayan Kula'daki o muhteşem yerler...

manisa kula mehmet mert

Yanık Ülke  Kuladokya
Ege Bölgesinin en genç volkanik dağlarına sahip olan Kula’nın büyük bölümü yakın zamanda patlayan Kara Divlit Dağından dolayı kapkaradır. Şehrin birçok noktasında yaz-kış çok soğuk ve çok sıcak su kaynakları bulunur. Yapılan kazılarda bulunan ayak izleri şehrin ilk çağlardan bu yana yerleşim yeri olarak kullanıldığını göstermiş. Bu özelliklerinden dolayı Kula, UNESCO tarafından Türkiye’nin ilk, dünyanın 99. Jeoparkı seçilmiştir. Bir Kapadokya’yı içinde barındıran binlerce yıllık akıntı ve rüzgarların oluşturduğu peri bacalarına Kuladokya ismini almış Yıllardır bu bölgeye balonlar, teleferikler getirileceği ve tesisler kurulacağı söylenir ancak yaprak kıpırdamıyor şu an. Uşak yolu üzerinden Kula’dan çıkarken yol kenarında görebilirsiniz kendilerini.

Tarihi Türk ve Rum Evleri
Ben bir gecekonduda büyümüş olsam da birçok arkadaşımın 200-300 yıllık evlerinden salçalı ekmek almışlığımız, avlularında oynamışlığımız olmuştur. Tarih boyunca birkaç devlete başkentlik yapmış olan Kula’da Rum ve Türk mimarisine ait kurtarılmayı bekleyen birçok tarihi yapı bulunur. Kileri, cumbası, avlusu, ocağı ve mahzenleri bulunan bu evlerde Yeşilçam Filmleri bile çekilmiş. Ama artık restore etme imkanı bulamayan halk evini yıkıp yerine apartman yapmaya başlamış durumda. Camileri, türbeleri ve kiliseleri de gezmenizi tavsiye ediyoruz.

Düğün-Sünnet Gelenekleri
Yarım saat uzaklıktaki ilçelerinde dahi göremeyeceğiniz eski gelenekler yaşamaya devam eder. Her törende yaren takımları kültürel zeybek kıyafetleriyle şehri gezer. Üstelik bu bir lüks değil herkesin yapmak zorunda olduğu yazısız bir kuraldır.

hüseyin tosun

Yemek Kültürü
Kula Güveci, oğlak dolması, şekerli pide, su böreği gibi ismini başka yerde duysanız da Kula'daki tarif ve lezzeti göremeyeceğiniz bir yemek kültürü vardır. Düğün, sünnet, mevlit gibi kültürel etkinliklerde kalaylanmış kara kazanlarda odun ateşinde 2-3 bin kişilik yemekler yapılır. İsterseniz yaz günleri sokaklarda davul zurnayla zeybek oynayan ekiplerden birinin ardına takılın, isterseniz kimseye bir şey sormadan oturup yemek yiyin...

Kaybolmakta Olan Zanaatlar
Dünya üzerinde tükenmek üzere olan bakırcılık, dokuma halıcılık, semercilik, keçecilik, helvacılık, tabaklık, saraçlık, ayakkabıcılık, tenekecilik, nalbantlık, yorgancılık gibi birçok eski iş kolunu Kula Çarşısında gezerken görebilirsiniz. Çok şaşıracaksınız çünkü hiç de öyle ‘’Aman mesleğimiz yok oluyor!’’ falan havalarına girmeden, olayı duygusallaştırmadan, usta-çırak ilişkisiyle yaşamaya devam ediyor bu dükkanlar. 

Coğrafi Keşifler
Gediz Nehri, Geren Çayı ve Söğüt Çayı ile 3 tarafı çevrili olan Kula adeta Ege’nin Paris’idir. Bina yetişmeyen bu Ege Topraklarında Söğüt Çayının kenarına çadır atıp, mağaralarda gezebilir, her yerde arkeolojik kalıntılara rastlayabilir, patlatılmış lahit mezarları inceleyebilirsiniz. Geçerken köy kahvesine uğrayıp bir selam vermeyi de unutmayın.

manisa kula gezi yazısı

Yanık Ülke Bağları ve Şarabı
Tarih boyunca üzümü ve şarabı medeniyetlerce önem taşımış Kula'nın. Starbon’un milattan önce Kula Şarabından bahsetmesi boşuna değildir herhalde. Kula’nın girişindeki Yanık Ülke Bağlarına uğrayabilir ya da İzmir’de veya İstanbul’da restoranlara sorabilirsiniz.





​​​​​​​







YORUM EKLE