KIBLENİZ İNSAN İSE, VİCDANINIZ NEREDE?!

Ne çabuk unuttuk değil mi?
Birazdan yazımı okuduğunuzda ‘ Ha… sahi ne oldu yaa o denizde kaybolan adama?... Bulundu mu?
Diyeceksiniz… 
Hayır. Hala bulunamadı. Çünkü aylardır aranmıyor.
Onu, her gece boş yatağına bakan annesi evin için de arıyor. Her zaman çıkıp geldiği evinin bahçesinde arıyor. Gezip dolaştığı mahallenin sokaklarında arıyor. Uykusuz gecelerin sonunda rüyalarına giren evladına sabah kahvaltısı hazırladığında arıyor….
Ve, 8 Kasım 2014 tarihinde evladını denize kurban veren bir anne feryat ediyor. 
Bizim yetkililer ise bu acılı annenin ne evladını bulabiliyor, nede ölüm kağıdını verebiliyor. 
Birkaç gün arama kurtarma çalışması yapılıyor ve sonrasında, “ne haliniz varsa görün” dercesine kaderiyle ve yüreğindeki evlat acısıyla baş başa bırakıyorlar acılı anneyi.  
Kimden mi bahsediyorum? 
İki ay önce biricik oğlunu denize kurban veren Sema Adan’dan. 
Yüreği evlat acısıyla yanan Sema Hanım feryat ediyor. 
Sesini bizim devlet yetkililerine duyurmaya çalışıyor. 
Ya evladımı ölü ya da diri bulun, ya da bana evladımın ölüm kâğıdını verin diyor Sema hanım. 
Haksızda değil bu feryadı aslında. 
Evladının yasını tutamadan, acısını yaşayamadan, oğlunun üzerine olan kredi kartlarını veya diğer işlemleri yapabilmesi için ayrıca mücadele ediyor Sema Adan. 
Bu mücadeleyi verirken de, yetkilerin duyarsızlığına isyan ediyor acılı yüreğiyle. 
Silivri Belediye Başkanımız Özcan Işıklar’a da sitem ediyor Sema Hanım. 
Belediye Başkanı Özcan Işıklar “bir başın sağ olsun” bile demedi diyor. 
Biz seçimlerde kendisini destekledik, oğlum CHP’liydi ama Özcan Başkan bir başın sağolsun’u bile çok gördü bize diyor. 
Kaybolan kişi, devlet büyüklerinden ya da önemli işadamlarından birinin evladı olsaydı yine aynı şekilde mi olurdu arama kurtarma çalışmaları? diye soruyor  Sema Adan. 
Kısacası Sema Adan’da, Kumburgaz’da kaybolan ve hala bulunamayan 4 gencin annesi de aynı kaderi paylaşıyor, aynı acıyı yaşıyor.
Ama bizim yönetenler üç maymunu oynuyor. 
Ne denizde kaybolup giden canlar bulunuyor, nede ölüm kâğıtları veriliyor. 
Bırakın arama kurtarma çalışmalarının durması bir yana, kapılarını çalıp ‘sizde he haldesiniz?’ diye soran bile yok. 
İnsanın, “ Siz iyi günün dostu musunuz?” diye sorası geliyor bizim devlet erkânına. 
Sormaya gerek yok aslında. 
Acıda olsa canlı örnekleri var karşımızda. 
Sanki onlar hiç ölmeyecekmişler gibi duyarsızlar etraflarındaki evlat acısı çeken vatandaşlara. 
Allah göstermesin ama sizin evladınıza bir şey olsa böyle mi davranacaksınız a benim iyi günün dostu yetkili büyüklerim? 
Ne oldu vicdanlarınıza sizin? 
‘Bizim kıblemiz insan’ diyorsunuz ama insanlıktan bi habersiniz be kardeşim. 
Kıblesi insan olan, ilçesindeki acılı ailelerin yanında olur. 
Hiçbir şey yapamıyorsa, en azında baş sağlığı diler. 
Madem ki kıbleniz insan ise, o zaman vicdanız nerede?
Kusura bakmayın beyler ama sizin kıbleniz de, vicdanınız da insan değil. 


VEDALARI HİÇ SEVMEM

İlçe Tarım Müdürümüz Hasan Güven’i komşu ilçe Çatalca’ya uğurladık. 
Bugün itibariyle Hasan Güven müdürümüz Çatalcalılara emanet. 
Aslında vedaları hiç sevmem, ama Hasan müdürümüzle ilgili birkaç söz etmeden de geçemeyeceğim. 
Hasan Güven ve eşi Fevziye Güven ile 2004 yılından bu yana bir dostluğumuz var bizim. 
Kendisi de, eşi de dost canlısı güzel insanlar. 
Hasan Güven tam bir görev adamı. 
Görevinin yanı sıra kimseye ayrım yapmadan samimi, içten davranışlarıyla Silivrililerin gönlünü kazandı. 
Ve Silivrililer Hasan & Fevziye Güven çiftini çok sevdi.  Tabii ki bende… 
Yüreği güzel iki değerli dost yüreğe veda etmek gelmese de içimden, şimdilik yolun açık olsun Hasan müdürüm. 
Tıpkı Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın dediği gibi zamansız oldu Silivri’den gidişin. 
Hiç hak etmediğin bir görev değişikliği ile karşı karşıya kalmış olsan da, biliyorum ki yine Silivri’ye döneceksin. 
Hem de bir daha hiç ayrılmamak üzere. 
O yüzden veda etmiyorum size. 
Vee Çatalca, iyi bak Hasan müdürümüze. 
Kalın sağlıcakla… 
 
YORUM EKLE
YORUMLAR
sema adan
sema adan - 6 yıl Önce

fatma hanım çok teşekkür ederi. yüreğinize, kaleminize sağlık.