Orhan Pamuk AK Parti'yi eleştirdi

Ünlü edebiyatçı, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk AKP'yi eleştirdi. Pamuk, 8 yıl evvel vapurlar değiştirilmeden halka sorulurken, şimdi sorulmadığına dikkat çekerek AKP’nin o dönem daha saygın bir yerde olduğunu belirtti

Orhan Pamuk AK Parti'yi eleştirdi
 İngiliz belgeselci Grant Gee’nin, Orhan Pamuk’un ‘Masumiyet Müzesi’ romanından esinlenerek hazırladığı “Innocence of Memories (Hatıraların Masumiyeti)” adlı filmi, Pazartesi gecesi Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı. Pamuk’un da katıldığı gösterimde film yoğun ilgi gördü. İlk kez bir kitabı beyazperdeye esin kaynağı olan Pamuk, bu konudaki görüş ve duygularını Venedik’te DHA’ya anlattı.

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, romanlarında anlattığı İstanbul ile son 13 yılda “çarpık” olarak nitelendirdiği İstanbul’un hızlı değişimini AKP’yi eleştirdi. Pamuk, 8 yıl evvel vapurlar değiştirilmeden halka sorulurken, şimdi sorulmadığına dikkat çekerek AKP’nin o dönem daha saygın bir yerde olduğunu belirtti. Pamuk, Gezi Parkını da konu alan belgesele ve gündeme yönelik şu sözleri kaydetti:

63 yıldır İstanbul'da yaşıyorum


“63 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Doğduğumda 1 milyondu şimdi 15 milyon diyorlar. Şehrin bu 63 yılın ilk 50 yılındaki değişme, son 13 yıldaki değişmeden azdır. Şehir birdenbire çok zenginleşti, çok büyüdü, nüfusu arttı, görsel olarak da değişti. Yüksek apartmanlar, yeşile saygısızlık, eski kültürün ve mahalle kültürünün yok edilişi, eski binaların yok edilişi…
Biliyoruz işte bütün bunların bir kısmını da, Taksim Gezi Parkını da, göstere göstere bir parkın yok edilişi. Daha sonra başka sonuçlara varan bir politik sosyal olaya dönüştü. İstanbul deyince benim haklı olarak ve herkesin konuştuğu, konuşmak istediği konular bunlar. Ama Grant Gee’nin filmi de bu konulara giriyor. Orada özellikle kamerası gördüğü ve konuştuğu zamanlarda konuşan ben değilim Grant Gee. O Gezi’den bahsediyor ama aklı sosyal-politik eleştiride değil. Daha çok şehrin bütünlüğünü, değişmenin kimyasını, dokunun şu veya bu şekilde gölgeler içinde başka bir şekle girdiğini, hala var olan sokak köpeklerini ya da kenar sokakların havasını göstermek istiyor.”
Hatıraların saunulmasının Gezi’de siyasi bir boyut kazandığını belirten Pamuk, “Ben doğduğumda İstanbul’un sokaklarında pek çok ahşap bina vardı. Hepsi bir bir yandı gözümün önünde. Sonra 3 katlı binalar yaptılar, hepsini yıkıp, 6 katlı binaları diktiler. Şimdi 6 katlıları yıkıyorlar, 16, 36 katlılar yapıyorlar.” dedi.


Tartışacağımız bir ortam yok


Binalarla beraber hatıraların da yıkıldığını ifade eden Pamuk, “Bir şehir bize hatıralarımıza giden, bir çeşit kitabın sonundaki dizin gibi bir şeydir. Bir gün aşık oluruz bir meydandan geçeriz, o aşkı hatırlarız. Daha sonra oraya geldiğimizde, bir gün aynı duygular geçer içimizden, bir gün öfke duymuşuzdur, haksızlığa uğramışızdır. Ne bileyim bir çeşmenin önünden geçeriz ya da bir yokuştan aşağı ineriz. O duygular, hatıralarımıza, o binalarla, ağaçlarla, meydanlarla, parklarla kazınır. Bir şehir değişince o hatıralara ulaşamayız. Ve önce kendimizi, sanki bir hayvan gibi hatıralarımızı savunuruz. Bu siyasi değil, insani, kişiseldir. Gezi’de siyasi bir boyut da kazanmış oldu” diyerek Türkiye’de bütün bunların tartışılacağı saydam ve demokratik bir ortamın olmadığını dile getirdi.
-Sözcü-
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2015, 22:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER