Yalıtılmış bir bakış

Selim Birsel'in Yalıtılmış Bir Bakış isimli tek kişilik sergisi, 4 Şubat-7 Mart 2020 tarihinde Öktem Aykut'ta gerçekleştirilmeye başlandı. Sergi, Birsel'in çoğunlukla 2019 ve 2017 yıllarında ürettiği eserleri içerse de, 1995 yılında düzenlenen 4. İstanbul Bienali'nde Birsel'in gösterdiği bir enstelasyonun yeniden yorumlanışı ile 2006 yılından bir resim serisini de sunuyor. Birsel, izleyicinin dünyaya bir gezegen olarak 'yalıtılmış bir bakış' atmasını öneriyor. Bu durumu açıklayan Birsel, “Sanatçı her zaman her şeyi çözmez. İleride olabilecekleri hisseder ve görsel bir dünyadan işaret eder” dedi.

Yalıtılmış bir bakış



Dünya karanlığa sürükleniyor
Dünyamızın her anlamda bir karanlığa doğru sürüklendiğini anlatan Birsel, “Ona bir an dışarıdan uzaktan bakabilmenin, ileride bizi bekleyen karanlıklarla baş edebilmek için tarihteki benzer düğümlerle nasıl yüzleşilmiş olunduğuna göz atmak için önemlidir” şeklinde konuştu. Birsel bu bakış açısıyla beraber; bütün yıpranma ve çöküşlerin ardında olduğu gibi, en baştan kendi bahçemize odaklanmaya, çuvalımızın içindekilerle bahçemizi yeniden düzenleye ve yeşertmeye başlamımızı öneriyor. Bunun için de hem çuvalımızın içindekileri, hem de bahçemizi yeniden tanımalı, iyimserlik içinde sebat etmeliyiz. Aydınlamayı mümkün kılan şartlardan, Antik Yunan'daki altüst oluşlardan ve kadim Mezopotamya desyalarından yola çıkıp, dehşetten umut devşirmenin yalnızca mümkün değil, aynı zamanda gerekli olduğunu ifade ediyor.

Dışarısı renkli gözüküyor
Birsel'in son dönem resimlerinin neredeyse tamamı dışarıda bulunan manzaraları kat kat karanlık çevrelerle kuşatıyor. Dışarısı aydınlık, renkli ve albenili gözüküyor. Ancak belli ki henüz dışarıya çıkılmış değil. Birsel, Yalıtılmış Bir Bakış'ta dışarıyı işaret ediyor ama hala içeride olduğumuzu anımsatıyor.

Bursası benim dünyam
Sergiye ilişkin açıklamalarda bulunan Birsel, “İşlerim ilk bakışta karışık bir bütünlük olarak görülebilir. Ama parçalar üzerinde biraz durulduğunda sanat anlayışımın daha net bir şekilde algılanacağını düşünüyorum. Burası benim dünyam. Burada olmaktan sonsuz derecede zevk duyuyor ve eğleniyorum. Zaten bir işi gerçekleştirirken eğlenmezsem, sıkılırsam, o işi yapamam. Daha da doğrusu o işin bir sanata dönüşmesi çok zor olur. İzlemesi zor, bazen de tabu olarak nitelendirilebilecek yerlere, konulara gönderme yapan işlerim var. Gerçekleştirdiğim çoğu iş bir acı, yırtılma, kırılma, umutsuzluk izi taşıyor olabilir” diye konuştu.

Evren toz pembe değil
Evrenin birçok karanlık barındırdığını da aktaran Birsel şu ifadeleri kullandı; “Dünya toz pembe değil. Ama içimde hep bir umut olumluluk barındırıyorum. Umutsuzların bizde bıraktığı izlere işaret ederek kendi içimde umudu ve aydınlığı taşıyorum. Belki de dibe vurmak ve yeniden yükselmek için böyle yapıyorum. İşlerimi önce kendim için yapıyorum sonra onunla duygu ve us alışveirşini bir sergi yoluyla paylaşıyorum. Görsel bir dille iletişim kuruyor, cümleler kuruyorum.”

Mehmet

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER