Reklamı atla
Gündem Haberleri Tümü

ESFENDER KORKMAZ HABERDAR'DA...

Galeriye Git

HABERDAR genel yayın yönetmeni Mehmet Mert ile bir süre yerel basın üzerine konuşan Korkmaz, ‘Ben bölgeye her gelişimde mutlaka HABERDAR’a uğrarım. Çünkü HABERDAR yıllardır ciddi ve objektif bir şekilde yayınını sürdüren ender gazetelerden birisidir. Mehmet Mert zaten kendisini ispatlamış önemli bir gazeteci ve Mert’i ve HABERDAR ekibini okunabilir, takipedilebilecek iyi bir gazete hazırladıkları için tebrik ediyorum’ dedi.

Ülke karanlıklara sürükleniyor.
CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Esfender Korkmaz HABERDAR’ı ziyaret ederek anayasa referandumu için önemli açıklamalarda bulundu.
 
HABERDAR genel yayın yönetmeni Mehmet Mert ile bir süre yerel basın üzerine konuşan Korkmaz, ‘Ben bölgeye her gelişimde mutlaka HABERDAR’a uğrarım. Çünkü HABERDAR yıllardır ciddi ve objektif bir şekilde yayınını sürdüren ender gazetelerden birisidir. Mehmet Mert zaten kendisini ispatlamış önemli bir gazeteci ve Mert’i ve HABERDAR ekibini  okunabilir, takipedilebilecek iyi bir gazete hazırladıkları için tebrik ediyorum’ dedi.
Bu referandumun anayasa oylamasından ziyade iktidar partisini oylama referandumuna dönüştüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Esfender Korkmaz ‘Sayın Başbakan yürütmeden sonra, yasama, yargı, ordu ve basını da büyük bir oranla ele geçirdi. Bu anayasa RTE anayasasıdır. Halkımızı iyi etüd edip, oylama yapması gerekiyor.’ Dedi
 
CHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Erol Şahin ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile birlikte HABERDAR’ın Büyükçekmece’deki merkez ofisine gelen Korkmaz Türkiye’nin gittikçe karanlıklara sürüklendiğini belirttiği açıklamasında şunlara yer verdi; ‘Bizim partililerimiz de şahsi çıkarları bir yana bırakarak fahri olarak bu ülkenin geleceği için politika yağmalı çalışmalı. Yoksa ileride telafisi zor bir yere gidiyoruz. Giderek irtica olayları ve cemaat önderleri etkisi ülke yönetimine etki etmekte’ diye konuştu.
 
Gazetemizi ziyaretinde bir de yanında yazılı açıklama getiren Prof. Dr. Esfender Korkmaz’ın bu açıklamasını sizlerle paylaşıyoruz.
 
AKP’nin Anayasayı değiştirmek istemesinin altında yatan gerçek neden Tayyip Erdoğan diktası kurmaktır. Tayyip Erdoğan, nasıl ki YÖK, TRT gibi bağımsız kurumları ele geçirdi ve kendi kontrolü altına aldı ise, şimdi de kurulunu ve dolayısıyla bağımsız yargıyı tamamıyla kendi kontrolüne almak istiyor. Memurun yargıya gitmesini kaldırarak, onları siyasi iktidarın birer ajanı yapmak istiyor. Kamu denetçiliği kurumu kurmak yoluyla, vatandaşların milletvekillerine hükümeti şikayet hakkını sınırlamak istiyor. Bu tasarı Başbakan’ın özel tasarısıdır. Çünkü Başbakan doğrudan kendi tayin ettiği iktidar milletvekilleri, yalnızca Başbakan’ın talimatlarını yerine getiriyor.
Eğer Başbakan demokrasi istiyorsa, seçim kanununda, siyasi partiler kanununda değişiklik yapılmasını sağlayarak Milletvekilini, Belediye Başkanı’nı ve diğer seçilenleri doğrudan doğruya, partiye kayıtlı üyelerin seçmesini sağlamalıdır.
Eğer demokrasi istiyorsa, Milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırsın.
Bu çerçevede anayasa değişiklik isteğine tek tek bakarsak:
A)    Anayasa değişiklik kanununda memur hakları için tuzaklar var. Görünüşte anayasanın 53 maddesindeki değişiklik tasarısı ile memura toplu sözleşme hakkı getirliyor. Ancak aslında memurun yargı mercilerine başvurması ve grev yapması önleniyor. Mevcut anayasada 53 maddede toplu görüşme hakkı var. Fiilen bu hakkın bir önemi yok. Çünkü son kararı bakanlar kurulu veriyor. Buna karşılık 53 naddede memurun da yargı mercilerine gitme hakkı var. Değişiklik teklifinde toplu görüşme yerine memura sözleşme hakkı veriliyor. Anlaşmazlık halinde hakem kurulu getirliyor. Hakem kurulu kararı kesin kara oluyor. Bu şartlarda:
1 – Memurun yargıya başvurma hakkı kalkıyor.
2 - Grev hakkı verilmiyor. Oysaki toplu sözleşme hakkı ile grev hakkı bir bütündür. Bu hakkın verilmiyor olması Avrupa Birliği normlarına uymuyor.
3 – Hakem kurulu kanunu mecliste AKP çoğunluğu ile geçeceğinden aynen “YÖK gibi AKP”nin sesi olacaktır.
Özet olarak memur hakları 82 anayasasının da gerisine götürülüyor.
B)    Özürlülere yeni hak veriliyor gibi bir imaj var. Bu da aldatmacadır.
“Anayasanın 10. Maddesine, çocuklar, yaşlılar ve özürlüler için alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz” fırkası var. Gerçekte zaten devletin görevi bu gibileri korumaktır. Uygulamada AKP iktidarı, “İki yıl önce yasalaşan kamu mali yönetim ve kontrol kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan bir torba yasa ile, özürlülerin eğitim hakkını bir eğitim dönemi ile sınırlamak iste3di. CHP engel oldu. Zira özürlülerin eğitimi, özürlüde iyileşme sağlayıncaya kadar devam etmesi gerekir. Plan ve bütçe alt komisyonda, ben bu konuda mücadele vererek özürlülerin eğitim haklarının korunmasını sağladım. Zihinsel özürlüler için, Milli eğitim özel okullara öğrenci başına aylık 400 lira vermektedir. Bu para bir öğrencinin bir aylık eğitimi için çok düşüktür. Bu nedenle zihinsel engelliler aşırı sıkıntı içindedir.
C)    Kamu denetçiliği kurumunun kurulmasının asıl amacı AKP yandaşlarına yeni iş vermektir. Anayasanın 74 maddesinde, kamu denetçiliği getiriliyor. Ancak bu değişiklik aynı zamanda çok geniş kadro ve personel atamasını da yanında getiriyor. AKP’nin amacı seçimden önce bu kadroları kullanmaktır. Ve kendi yandaşlarını atamak için bu değişikliği getiriyor. Ayrıca, mecliste zaten bir insan hakları komisyonu ve bir dilekçe komisyonu var. Kamu denetçisi, bu komisyonda olan milletvekillerinin vatandaşla iletişimini engelliyor.
D)    AKP için irticanın odağı olduğu kararı almıştı. AKP Anayasa mahkemesini bu değişiklikle kontrol altına alıyor. AKP, anayasa mahkemesinde 17 üye içinde 11 üyenin seçimini kontrol altına alıyor. Anayasa mahkemesini kendi kontrolüne sokmasının iki nedeni var: AKP için anayasa mahkemesi daha önce almış olduğu irticanın odağı oldu kararının rövanşı, Başbakan’ın yüce divan sıfatıyla yapacağı yargılamadan kurtulmak.
E)     Hakimler ve savcılar yüksek kurulunu ve bunların atanmasını değiştirip, bu kurulu AKP özel kurulu gibi çalıştırmak istiyorlar. Bu gün Ergenekon özel mahkemesinde olduğu gibi hakimler ve savcılar yüksek kurulunun kararlarını adalet bakanının askıya almasında olduğu gibi, AKP iktidarı özel mahkemeler kuracak. Hakimler ve savcıları etki altına alacak ve bu yolla yargıyı hükümetin emrine sokacaktır.
 

Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz
Facebook Yorumları