Reklamı atla
Gündem Haberleri Tümü

İstanbul’u alırsak, İKTİDAR OLURUZ!

CHP Abant'tan sonra ikinci kampını Silivri'de gerçekleştirdi. Klassis Resort Otel'deki toplantıda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu “CHP’nin belediyecilik anlayışında yaratılan rantların hakça bölüşülmesi vardır. İstanbul anakentin 24 şirketi var. Ama hesabı verilmiyor. Milyarlarca dolar harcanıyor. Nereye gidiyor bu paralar. İstanbul adam gibi hesap verse, çok şeyi öğrenmiş olacağız.”dedi.

CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından Silivri’de düzenlenen “Yerel Yönetimler Değerlendirilme Toplantısı"nda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 80 ilin kalbinin İstanbul’da attığını dile getirdi. İstanbul’un çok önemli olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Sayın il başkanına, il başkanı olduğu gün şunu söyledim, ‘Kimi nereye getirirsen getir, o senin elinde, ama bütün sokaklarında CHP temsilcisi istiyorum. Her caddede, her sokakta, ne kadar sürede yaparsın?’ dedim, ‘2 ay’ dedi. ‘6 ay süre veriyorum’ dedim” şeklinde konuştu.

Halka biz gideceğiz

CHP lideri “Demokrasi”  diyorlarsa, halka gitmeleri ve halkı kucaklamaları gerektiğini belirterek, “Artık kabuğu ve kafalardaki kalıbı kıracağız. 'Biz oturalım, halk gelsin' deme dönemi bitti. Bundan sonra her sokağın, her caddenin, her mahallenin temsilcisi olacak'” diye konuştu. Kampa, Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin, Umut Oran, Faik Öztrak ve İstanbul milletvekillerinin yanı sıra ilçe başkanları, İstanbul Büyükşehir meclis üyeleri ve İstanbul'un 11 ilçe belediye başkanı katıldı. Kampa hakkında disiplin soruşturması süren Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci katılmadı. Ancak Avcılar İlçe Başkanı ve meclis üyeleri toplantılarda hazır bulundu.Bölgemizdeki CHP’li Belediye başkanları, Çatlaca’dan Cem Kara, Silivri’den Özcan Işıklar, Büyükçekmece’den de Dr.Hasan Akgün, partinin iki gün süren, yerel yönetimlerle ilgili çalışmalarında yer aldı. 
CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından Silivri’de düzenlenen “Yerel Yönetimler Değerlendirilme Toplantısı"nda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 80 ilin kalbinin İstanbul’da attığını dile getirdi. İstanbul’un çok önemli olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Sayın il başkanına, il başkanı olduğu gün şunu söyledim, ‘Kimi nereye getirirsen getir, o senin elinde, ama bütün sokaklarında CHP temsilcisi istiyorum. Her caddede, her sokakta, ne kadar sürede yaparsın?’ dedim, ‘2 ay’ dedi. ‘6 ay süre veriyorum’ dedim.

HER SOKAKTA TEMSİLCİ OLACAK

Çünkü İstanbul bunu yapıyorsa, başka hiçbir il bunu yapamadan duramaz. İstanbullu’ya CHP hizmet edecekse her sokağın bir temsilcisi olacak. Açacağız telefonu, bana ‘Ben şu sokağın temsilcisiyim’ diyecek. O sorumlular görevlerinin başında olacaklar. Ondan sonra sandığa sahip çıktı, çıkamadı olmayacak. Bizimle çalışmak isteyenler, ilçe başkanları, yeni CHP felsefesinin çalışma azmini ve kararlığını içine sindiren ilçe başkanlarımız, bu bağlamda çalışacaklarsa başımızın üstünde yeri var. Hepsini kucaklayacağız. Günün uyku saati olmasa 24 saat çalışacağım. Sizler de biliyorsunuz bende çalışacağım" diye konuştu.
Her sorunun da halkın yanında olunması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, “Benim bildiğim CHP bu. Artık kabuğu ve kafamızdaki kalıpları kıracağız. Biz oturalım halk bize oy versin yok. Projelerimizi götüreceğiz. Unutmayın bir dönem birileri İstanbul’da bir belediye aldı. Şimdi Türkiye’yi yönetiyorlar. Dört belediye başkanlığımız vardı. Şimdi 12 belediye başkanlığımız var" dedi.
Kılıçdaroğlu, İstanbul’un aynı zamanda rant demek olduğunu söyleyerek, “Bizim bakış açımızla diğerlerinin bakış açısını kıyaslamamız gerekir. CHP’nin belediyecilik anlayışında yaratılan rantların hakça bölüşülmesi vardır. Çünkü plan ve plansızlık vardır. Plansızlıkta rant yine vardır ama birileri paylaşır, birileri yer. Plan olduğu zaman rant vardır ama kentin bütün noktalarına hakça paylaştırılır" diye konuştu.

"SAYIŞTAY’A SÖYLÜYORUM"

Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının temel görevinin halka hesap vermek olduğunu vurgulayarak, “Beledeye hesap vermek her CHP’linin namus borcudur. İstanbul ana kentin 24 şirketi var. Var da halka hesap veriyor mu, bilançolarını açıklıyor mu, gelir gider tablolarını açıklıyor mu açıklamıyor. Neden korkuyor, neden açıklamıyor bilançolarını. Nedir bu kentin alacağı, borcu. Bilen yok. Milyarlarca dolar harcanıyor. Bu para nereye gidiyor. İstanbul’un çeperleri düzelmedi, deprem sorunu çözülmedi. Nereye gidiyor bu paralar. Kim rantı nasıl payaşıyor? İstanbul adam gibi hesap verse, topladığı paraları nerelere harcadığını kamuoyuna açıklasa, çok şeyi öğrenmiş olacağız.
Türkiye Cumhuriyeti bütçesi gibi bütçesi var buranın. Türkiye Cumhuriyeti bütçesini pek çok kuruluş denetler, ona rağmen eleştiririz. Ama İstanbul anakentin ve AKP’li belediyelerin bütçesi denetlenmiyor. Buradan söylüyorum Sayıştay’a söylüyorum, Ankara’daki Anayasal bir kuruluşa söylüyorum, siz AKP’li belediyelerin kirli çamaşırlarını yıkama merkezi misiniz? Dosyalarını açıklayacağız, Sayıştay bunun altında kalacak. Siz TBMM adına harcamaları denetleyen bir kuruluşsunuz. Siz TBMM’de Sayıştay Yasası görüşülürken performans denetimini kaldırmak istiyorsunuz. Kim? AKP’liler. Bir insan denetimden neden kaçar? Denetim, hesap vermek siyasetin onurlu görevidir. Bu onurlu görevi onursuzluğa dönüştürmek TBMM’nin görevi değildir. Bunu yapanlar tarihsel sorumluluk altında kalacaklardır" şeklinde konuştu.

Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz
Facebook Yorumları