Reklamı atla
Söyleşiler Haberleri Tümü

Beylikdüzü’nün dili yok

Celal Babayiğit. Bir hukuk adamı, bir siyasetçi. Ama ilginç bir isim. Ülkede milyonların hayalini süsleyen yargıçlığı bırakabilen bir isim. Bunu ‘bizim için makamlar gelip geçicidir. Ayrıntıya girmiyorum ama çıta büyüdükçe hakimlik yapmakta zorlaşıyor Türkiye’de’ diyerek açıklıyor. İnsanlığın on bin yıllık serüveninin bir adalet serüveni olduğunu söyleyen Babayiğit, ‘Bu sürüvenin asla bitmeyeceğini’ belirtiyor.

Beylikdüzü’nün dili yok


Kentlerin sokağıyla, parklarıyla, mimarisiyle konuştuğunu söyleyen AK Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı Babayiğit ‘Beylikdüzü’nün dili de, kentin hafızasını oluşturacak meydanı da yoktur. İnşallah bunları bizim Belediye yönetimimiz yapacak’ dedi


Celal Babayiğit. Bir hukuk adamı, bir siyasetçi. Ama ilginç bir isim. Ülkede milyonların hayalini süsleyen yargıçlığı bırakabilen bir isim. Bunu ‘bizim için makamlar gelip geçicidir. Ayrıntıya girmiyorum ama çıta büyüdükçe hakimlik yapmakta zorlaşıyor Türkiye’de’ diyerek açıklıyor. İnsanlığın on bin yıllık serüveninin bir adalet serüveni olduğunu söyleyen Babayiğit, ‘Bu sürüvenin asla bitmeyeceğini’ belirtiyor.

Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun’un belki beklentiler doğrultusunda henüz önemli bir proje gerçekleştirmediğini ama yine de konjüktüre ve çevresine göre başarılı olduğunu söyleyen Babayiğit, 2010 Nisan’ı ndan sonra önemli projelerin geleceğini ifade eti. Kentlerin kimliği yanında bir de dili olduğunu ve mimarisiyle, sokağıyla konuştuğunu belirten Babayiğit “Beylikdüzü’nün hem dili yoktur. Hem de hafızasını oluşturacak meydanı yoktur.

 Beylikdüzü’ne önemli bir meydan mutlaka yapılmalı’ şeklinde konuştu.

AK Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı Celal Babayiğit arkadaşımız Erhan Kızılyar’ın sorularını yanıtladı.

Hakimliği bırakan siyasetçi
- Celal Babayiğit kimdir tanıyabilir miyiz? Biz hukukcu kimliğiniz ile tanıyoruz ama bunun dışında kimdir Babayiğit. Nerde doğmuştur, nerede okumuştur, Babayiğit soyadı nerden gelmektedir?
BABAYİĞİT:  Bu soyadına karıştırmayalım. Onun bir macerası var anlatmayalım şimdilik. Yanlış anlamalara sebebiyet verebilir. 1971 Trabzon Sürmene doğumluyum. 1985 yılından itibaren İstanbul”a taşındık. Önce birkaç yıl Saadetdere Mahallesi’nde kaldık ama 1988 yılından bu yana Büyükçekmece’de ikamet ediyoruz.
Siyasete Tepecik’te  kurucu Belde Başkanı olarak başladık. Daha önce üniversite yıllarında toplumsal ve siyasi olaylara karşı duyarlıydık. Belli oranlarda katkılarımız oldu ama organik olarak bizzat kendimizin içinde yer almamız Tepecik’te Kurucu belde başkanı olarak görev almamızla oldu. Sonra Meclis üyesi olduk. Bir yıl Rafet Bey ile birlikte çalıştık. Başkan Yardımcısı olarak görev yaptım. Sonra pek Rafet beyin belediyecilik anlayışı ile bizimki arasında biraz fark vardı o nedenle ayrıldık. Hukukcuların zaten başkanlarla anlaşmaları biraz zordur. Hukukcular farklı pencereden bakarlar hayata.
1993 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum.. 1995 yılında askerliğini bitirdim. Sonra aynı yıl Hakim stajına başladım, 97 yılı 2000 yılı Eylül ayına kadar Manisa Alaşehir’de Ağır Ceza Mahkemesi’ne üye olarak başladık hakimliğe. Muhtelif mahkemelerde hakimlik yaptık. Stajla beraber beş yıl hakimliğimiz  var diyebiliriz.
2000 yılından itibaren serbest avukat olarak iş hayatımıza devam ediyoruz.

Hakimlik çok idealdi ama...
- Celal bey yani sizinki ilginç şimdi. Türkiye’de milyonlar hakim olmak için can atar bugün. Siz ise hakimliği bırakıyorsunuz İlginç değil mi? Neden bıraktınız hakimliği?
BABAYİĞİT: Bizim için makamlar gelip geçici gerçekten. Okula başladığımız ilk yıldan itibaren bizim için hakimlik çok ideal çok güçlü bir duyguydu. Bana katrilyon verseler avukatlık değil hakimlik yapardım. Ama gördüm ki hakim olduktan sonra, ayrıntıya girmiyorum. Türkiye de maalesef yargı ancak belli oranlardaki mahkemelerde adalet sağlanabiliyor. Çıta büyüyünce hakimlik yapmakta zorlaşıyor. Ayrıntılara girmiyorum ama ayrılmamın en büyük nedeni bu oldu. Hemen yanı başınızda bir şeylere engel olmak istiyorsunuz olamıyorsunuz. Anadolu’nun ücra ilçelerini on yıl on beş yıl dolanacaksın. Sonra geleceksin İstanbul’a  sonra verecekler seni yine Adıyaman’a üç dört kişinin dudağı arasında hayatın. Yargı denetimine kapalı kararlar. Böyle şey olmaz. Acı bir gerçek ama adaletin içinde bile adalet yok bence. Görüyoruz ki işte “ Şu kişiyi nasıl yargılarsın diyor’. Kendini hukukun ve milletin üstünde görüyor. Türkiye’de yargılanamazlar listesi Anayasa’da yazılı on beş kişi değil. Gizli ve zımmen  belki onbeş bine kadar çıkar bu liste. Türkiye’de idealist insanlar adalet için çalışıyor ama çok büyük bedeller ödüyorlar.
- Siz Tepecik’te Meclis üyesiydiniz. Başkan Yardım-cısıydınız. Kurucu Belde başkanıydınız. Bir anda sizi Beylikdüzü’nde ilçe başkanı olarak gördük bu nasıl oldu?
BABAYİĞİT: Söyle biz Büyükçek-mece’de Yusuf Bey ile birlikte çalıştık. Üç dört yıl ilçe de başkan yardımcısı idim. Beylikdüzü’nden sorumlu Başkan yardımcısı olarak Beylikdüzü’nün toplantılarına  da katılırdım. Yusuf Bey de o sıra İlçe Başkanıydı. Malum kamuoyunun malumu olduğu üzere Beylikdüzü zaten o z aman Büyükçekmece’ye bağlı idi. Bizde Beylikdüzü ile ilgileniyorduk. Zaten Beylikdüzü’nde hem siyaseten hem de eş dost oldukça çok tanıdığımız var. Tüccar var sanayici var. Biz bölgeye siyaseten uzak değiliz. Yani bu anlamda çok değişik bir durum değil.

AK Parti neden kazandı
- Seçime dönelim. Beylikdüzü aslında Ak Parti açısından zor bir seçim olacaktı. Çünkü söyle bir şey oluyordu hangi parti  kendi partisine ait mevcut belediye başkanı ile sorun yaşamış ise orda seçimi kaybediyordu. Bizler de doğrusu burda Ak Parti için seçimin zor olduğunu düşünenlerdendik. Ama Ak Parti seçimi aldı. Size göre halk burda neden yine AK Parti’ye tercih etti?
BABAYİĞİT: Coğu kişi bilmiyor Bende kontenjan dan birinci sıra meclis üyesi adayıydım. Seçimde burda çalışan Ak Partiye gönül vermiş, teşkilatız mensupları ve onun yakın çalışma hariç bir çok kimse bize acıyordu. ‘Ya bu insanlar çalıyorlar ama seçimi kaybedecekler’ diye düşünüyordu. Elbette biz çok çalıştık. Asıl kazanmamızın nedeni bu seçimi almamıza yürekten inanmış insanların çabası ile oldu. Yani tamam biz çok çalıştık çabaladık ama toplumun mazlum insanlarının da sizle birlikte olması lazım. Bu insanlar bizimle oldu diye düşünüyorum. Biz onları kendimize inandırdık.

Beylikdüzü çevreye göre iyi
- Simdi siz Belediyeyi aldınız. Yerelde de iktidarsınız. Muhalefette olsanız eleştireceksiniz. O da yok. Siz de bari sekiz aydır yerelde neler yapabildiniz  onları anlatın. Nasıl gidiyor Yusuf Uzun size göre. Başarılı mı? Neler yapmasını istiyorsunuz?
BABAYİĞİT: Özeleştiriye inanın hiç kimsenin tahmin edemeyeceği kadar tahammül ederiz. Biz teşkilat olarak ta böyle. Gecen Danışma Meclisimizde neyi eksik yaptık söyledik. Millet tuhaf karşıladı. Kendine güveniyorsan, liyakatına güveniyorsan bu işi biliyorsan neyi yaptığımı biliyorum , neyi neden yapamadığımı da biliyorum. Bu nedenle eksiklikler beni küçültmez. Bu nedenle özeleştiri güvenin işaretidir. Biz biraz da Trabzonluyuz, biraz değil tam Trabzonluyuz bizim en büyük özelliğimiz kendi eksikliklerinizle dalga geçmektir.  İşin ehemmiyetini bırakmadan.
Şimdi çevredeki belediyelere baktığımızda isim vermeyeyim ama , bizden olanlar, bizden olmayanlar. Bizden olmayanların birleşmelerden dolayı hala çok ciddi handikapları var. Devralınan belediyelerin envanterine bile sahip değiller. Birde konu AK Parti olunca insanlarımızda haklı olarak beklenti çok yüksek oluyor. Haklılar da. Ak Parti ise yetmişte yılda yapılandan çok adliye binası, okul, sağlık hizmeti yaptı. Demek ki Ak Parti kazanırsa bizim yirmi yıllık park problemini , İETT problemini, sağlık ocağını çözerler gibi haklı bir beklenti oluştu. Ona yanıt veremediğimiz için bin sıkıntı var gibi gözüküyor. Ama kabul etmek gerekir ki dünyayı kasıp kavuran bir büyük ekenomik kriz yaşanıyor. Ciddi bir mali kriz var. İktisatçılar üzerinden zaman geçince yazacaklardır. Ama biz biliyoruz ki yüzyılın en büyük ekonomik buhranı yaşanmaktadır.
Yine önemli bir konu var. Geçmişle bir kıyaslamayı mutlaka yapmak lazım. Maalesef insan hafızası unutuyor. Çabuk unutuyoruz. Türkiye’nin on yı öncesi ekonomik durumuyla bugünkünü Türkiye ekonomisinin büyük bir güç kazandığını görüyoruz.  Fransa’sı, ABD’si, İngiltere’si kriz yaşadı. İngiltere . Dünya Savaşından bu yana kamu harcamalarını ilk defa bu kadar kıstılar. Türkiyede ki kriz belediye hizmetlerine yansıyor. Bir Belediye’ye kamudan gelen kaynak azalıyor. İkincisi belediyenin tahsil edeceği kaynaklar da sorun yaşanıyor. Adamın parası olmazsa emlak vergisini vermiyor. Belediyelerin asıl gelir kaynağı inşaatlardır. Bu  sektörde dibe vurmuş durumda. Bunları düşündüğünde beklentiler doğrultusunda hizmet olmadı tabi.
Ama her şeye rağmen Beylikdüzü Belediyesi işlerine hakimdir, belediye hizmetlerinde bir aksamama olmamaktadır.  Belediye hizmetleri yapılacak tabi bunlar önemli mi diyebilirsiniz. Ama bakın  sadece köpek barınağına harcanan para aylık 150 milyar. Kimse bunları görmez. Keza çöp onun on katı kaynak aktarmak durumunda. Bir çok belediyenin çalışanının parasını ödeme sıkıntısı çektiği bir dönemde hizmetleri aksatmamak önemli iştir.
Asıl Beylikdüzü 2010’un bahar aylarıyla birlikte zihinlerdeki beklentiyi karşılayacak ölçüde hizmetleri görecek.

Dev spor salonu gelecek
- Neler olacak bazı beklentileriniz var anlaşılan. Yusuf Uzun ne yaparsa siz burda ilçe başkanı olarak rahat edersiniz?
BABAYİĞİT: Biz şunu biliyoruz. Belediye başarısız olursa bizde başarısız oluruz  Başarılı olursa rahat oluruz. Biz seçimde vaat ettiklerimizi yaparsak başarılı oluruz. Bunu yapacağımızdan da şüphem yok. Mesela bir tanesi Biz Beylikdüzü’ne yakışır geniş kapasiteli bir kapalı spor salonu yapacağız. İçinde yüzme havuzu olacak, Basket sahası olacak, vs. vs. Hemen bizim kültür merkezimiz karşısına 15 bin metrekarelik alana projesi bitmek üzere bakanlıktan destekli olmak kaydıyla çok yakında temeli atılacak. Ve çok kısa sürede bitecek. İşte böyle prestij projeler Beylikdüzü’ne kazandırılırsa rahat ederiz. İnşallah dile pelesenk edilen Yeşil Vadi Projesini biz mutlaka bitireceğiz. Şimdiye kadar reklamı yapıldı konuşuldu ama biz onu bitiren belediye ve teşkilat olarak Beylikdüzü’nün tarihine geçeceğiz.

Yeni yönetim kurulu
- Şimdi iki beldenin iki önemli özelliği var. Tepecik futbol kulübüyle meşhur. Aslında Beylikdüzü ondan da meşhur.  Birinci liğde oynayan bir bayan voleybol takımı var. Bu takım şu anda sonuncu gibi. Galiba bu kulübe sahip çıkılmıyor neden?
BABAYİĞİT: Spor kulübüne bakışımız  şudur. Spor kulübü Beylikdüzü’nün ortak malıdır diyoruz. Bu nedenle kulübe herkes sahip çıkmalıdır. Bu işin siyaseti olmaz. Ak Partilisi, MHP’lisi hepsi yönetimde olsun. Biz AK Parti ilçe teşkilatı olarak üzerimize düşeni yaparız dedik. Yeni bir yönetim değişikliği oldu. Önceki yönetiminden büyük hizmetleri oldu. Kolay iş değildir bu külüp işinin.  Onlara teşekkür ediyoruz. Yeni yönetim inşallah eksiklikleri giderecek. Bayan Voleybol takımı da yalnızlık görüntüsünden kurtulacaktır. Beylikdüzü kulübü de inşallah üçüncü lige ikinci lige çıkacaktır.

Beylikdüzü’nün dili yok!
- AK Parti Beylikdüzü İlçe Başkanısınız. Herkes ilçesini bir şekilde tarif ediyor. Kimisi turizm ilçesiyiz, kimisi sanayii ilçesiyiz, kimisi kültür ilçesiyiz, kimisi ticaret ilçesiyiz vb. Siz Beylikdüzü’nü  nasıl tarif ediyorsunuz? Beylikdüzü’nün bir kimliği var mıdır?
BABAYİĞİT: Beylikdüzü’nün bırakın kimliğini ben hep ifade ediyorum. Seçimlerde de söyledik. Şehirlerin  dili vardır. Şehirler konuşur. Nasıl İstanbul; geçmiş Roma’yı, Bizansı,  İslam medeniyetini konuşuyorsa, hatta diğer tüm kutsal dinleri konuşuyorsa, ki konuşuyor, sokağıyla konuşuyor, eserleriyle konuşuyor, mimarisiyle konuşuyor. Şehir o şehirde yaşayan insanların hayata bakışlarının ifadesidir. Yaşama ilişkin tasavuurlarının ete kemiğe bürünmüş şeklidir. Mesela bir kendini müslüman hisseden bir ailenin ev şekliyle müslüman hissetmeyen ailenin ev şekli farklıdır, sokağı farlıdır, bahçe düzeni farklıdır. Mimarisi farklıdır. Her medeniyetin kendine göre farklı bir mimarisi vardır. Dolayısıyla şehrin bir dili olması lazım. İmi yüz yıl sonra, üç yüz  yıl sonra biri buraya geldiğinde Beylikdüzü’nün bir dili, bir  özelliği var demesi lazım. Bırakın mimarisini, Beylikdüzü’nün meydanı bile yok. Geçmişe ilişkin hatıralarımız nerde canlanır en çok. Meydanda. Gençler nerde buluşur meydanda. Şehrin hafızası yok çünkü  meydanı yok. Beylikdüzü’nün kimliğini nüfus cüzdanını oluşturacak meydan kazandırmak lazım. Beylikdüzü nedir dersek, B u ilçe ekenomik, eğitim  sosyal kültürel açıdan çok iyi bir bölgesi. Çaldığınız her kapıda nezakete ait hanımefendi ve beyefendi insanlarla karşılaşmak beni mutlu ediyor. Çünkü önemlidir. Siyasette muhatabınızın  size bir şeyler katabilmesi de çok önemli. O bakımdan Beylikdüzü çok şanslı bir bölge. Ümit ediyorum sosyal hizmet alanları yeşil alanlarıyla artış sağlayarak Beylikdüzü insanların burada yaşamaya can attıkları bir yer olacaktır. Biz bu anlamda gereken katkıyı sağlayacağız.

BERAT ETMEDİLER

- Beylikdüzü’nün daha önceki iki belediye başkanı gözaltına alındı. Bir süre tutuklu kaldılar. Sonra yargılandılar bırakıldılar. Hukukcusunuz. İnsanları böyle alıp içeri atıyorsun. Sonra yargılanıp çıkıyorlar  suç yok. Peki gözaltıları tutukluluk durumları adil bir durum oluyor mu şimdi sizce? Ne diyeceksiniz?
BABAYİĞİT: İki yargılamaya cevabım net. Henüz beraat etmediler. Devam eden davalarla ilgili yorum yapmakta yasak. Bu konuda susma hakkımızı kullanıyoruz.

Türkiye açılıma mecbur
- Geçenlerde bir panel düzenlemişsiniz. Konu ‘Açılımlarla büyüyen Türkiye’ Şimdi gerçekten de AK Parti bazı önemli konuların üzerine bir cesaretle gidiyor. Ondan sonra sonu gelmiyor. İşte şimdi bir açılım tartışılıyor. Öte yandan bir parti kapatılıyor. Bu duruma ne diyeceksiniz?
BABAYİĞİT: Açılım konusu saatlerce konuşulsa bitmeyecek bir konu. Hiç kolay değil. Hiçbir doğum sancısız olmaz. 1993 te Özal döneminde de denendi. Türkiye’nin istihbarat başkanı anlayana Türkiye’nin bu açılıma mecbur olduğunu on yıl önce ifade etmiştir.
Güney doğuda dağa çıkan da bizim insanımız. Sayısı beş bin olduğu söylenen insanların arasında başka uluslardan da insanlardan vardır. Sadece ulusal da değil, uluslar arası bir sorundur. 30 yıldır savaşıyoruz geldiğimiz nokta sonuç yok. Demek ki bu yöntemle bu iş çözülmez. Bu ülkenin Genel Kurmay başkanları da ifade ediyor. Bunu deneme yöntemiyle yapmıyoruz. Bu problemimizde vardır. Türkiye güney doğu meselesini çözemezse küçük ülke olmaya mahkumdur. Türkiye küresel bölgesel bir güç olacaksa önce kendi içindeki problemi çözmesi lazım. Kendi içinde problemi çözmeyen ülkenin dışarda ciddiyeti olmaz. Ya çözecek büyük ülke olacak, ya da çözemeyecek piyon olacak. Bu ülkenin devlet olarak insanlarıyla kucaklaşması açılımıdır. Bu aslında Türkiye’de vatandaş devlet içindi, bugünden sonra devlet vatandaş içindir. Ak Parti bunu yerleştirmeye çalışıyor. Ama tabi buna da engel olmak isteyenler var.

Adalet serüveni bitmez
-  Son bir soru daha sorayım. İnsanlık var olduğundan beri adalet için kavga ediyor. Hukukcusunuz bunu daha ayrıntılı biliyorsunuz. Ama binlerce yıl geçti bizler hala adında Adalet olan partiler kuruyor adalet arıyoruz. Ne oluyor insanlık yerinde mi sayıyor. Hiç ilerlemiyor mu. Ne zaman biter nasıl biter bu adalet arayışı?
BABAYİĞİT: Çok güzel bir soru. Bizim inancımıza insan yeryüzüne gönderildi. Başkalarına göre farklı bir yöntemle geldi . Ama şurası nettir. On bin yıl önce yazılmış tabletleri okuyunca şunu hissedersiniz. Sanki dün mahallede caddede iki komşu arasındaki kavga anlatılıyor gibi hissedersiniz. Şunu söylemek istiyorum. İnsan aynı insan . Problem aynı problem. Sadece belki argümanlar değişti. İnsanoğlu sonsuza kadar adaleti arayacak. Asla dünyada mutlak adalet yoktur. Her zaman adalet eksiktir. Her gün biraz taha iyi noktaya taşımak için türlü türlü hukuk düzenleri denenecek. İnsanın dünyadaki serüveni zaten adalet serüvenidir. Her şey bunun çevresinde dönüyor.
- Teşekkürler
BABAYİĞİT: Düşüncelerimizin kamuoyu ile paylaşma fırsatı verdiğiniz için bizi ziyaret ettiğiniz teşekkür ederiz.


ERHAN KIZILYAR - HABERDAR

Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz
Facebook Yorumları