Reklamı atla
Eğitim Haberleri Tümü

AK Parti’den CHP’ye kaçak elektrik suçlaması

AK Parti’den CHP’ye kaçak elektrik suçlaması AK Parti Silivri İlçe Başkanı Metin Karakaş dün sabah gerçekleştirdiği basın toplantısında CHP’yi sert bir dille eleştirdi. CHP’nin kamu imkanlarını siyasi faaliyetlerde kullandığını ifade eden Karakaş “Silivri Belediyesine kayıtlı trafolardan elektrik çekiyorlar. Bu elektrikle siyasi faaliyetleri yürütüyorlar” dedi.

AK Parti’den CHP’ye kaçak elektrik suçlaması
AK Parti Silivri İlçe Başkanı Metin Karakaş dün sabah gerçekleştirdiği basın toplantısında CHP’yi sert bir dille eleştirdi. CHP’nin kamu imkanlarını siyasi faaliyetlerde kullandığını ifade eden Karakaş “Silivri Belediyesine kayıtlı trafolardan elektrik çekiyorlar. Bu elektrikle siyasi faaliyetleri yürütüyorlar” dedi.
Referandum süreci ile ilgili değerlendirmede bulunan Karakaş, “CHP kaçak elektrik kullanıyor. Kullandığı elektrik Silivri belediyesi’ne ait trafodan çekiliyor. Ulaştırma Bakanı geldiğinde karşılama noktasında olmayan Işıklar’ın mantığıyla, Diyarbakır Belediye Başkanı’nın mantığı aynı” dedi.
 
AK Parti ciddi bir teveccüh gördü
AK Parti Silivri İlçe Başkanı Metin Karakaş, basın toplantısında referandum ve gündemdeki konuları değerlendirdi. Karakaş açıklamalarında şu ifadelere yer verdi “Referandum çalışmaları boyunca Silivri’mizde sağduyu hâkim oldu. Halkımız bizi ve diğer siyasi partileri çok güzel bir şekilde karşıladı. Zaman zaman yorgunluğun ve siyasi heyecanların vermiş olduğu havayı bir kenara bıraktığımızda, seviyenin çok fazla düşmediği bir atmosfer yaşadığımıza inanıyorum. Bu süreç içerisinde bu güne kadar günde ortalama bin ev olmak kaydıyla yaklaşık olarak 32 bin civarında hane ziyaret edildi. Bu noktada da ciddi bir teveccüh gördük. Bir ilçe başkanının kapı kapı dolaşıp oy istemesini şaşkınlıkla karşılayan vatandaşlarımız da oldu. Açıkçası bu hoşumuza da gitti.”
Söylediklerine kendileri bile inanmıyorlar
Referandum sürecini Silivri ölçeğinde değerlendirdiğimiz zaman, gerek ana muhalefet, gerekse muhalefet ilçe başkanlarıyla aramızda belden aşağıya bir polemik yaşamadık. Zaman zaman kafalarda soru işareti yaratacak söylemlerin dışında bir sıkıntı yaşanmadı. Bu sevindirici bir olay. Yalnız söylediklerine kendilerinin de inanmadıklarına ben adım gibi eminim. CHP Silivri İlçe Başkanı Selami Değirmenci, “Şeker içinde zehir vermeye çalışıyorlar” şeklinde söylemlerinde referanduma yer verdi. Özellikle Anayasa Mahkemesi ve H.S.Y.K’nın yapısal değişikliğiyle ilgili olarak bunu dile getirdi. “Tek tek oylasınlar, 24 maddeye evet deriz, 2 maddeye hayır diyoruz” şeklinde bir söylem geliştirdi. Madem böyle bir sonuç oluşturacaksınız, o zaman milletvekilinizi sandığa gönderecektiniz. Yeterli sayıya ulaşacağından, bu 24 madde Cumhurbaşkanı tarafından onaylanacak, 2 madde referanduma gidecekti. Dolayısıyla burada halkı bir aldatmaca var. İlçe başkanının söyledikleri, strateji gereği beceremedikleri, birkaç adım sonrasını hesap edemediklerinin ve günlük siyaset ürettiklerinin göstergesidir.
 
Işıklar’ı eleştirdi
Sayın Ulaştırma Bakanımızın buraya geldiğinde, sayın belediye Başkanımızın karşılama noktasında olmaması bir handikaptı. Referandum yasakları başlamamış, Sayın Kaymakamımız ve bürokratlarımızda buradayken, kendisinin de olmasını beklerdik. Kadir Başkanımızın gelmesi noktasında siyasi bir ortamda karşılaşmaları, ortam açısından da hoş olmayabilirdi. Belki bu anlaşılabilir bir durum. Ancak sayın belediye Başkanımızın Ulaştırma Bakanını karşılamama mantığını, Diyarbakır Belediye Başkanının mantığıyla aynı görüyorum. Dolayısıyla bu konu beni çok üzmüştür. Bir bakan bir saat çarşıda, bir saat sahilde geziyor ve Belediye Başkanının bundan haberi olmuyorsa, bunda iyi niyet aramak mümkün olmaz. Bu devlet terbiyesine sığmaz, bir nezaketsizliktir.
 
Değirmenci yalan söylüyor
CHP Silivri İlçe Başkanı Selami Değirmenci, dün akşam düzenledikleri program çerçevesinde, Kazlıçeşme Mitingine katılım noktasında bizim Silivri Birlik Otobüslerini tehdit ettiğimiz şeklinde bir söylemde bulunmuş. Bunlar doğru değil. Biz 36 otobüsle mitinge katıldık. Kaç kişinin katılacağı ve kaçta hareket edileceği çok disiplinli bir şekilde hazırlanmış ve bize raporlarla sunulmuştur. Bunun 6 tanesi yarı yarıya, 4 tanesi yüzde 75, geri kalanı da tamamen dolu olarak mitinde gidildi. Şoför arkadaşlara bunların bedelleri İl başkanlığı tarafından ödenmiştir. Silivri’de 25 otobüs Silivri Birlikten alınmıştır. 11 tanesi de fabrika servisi dediğimiz otobüslerden alınmıştır. Keşke şoförler AK Parti için otobüslerini doldurmak suretiyle samimi olarak çalışmış olsalar, biz onlara yeni bir hatta da veririz.
 
Sonucu kararsızlar belirleyecek
Yaptığımız araştırmalar neticesinde, bizim 5 köy ve 4 beldede birinci çıkmamız söz konusu. Silivri’de yüzde 5 oranında belirsiz bir seçmen var. Bunu alanın oy oranının yüzde 47ile yüzde 53–54 arasında olacağı şeklinde bir kanaat oluşmuştur. Silivri’de at başı bir seçim olacak. Bize kapalı olan birçok alanda zemin bulduğumuzu, bunun bir siyasi seçim olmadığı noktasında söylemlerimizin çok hoş karşılandığını gördük. Özellikle MHP ve Sosyal demokrat arkadaşlarında birçoğunun bize oy vereceği noktasındaki deklareleri de bizim açımızdan çok sevindiricidir.
Kaçak elektrik suçlaması
Belediye imkânları ve kaynaklarının bir siyasi parti çalışmasında nasıl kullanıldığını sizlere fotoğraflarıyla göstermek istiyorum. CHP standının aydınlatmasından, araçlarındaki ses cihazlarına kadar kullanılan elektrik kaçak. Sokak lambasının yanındaki Silivri Belediyesi’ne kayıtlı trafodan alınıyor. Buradan kaçak olarak elektrik kullanılmaktadır. Yani, CHP, Silivri Belediyesi’ne ait panodan kaçak elektrik kullanmaktadır. Kamu kaynaklarının kullanılması hoş değil. Bunun faturasını Silivri Belediyesi ödeyecek. Biz bunu dile getirme gereği bile duymadık. Ta ki “Kamu görevlileri AK Parti’yi koruyor” denilene kadar. Biz tam aksine araçlarımızdaki mevcut güç kaynaklarımızı kullanarak çalışmalarımızı yapıyoruz. Bu insani açıdan baktığınızda hırsızlıktır. Bunu bir vatandaş yaptığı zaman da, gelip tespit edilerek gerekli ceza verilir. Hatta hapis cezasına kadar varır. İşte CHP’nin de en güzel mantığı budur. Türkiye’de sadece bir siyasi parti hazineden aldığı paralarla ilgili usulsüz ve kişisel harcamalarla yaptığı için Anayasa Mahkemesi tarafından uyarılmıştır. Neden? Seçim çalışmalarında parayı kullanmıyorlar, Genel Başkanlarının iç çamaşırı alması noktasındaki faturaları dahi bu paradan ödedikleri için uyarılmışlardır.
 
Demokrasi bayramının tarihi 12 Eylül
12 Eylül akşamı demokrasi Bayramını kutlayacağız. Evet de, hayır da bizim. Her ikisinden de çok ciddi sonuçlar çıkacaktır. Ama ben “Evet” oylarının sadece demokrasinin şekillenmesi açısından değil, muhalefet ve ana muhalefet partisinin de kendi içerisindeki söylem ve merkeze insanı koyma noktasında, bir yerlere sırtını dayamak yerine halktan güç alarak siyaset yapmaları noktasında önemli bir milat olacağına inanıyorum. Birçok siyasi parti bu anlamda kendilerini bir kez daha gözden geçireceklerdir. 12 Eylül’den sonra Türkiye’de siyaset anlayışının değişeceğinden eminim.
 
Gücümüzden korkup iftira atıyorlar
Tüm şahsımıza ve partimize atılan iftiraların ana nedeni, bizim Silivri’de çok güçlü olmamız. Bizim 30 kişiyle gittiğimiz toplantılarda 300–400 kişi toplanırken, onların 100 kişiyle gittikleri toplantılarda 150–200 kişi toplanıyor. Aramızdaki en büyük fark bu. Silivri’de sağduyunun hâkim olacağının ve demokratikleşme noktasında ciddi bir kesimin bizi destekleyeceğinin altını tekrar çizmek istiyorum.
 
Odayı siyasete karıştırmasınlar
Beni bire bir arayarak destek verdiklerini ifade eden STK’lar var. Ben kesinlikle bu yönde bir açıklama yapmamalarını, içlerinde çeşitli siyasi görüşlere mensup olan kişilerin varlığını hatırlatıyorum. Benim Sayın Tabakoğlu’na sitemim bundan dolayıydı. Yoksa benim SİBESO şile ilgili ne sıkıntım olabilir? KOSKEB kimin projesi? Bizim hükümetimizin projesi. SGK olayı, kredilerdeki esnafın hayal bile edemeyeceği düzenlemeleri bizim hükümetimiz yaptı. Sen hükümetin yaptığı tüm düzenlemelerden faydalanacaksın sonrada siyaseten buradayım diyeceksin. Ben buna saygı duyuyorum. Ancak odayı karıştırma, cübbeni çıkart siyasete soyun. Zamanında Necati Özkök’ün yaptığı gibi siyaset zamanı siyaset yap, oda başkanlığında oda başkanlığını yap. Böyle bir durumda “Ben her siyasi partiye eşit mesafedeyim” demek de hiç doğru değil. Ayrıca ben o açıklamayı, yönetim kurulu üyeleri istediği için yaptım. Bana gelip “Bu durumdan çok rahatsızız” dediler. Bu gibi hareketler hem kendisine hem de odaya zarar verir. Gece Pazarı’nın olduğu yerdeki Türkü Bar’da bir Esnaf Odası Başkanının çıkıp göbek atması ne kadar doğru?
 
 
Haber: Fatma Sarıbıyık

Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz
Facebook Yorumları