Reklamı atla
Eğitim Haberleri Tümü

“Atatürk bugün olsa bu CHP’lileri sopayla kovalardı”

Referandum öncesi bir basın toplantısı düzenleyen Ak Parti Silivri İlçe Başkanı Metin Karakaş CHP Silivri İlçe Başkanı Selami Değirmenci ve Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ı yaylım ateşine tuttu. “Biz milletin partisiyiz” diyen Karakaş, CHP’yi seçimden seçime sahaya inmekle suçladı.

Metin Karakaş; Değirmenci ve Işıklar’ı  yaylım ateşine tuttu; “Atatürk bugün olsa bu CHP’lileri sopayla kovalardı”
Metin Karakaş
CHP’lileri topa tuttu
Referandum öncesi bir basın toplantısı düzenleyen Ak Parti Silivri İlçe Başkanı Metin Karakaş CHP Silivri İlçe Başkanı Selami Değirmenci ve Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ı yaylım ateşine tuttu. “Biz milletin partisiyiz” diyen Karakaş, CHP’yi seçimden seçime sahaya inmekle suçladı.
 Referandum çalışması ekip işidir diyen Karakaş; “. Biz belli güçlerin partisi değiliz. Biz belli ideolojilerin siyasi partisi değiliz.” Dedi.
İŞTE METİN KARAKAŞ'IN AÇIKLAMALARI

Silivri’de en az % 55 Evet oyu çıkacak
Referandum öncesi bir basın toplantısı düzenleyen Ak Parti Silivri İlçe Başkanı Metin Karakaş CHP Silivri İlçe Başkanı Selami Değirmenci ve Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ı yaylım ateşine tuttu. “Biz milletin partisiyiz” diyen Karakaş, CHP’yi seçimden seçime sahaya inmekle suçladı.
 Referandum çalışması ekip işidir diyen Karakaş; “Tek kişinin tek başına altından kalkacağı bir çalışma değildir. Ve referandum çalışması da bir siyasi partinin aklanması veya bir siyasi partinin daha çok oy alması anlamına gelmemelidir. Biz her zaman bir seçim havası varmış gibi çalışmalarımıza devam ettik. Beldelerimizi köylerimizi hep ziyaret ettik. Biz seçim olacakmış gibi çalıştığımızdan dolayı bugün arazide bunun sıkıntısını çekmiyoruz. Biz bazıları gibi 10 -15 gün kala seçim irtibat büroları açmıyoruz. Biz 10 -15 gün kala insanlara bir isteğiniz var mı deyip de seçimden seçime gelenlerden olmuyoruz. Bunun içinde AK Parti’de siyaset yapan arkadaşların insan merkezli siyasetinde hep artıları olmuştur. Kazançları olmuştur. Tek başına 2 kez üst üste iktidara gelen siyasi parti olmuştur. Ve bu anlamda da milletin de teveccüh gösterdiği bir siyasi parti olmuştur. Biz belli güçlerin partisi değiliz. Biz belli ideolojilerin siyasi partisi değiliz. Bir ırkı ve ya sitatikoyu destekleyen bir siyasi parti değiliz. 2001’den bu yana milletin kurmuş olduğu millet endeksli siyaset yapan bir siyasi partiyiz.”
 En demokratik Anayasa Mustafa Kemal Anayasasıdır
“Bu güne kadar Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra 3 tane anayasa yapılmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yapmış olduğu anayasa savaş ortamında yapılan bir anayasadır. Şu anki mevcut anayasaların içinde en demokratik anayasadır. Milletin değerleriyle özdeşleşmiş bir anayasadır. Hemen akabinde 1961 anayasası yine bir darbe ortamında Menderes’ten yapılmış bir anayasadır. Bu 1982 anayasasına nazaran biraz daha demokratik bir anayasadır. Ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yapmış olduğu anayasayla kıyaslandığı zaman bu biraz daha sitatikocu bir anayasadır. Ama 1982 yılında yapılan yine darbe ortamında yapılan anayasa milletinden korkan kurum ve kuruluşları koruyan bir anayasadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir söyleminin tersine Egemenlik Kayıtsız Şartsız Kurum ve Kuruluşlarındır denilen bir anayasadır bu. Özellikle CHP’nin o günkü Genel Başkanı ve kamera şakalarıyla giden Deniz Baykal 10 yıl sonra bu anayasanın güncelliğini yitirdiğini ve bu anayasanın muhakkak değişmesi gerektiğini ve bu çerçevede de yeni bir sivil anayasanın oluşması gerektiğini söylemişti. Tüm siyasi partilerin parti programlarında bir anayasa değişikliği söz konusuydu. Ama bu gün anayasa değişikliği konusu farklı noktalara taşınmaya çalışıyor. İnsanların kafalarını karıştırıyorlar. Ama şunu üzülerek söylüyorum başta Cumhuriyet Halk Partisi Genele Başkanı olmak üzere, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Olmak üzere onların uzantısı olan Silivri veya İstanbul’daki İlçe Başkanlarının takınmış olduğu üslup gerçekten son 10 yılda ki siyaset anlayışı açısından siyasete zarar verecek üsluplardır. Neden bunları söylüyorum. Çünkü artık yeni nesil bizi farklı şekilde sorgulaması gerekiyor. Siyasetten beklentileri farklı şekilde olması gerekiyor. Bir kanun maddesi varsa o kanun maddesi tartışılması gerekirken yine 30 yıl öncesinde ki gibi klasik laflarla siyaset yapmanın hem bu siyasete hiçbir şey kazandırmayacağını ve bu üsluplarında bizi örnek alacak olan genç siyasetçiler arasında çatışma ortamı yaratacağından çok fazla anlam ifade etmeyeceğini düşünüyorum.
“İftar programları AK Parti’nin değil, İBB’nin programı”
Silivri ölçeğinde AK Parti Silivri İlçe Teşkilatı olarak sandık başkanlarından tutun mahalle temsilcilerine kadar, kadın kollarından tutun gençlik kolları teşkilatlarına kadar köy temsilcilikleriyle birlikte çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. İftar programlarımız AK Partinin programı değildir. Açık havada yapmış olduğumuz iftar programları İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Silivri’miz de ramazan’a özgü olarak
Yaşatmak istediği bir programdır. Buda bizlerinde içerisinde bulunduğu bir toplantıda ortak olarak alınmış bir karardır. Ve bu program İstanbul’un 39 ilçesinin hepsinde yapılıyor. AK Parti olanda olmayan da bütün ilçelerde yapılıyor. CHP’li belediye başkanlarının olduğu ilçeler de de bu iftar programları yapılıyor. Her Müslüman AK Partili değildir. Köylerde yapılan iftarlar sanki bu program AK Partinin programıymış gibi söylenmesi de doğru değildir. Özellikle İl Başkanlarının ağza alınmayacak şekilde ki bu tür söylemleri de gerçekten Silivri’mizde çok ciddi sıkıntılar yaratır. Siyaseten de anlam ifade etmez. Kesinlikle bu iftar programları siyasi bir çalışma değil. Hedefimiz 10 bin kişiyle iftar açmak. Ama bu sayı 18 bin’e ulaştı. En renkli iftarımızı 5 Eylülde kadir gecesinde yapacağız. Silivri’de çok güzel bir ambiyans oluşturacağız. Gerekli izinlerimizi de aldık bu anlamda.
“Gazlı çeşmede miting yapmak her babayiğidin harcı değil”
5 Eylülde İstanbul’da bir miting yapacağız. Zeytinburnu Gazlı Çeşme yaklaşık iki buçuk milyon insanın miting yapma yeri olan alanlardan bir tanesidir. Gazlı çeşmede miting yapmakta her baba yiğidin harcı değildir. 200 – 250 bin kişi topladığın zaman gazlı çeşmede kesinlikle bir görsellik oluşmaz ve bu anlam da da çok az insan toplandı mantığı oluşturur o alanda. Yani bu gün Çağlayan meydanında topu topu 80 bin kişilik bir alan orası. 80 bin kişi gelse dahi Gazlı Çeşmede kim ki ben siyasi parti mitingi yapacam diyorsa o siyasi parti milletin partisidir. Çünkü bir milyon kişiyi toparlamak kolay değildir. O günkü mitinge Silivri’den de 40 otobüs gitmek hedefimiz. Yaklaşık 2 100 kişi Silivri’den konvoy eşliğinde dosta düşmana karşı Gazlı Çeşmedeki mitingimizde ki yerimizi alacağız. Gazlı Çeşmede yaptığımız her etkinlikte insanlar bize sahip çıkmıştır. Çünkü Gazlı Çeşme bize aşık biz Gazlı Çeşmeye aşığız.
Silivri’de en az % 55 Evet oyu çıkacak
Gelelim Silivri’de referandum çalışmalarına. AK Parti Silivri İlçe Teşkilatı olarak Köyleri iki defa taradık. Beldeleri birer defa taradık. Kadın Kolları ve Gençlik Kollarımız şu anda bile Selimpaşa’da çalışmalarını yapıyorlar. Şu ana kadar 22 bin eve tek tek girildi ve broşürlerimiz verildi. Belde ve köylerde ki iftar programlarında özellikle bayanların kalımı çok yoğun. Evdeki o feraceli çarşaflı annelerimizin köyün kokusunu taşıyan kadınlarımızın iftar programlarında olmaları Silivri’de köyler açısından bir sürpriz olacağının altını çiziyorum. Yaptırdığımız anket sonucunda 12 Eylül akşamında Silivri’mizde yüzde 55 evet oyu çıkacaktır. Çünkü biz Silivri’’ye de köylerimize de bu güne kadar siyaseten üzerimize düşen her şeyi yaptık. Milletin hizmet olarak bizden ne beklentisi varsa biz onu hizmeti yerine getirmişizdir.
Belediye Başkanının yüzünü gören cennetlik
Bunu çok dillendirmek istemiyorum ama ben hem icraatın içinden gelen birisi olarak hem de siyasi olarak da görev yapan bir kardeşiniz olarak da zahmetini de çekenlerdenim. Kadrolarımızla da yapılan hizmetlerin takipçisi olan insanlarız. Bu hizmetler nasıl geldi buralara. Yoksa muhtarları toplayaraktan biz istişare toplantısı yaptık. Sonuç? Yok. Muhtarlarla şu toplantıda bir araya geldik Başkanımızla buluşturduk. Sonuç? Yine yok. E ne yaptınız? Muhtarlar bizi gördü biz muhtarları gördük. Muhtarlar Belediye Başkanımızı gördü. Hani Belediye Başkanımızın yüzünü gören cennetlik diyorlar ya.
Muhtarlarımız Belediye Başkanımız gördü cennetlik oldu.
Muhtarlarımız Belediye Başkanımız gördü cennetlik oldu. Değerli arkadaşlar biz ilk muhtarlarla yaptığımız toplantıda Yol Bakım Müdürümüzün de olduğu bir program yaptık. Muhtarlarımızın isteklerini şekillendirdik. Yol yapılacaksa yol farklı hizmetler var onlarla ilgili dosya verdik. Ve ikinci toplantıya kadarda bunlar yapılacak dedik.  Ve ikinci toplantıda da orman köylerimizle ilgili neler yapılmış onları değerlendirdik ve muhtarlarımız teşekkür etti. Burada altını çizerek söylüyorum ki muhtarlarla yaptığımız toplantıdan sonra Silivri’de 21 km yol yaptık. Sayın Belediye Başkanımız iki kamyon stabilize dökülmüş olarak bunu küçümseyebilir hiçte problem değil. 21 km yolla burana Kumburgaz’a kadar gidiş gelişi kadar yol yaptık. Bu söylediklerim sadece yollarla ilgili. Şu anda Gazitepe köyüne doğal gaz geliyor. Çalışmalar başladı. su fiyatlarında yarı yarıya indirim yaptık.
Erkek olacak, dik duracaksınız
CHP İl Başkanı geldi Çavuşluda bir açılış yaptı ve orada konuşma yaptı. Ortada bir suç varsa gider suç duyurusunda bulunursunuz. Bu tür söylemler ve suçlamalar yakışıksız. Olayları kişiselleştirirseniz senin ki kara benimki senden kara siyasetinden öteye gitmez. Erkek olacaksınız dik duracaksınız, siyasetinizi de adam gibi yapacaksınız. Bu referandum hizmetlerin oylanması değil, bu referandum Anayasa Mahkemesi Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu 26 tane maddeyi ilgilendiren değişim noktasında ki karar verilme noktası. Siz eğer insanlarını kafalarını karıştırıp şuursuz bir kitle oluşturursanız bu döner dolaşır sizi bulur ve bunun altında da sizler ezilirsiniz. Bu anlamda da Siyasi partileri daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Şu anda Silivri’de referandumu en doğru anlatan parti biziz.
Ben Belediye Başkanının siyaset yapmasını bırakın hatta bütün memurların bile siyaset yapmasından yanayım. Hatta keşke yeni bir düzenleme yapılsa da herkes siyasetin içinde yer alsa. Siyaset kurumuna bir kalite gelse ve söylemler noktasında herkes istediğini özgürce ifade edebilse tartışabilse. Bu anlamda Belediye Başkanımızın siyaset yapmasına biz karşı değiliz. Ama belediyenin imkânlarıyla siyaset yaparsa bu bizim kanımıza dokunur. Bunun hesabını da sorarız.
Parti kutlamamız sponsor kaynakları ile yapıldı
Mega Sarayda Partimizin Kuruluş Yıldönümü yemeğin sponsorların katkısıyla oldu. İBB’nin imkanlarıyla değil. Bu sponsorların bir tanesi İstanbul’dan bir tanesi de Silivri’den. Partimizin düzenlediği yemek 35 Bin TL tutmuştur. Bunun 15 Bin TL’sini parti olarak biz karşıladık. Geri kalanını da sponsor arkadaşlarımız karşılamıştır. Ancak CHP’li arkadaşlar kendileri iftar düzenleyemememin ezikliği içerinde oldukları için böyle söylemlerde bulunmaktadırlar. Çok sığ düşüncedir bu.
Belediye imkanlarıyla siyaset yapılıyor mu yapılmıyor mu? Ben Selami Başkan’ın dönemi de dahil olmak kaydıyla hiçbir yoğurt festivalinde siyasi parti standı açıldığına şahit olmadım. Hiçbir festivalde bir İl Başkanının gelip de o festivallerde konuşma yapıp siyaset yapmamıştır. Ama ne yazık ki Silivri’de artık festivaller yozlaştırıldı. Başta Silivri Yoğurt Festivali olmak üzere Değirmenköy Domates Festivalinde CHP standı açıldı. Ve arkasından bizde açmak zorunda kaldık. Yasal olmamasına rağmen açmak zorunda kaldık. Çünkü onların yaptıkları da yasal değildi. Stant konusunda bir şey demiyorum. Yasal izni var yada yok buna da bir şey demiyorum. Ama burası bir festival. Arkada Değirmnköy Domates Festivali yazısı var. CHP İl Başkanı çıkıyor Sayın Başbakana o festivalde hakaret ediyor. Kimin karşısında söylüyor bunları. Değirmenköy, Silivri halkına karşı söylüyor. O festivalde sade CHP’liler mi var. Hayır. Ama halkın ödediği vergilerle siyaset yapan bir anlayış var. Ve biz bunun hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Şu ana kadar biz belediye Başkanımızın bu tür organizasyonlarını hoş karşılıyorduk. Ama mal bulmuş mağruru gibi aslı astarı olmayan bir iftar organizasyonunun bu şekilde getirilmesi kesinlikle doğru değildir. Dolayısıyla sayın Belediye Başkanımızın Atatürkçü Düşünce Derneğinin yaptığı organizasyonda da sayın Başbakanımıza karşı hakaret ettiği konuşmaları vardır. Onu bile sineye çektik. Ama arkada yoğurt festivaline hoş geldiniz yazısı önde İlçe Başkanı, Belediye Başkanı İl Başkanı konuşma yapıyor. Bizlerin ödediği vergilerle yapılan bir festivalde de siaysi parti propagandası yapıyor. Ben onların meşrebine bırakıyorum bunu. Onların zihniyetine bırakıyorum bunu. Eğer bu konuda bizim yaptığımız doğru deyip bize çamur atıyorlarsa da ben sayın İlçe Başkanı ve Sayın Belediye Başkanın bu yapmış oldukları çalışmaya da hangi anlamı vereceklerini de çok merak ediyorum. Tabi biz bununla ilgilide gerekli yasal müracaatlarımızı da yapacağımızı bura da bir kez daha söylüyorum.
Atatürk dirilip CHP’ye baksa, hepsini sopayla kovalardı
Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’den ibaret değil. Cumhuriyet Halk Partisi sadece kuruluşu aşamasında isim benzerliği olan bir partidir. Eğer Atatürk bir dirilirde bu anlamda Cumhuriyet Halk Partisine bir bakayım derse sopayla hepsini kovalayacak hale geldiği görecek. Çünkü CHP söylemlerinden uzaklaşan bir parti haline geldi. Sayın CHP İlçe Başkanı Selami Değirmenci legal ve illegal çalışmalardan bahsediyor. Evet bende yapmış oldukları bir fotoğraf göstereceğim. Burası milletin parasıyla yapılmış bir mendirek. Üzerinde Doğrusu hayır Cumhuriyet Halk Partisi yazıyor. Neresi bu yer. Dalgakıran mevkii. Kim yazmış? Cumhuriyet Halk Partisi. Ben bir boya alıp orada daha farklı şeylerde yazdırtabilirdim. Biz izinsiz hiçbir çalışmaya da imza attırtmadım. Sahilde duran araçlarımızda olmak kaydıyla. İlçe Başkanı demiş ki yasal bir kaydı yok. o yüzden bizde açmak zorunda kaldık. Kendi seçmenimiz baskı kurdu ve bu çerçevede bizde bunu gerçekleştirdik diyor. Ama biz izin aldık. 10 Ağustos ve 10 Eylül arasında referandum çalışması yapmak ve broşür dağıtımı yapmak için Kaymakamlık marifetiyle İlçe Emniyet Müdürlüğünden, yer olarak da Silivri Belediyesinden Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Yıldırım’dan izin alındı. Dolayısıyla bizim yaptığımız çalışma legal bir çalışmadır. Dolayısıyla bizim yaptığımız legal çalışmalar diğer siyasi partilere de örnek olacaktır. Çünkü biz iktidar partisiyiz. Diğer siyasi partilerinde abisi olan bir partiyiz. Yaptığımız bütün propaganda çalışmalarımız hepsi izinli ve Abdullah Yıldım imzalı izinlerimiz var.
Kendini hissettirmeyen Başkan’a en güzel örnek
Kazı ruhsatlarıyla ilgili İlçe Başkanının ve Belediye Başkanının söylemleri var. Ben o gün söylediklerimin arkasındayım arkadaşlar. Ben belediyeciliği de çok iyi biliyorum. Bu konu da da mütevazi olarak da davranmıyorum. Sayın Belediye Başkanının mızrak çuvala uymadı diye bir söylemi var. Alt yapı çalışması yapı koordinasyonlarının tespitlerinin yapılması, bedellerin ödenmesi, teminatların alınması kesinlikle İlçe Belediyesiyle ilişkili değildir. Zaten bizde başından beri bu sıkıntıdayız. TELEKOM’da bize bir yazı yazmış size karşı bir sorumluluğumuz yok. Kamuoyunu yanıltmak bir yere kadar. Metin Karakaş’ın bunları bilmediği kabul edemem. Çünkü 3.5 yıldır 5216 kanununda bu yönetmelikte yürürlükteydi. Belediye de alınmış bir tane teminat yok. Ne İSKİ ne İGDAŞ sadece de Türk TELEKOM’un önceden bir işiyle ilgili ufak bir teminatı var. Yönetmelikten sonra oda bize teminat yatırmayacağını yazı ile bize bildirdi diyor sayın Özcan Işıklar. Bakın arkadaşlar İlçe Başkanı da bizim kamuoyunu kandırdığımız ve yalan söylediğimi söylüyor. Yalancılık kavramının belediyecilik hayatı boyunca kime yakıştığını herkes çok iyi biliyor. Bakın arkadaşlar Kazı ruhsatları farklı bir şeydir. AYKOME’den alınacak olan izin farklı bir şeydir. AYKOME İstanbul’da yapılacak olan bir çalışmaların tek elden yapılabilmesi için kurulmuş olan bir kuruluştur. Bu bizim dönemimizde kurulmuştur. Ve bu birimden izin alarak hareket ediyorsunuz. Ama kazı ruhsatlarını ana harterlerin dışında ola yerlere vermek İlçe Belediyelerine mahsustur. Ben en az 50 tane imzaladığımı hatırlıyorum. Teminat alıp almama sizin uhdenizdedir. Böyle bir yetkileri olmasına rağmen yapmamışlarsa da onların aciziyetini gösterir. Kazı ruhsatı vermemişler mi? Vermişler. 16. 08. 2010 tarihinde Abdullah Yıldırım İmzasıyla kazı ruhsatı verilmiş. Kendini hissettirmeyen belediye başkanının en güzel örneği. Yapılan işlerin hiç birisinden haberi yok. Bu kadar insanların gözünün içine baka baka hem Belediye Başkanının yalan söylemsi hem de belediye başkanlığı yapmış birisinin İlçe Başkanının yalan söylemsi yakışık değil. Benim kızdığım taraf bu. Doğruları söyleyelim. İnsanlarda buna göre değerlendirsinler bizi. Varsa bir kusurumuz ben burayı asfalta boğarım. Onu yapmayan müteahhidin de İBB’ye alnını karışlarım. Parasını da Silivri Belediyesine ihraç olarak kaydettiririm. Ama öyle bir şey yok ki. Biz kazı ruhsatı verdik mi vermedik mi ilçe başkanı belediye başkanına soruyor.Belediye Başkanı yardımcısına sorsa biz kazı ruhsatı verdik böyle bir açıklama yapmayın diye başkanını uyarırdı. Ama bu kadar aciz yaklaşım sergileyen bir belediye var. Ve bu kadar aciz belediyeui savunmaya çalışan ve onun kusurlarını örtme noktasında da olağan üstü çaba göstererek aslında içinde fırtına kopan bir ilçe teşkilatı var. Ben belgeleriyle birlikte konuşuyorum. Gerek sayın İlçe Başkanına gerek Sayın Belediye Başkanına ben belediyecilik kursuda verebilirim. 5216 ve 5393 sayılı yasayla ilgili 15 gün boyunca onların her ikisine de eğitim de veririm. Bu işlerin nasıl yapıldığı konusunda da onlara seve seve yardımcı olurum.
 Köyde farklı ilçede farklı konuşuyorlar!
1/ 1000’lik Planlarla ilgili bir durum var. Orda bir beceriksizlik var. İlçe Başkanıyla Belediye Başkanı köylerde farklı konuşuyor İlçede farklı konuşuyor. Yok sinek ilaçlamaları yapılmıyor şu yapılmıyor bu yapılmıyor. Bir koordinasyon kuramıyorlar. Büyükşehir belediyesini kötülemekle kesinlikle bir yere varamazsınız. Kendi kendinizin ayaklarına taş bağlamış olursunuz. Planları yapma noktası kendi aciziyetleridir. Ben planlara bir namus gözüyle bakıyorum. 80 adayı 1001 kere düzelttirdik desem abartmış olmam. Yanlış çünkü. Uygulamalarda hatalar var. 5000’lil plana uymayan hatalar var. Bir beceriksizlik var ortada. Biz bunu meclis gündemine aldırdık. Değerli arkadaşlar Cumhuriyet İl Başkanlığı bir karar aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesinde çıkacak bütün planlara red oyu vereceğiz diye. Eğer bu kararlarını sürdürürlerse o planlar komisyondan çıkmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bütün dosyalara Silivri, Kadıköy,Beşiktaş,Büyük Çekmece, Ataşehir, Çatalca 13 tane yerin planlarına red oyu vereceğiz diye karar almış. Çatalca daha bir ay olmuş planları vereli benim planlarımı çıkartın diye yaygara yapıyor. Burdan da İlçe Başkanı ona destek veriyor. Arkadaşlar hiç kimse siyasi baskıyla planlarını çıkarttıramaz. Orada komisyon incelemesi arkadaşlarımız incelemesini yapar. Ortak kanaat oluştururlar. O karara katılan katılır katılmayanda karara katılmadığını söyler. Ben Cumhuriyet Halk Partisinin hem İlçe Başkanını hem Belediye Başkanını Uyarıyorum. Böyle bir kararları varsa önümüzdeki Büyükşehir Belediye Meclisi öncesinde bu kararlarından geri adım atımalarını rica ediyorum. Çünkü son meclis toplantısında Seymen Köyüne yapılacak okul bu konudan dolayı meclisten çıkamadı. Dolayısıyla önümüzde ki mecliste Cumhuriyet Halk Partisi siyasi iradesini ortaya koymazsa bizde bu konuda aynı tavrı sergileyeceğiz.
Tabakoğlu’nun bize yalvardığı günleri bilirim
Sivil Toplum Örgütleri Silivri’de gerçekten demokrasinin gelişimi anlamında çok ciddi anlam ifade ediyor. Ancak bir Sivil Toplum Örgütü var ki Esnaf Odası ilk defa bir belediyenin arka bahçesine büründü. Özellikle ben biliyorum oda başkanının bu kapılarda bana destek olun beni seçtirin ben AK Partiye çalışacağım deyip de bizlerin önünde yalvardığı günleri de biliyorum. Ve bu konuda da siyasi destek verirseniz ben seçilirim Necati Özkök’den de burası kurtulur söylemlerinin burada söylendiğine de şahit olan bir arkadaşınızım. Bizim ondan öyle bir beklentimiz de olmadı. Nitekim hem yerel seçimlerde hem genel seçimlerde dirsek teması kurarak bu anlamda kendi şeyini gösterdi. Esnaf odasının siyasi görünümünden arınmasını ben rica ediyorum. O kadrolarda AK Parti üyelerimizde var. Dolayısıyla Esnaf Odası Başkanının söylemleri biraz daha ileriye giderse sonuçlarına kendisi katlanacaktır. Çünkü esnaf odası gibi hassas olan kurumlarımız gibi bir çok kurum vardı niye şimdi niye onlar böyle bir yaklaşım sergilemiyorlar. Esnaf Odası Başkanımız siyaset yapacaksa saygı duyarım. Ama bir siyasi kimliği altında söylemlerini söyler. Onu Esnaf Odası Başkanı kimliği adı altında söyleyemez. Gıda Bankasına ben malzeme verecem karşılığında da gece pazarını alacam. Orada ne satılmış neler alınmış 10 milyar 20 milyar lira stand başına para alınmış. Al gülüm ver gülüm yaptılarsa bilemem. Ama bu söylemleriyle Belediye Başkanının da kendinin de başını derde sokar. O kurumu da diyet borcu diye siyasi partinin arka bahçesi konumuna getirmesin. Yoksa o kurumun altında kendisi kalır. 
Boğluca krizinin ve sonuçlarının tek sorumlusu CHP’ir
Dere Islahlarıyla ilgili Boğluca deresiyle ilgili şu ana kadar 10 trilyon bedel ödendi. Ama bunun sorumlusu Cumhuriyet Halk Partisi değilmiş gibi bir tavır sergilemeleri de gerçekten hoş değil. 2007 yılında Büyükşehir Belediye Başkanımız bir gece Silivri geldiği sahil gezisinde bunları ilk söylediğinde bunları hayal olarak görmüştük. Orta da sel yok bir şey yok. Ama gerçekten söylemleri doğru çıktı ve biz bunu yaşayarak bu projenin doğru bir proje olduğunu gördük. Bizde taşın altına elimiz koyduk. Ve bu çerçevede % 75’ine yakın tapu devirleri yapıldı. Ve birkaç mahkemelik dosya kaldı. Onlarda tamamlandıktan sonra yıkımları gerçekleşecek. Ve dere ıslahlarıyla ilgili proje bizimde takip ettiğimiz bir projedir. Bunlarda yıkımın ardından hemen gerçekleşecek bir projedir.
1,5 yılda Silivri’ye 150 trilyonluk hizmet yaptık
 Biz Silivri’mize Büyükşehir Belediyesi olarak bir buçuk yıl içerisinde 150 trilyonluk hizmet gerçekleştirdik. Gerek İSKİ çalışmaları gerek İGDAŞ çalışmaları gerek Selimpaşa’da ki alt geçit çalışması gerek asfalt çalışmaları ve bir çok çalışmalarla biz Büyükşehir olarak buradayız.
Değirmenci çark ediyor
Selami bey siyaseten acayip çark etmeye başladı. Çünkü İmam Hatip konusunda Milli Eğitimin önünde yaptığı açıklamalarda başkan bey İmam Hatip buraya gelmesin Çatalca’ya gitsin diye söylemleri var. Sonra ne oldu ne bitti bilmiyorum şimdide binle ilköğretim okulu olabilir şu olabilir falan demeye başladı. Zaten devlet büyükleri bunu kendi içerisinde değerlendiriyorlar. Bunun yerinin neresi olacağına siyasiler karar veremez. Bu okulun nerede olacağına bıraksın devletin kendisi karar versin. Çatışma ortamı olacak gibi söylemlerle bir çatışma ortamını fitilleyen söylemlerde bu anlamda doğru değil. İmam Hatipli çocuklar kimin çocukları? Bizim çocuklarımız. Onlar öcü değil ki. Hakkı olmayan işlere burnunu sokmasın sayın başkan.
Birinin ömrü gıy gıy, ötekinin ömrü lak lak ile geçiyor
Silivri’de 3,5 ayda ne yağıldı? Hiç birşey. Festivaller hariç. Hani Ağustos böceğinin gıy gıy muhabbeti var ya onun skeçleride çevrildi. Kış geliyor arkadaşlar. Ben isterdim ki belediye başkanı aslanlar gibi çıksın bakın bana güvendiniz ben şunu yaptım bana güvendiniz ben bunu yaptım diyerek hizmetlerini anlatsın. Biz siyasetti öyle yapıyoruz. Tarlada izin olanın harmanda gözü olur. Bizim tarlada izimiz var. Biz işimizi yaptık. Seçim zamanı da gidiyoruz harmandan hizmetlerimize karşı oy istiyoruz. Verir vermez o hiç önemli değil. Ama başımız dik bir şekilde gidiyoruz. Dolayısıyla Selami başkanda lak laktan başka bir şey yapmıyor. Yani çok güzel bir tanımla oldu. Selami Başkaın ömrü Leyleğin ömrü laklak la geçer gibi geçer, Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın ömrüre de Ağustos böceği gibi gıy gıyla geçer misali ikiside baş başa vermişler hiçbir iş yapmadan laf üreterek insanlara korku piskolojsiyle yok din devleti gelecekmiş yok çarşaflarla insanlar gezecekmiş diye lak lak yapıyorlar. Açsınlar ananelerinin babanelerinin fotoğraflarına baksınlar.
Haber: Fatma Sarıbıyık

Yorumlar
  • Yorumcu

    Önce ağzını yıkamalı sonra Atatürkü ve CHP yi ağzına almalı. CHP'yi eleştirebilirsin fakat 1938 yılında sonsuzluğa uğurladığımız Atatürk adına kimsenin konuşma yetkisi yokur, bu ayıbı sanırım AKP nin üst yöneticileri görecektir.

    cevapla
Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz
Facebook Yorumları