Bakanlık talimatı verdi: RTÜK'ten dizi hamlesi
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, internet medyasına geniş sansür hazırlığını savunurken, televizyonlar için geçerli olan kuralların internet yayınları için de uygulanmasını istediklerini belirterek “Televizyonlarda sansür mü var?” dedi. Oysa televizyon kanalları için RTÜK’ün belirlediği kurallar ve cezaların neredeyse tamamı OHAL KHK’leri ile arttırıldı.“Ekran karartma” benzeri uygulamalar OHAL döneminde yaygınlaştı. Düzenlemeye hangi yayınların gireceği ile ilgili komisyon kurulacağı öğrenilirken RTÜK, yasa tasarısının Meclis’ten çıkmasını beklemeden, Show TV’de yayımlanan “Çukur” dizisinin televizyon versiyonu ile internet versiyonunu karşılaştırıp küfürler üzerinden cezalandırmaya hazırlanıyor.Kapsamı belirlenmedi


İnternet üzerinden yapılan görüntülü ve sesli yayınlara sansür getiren düzenlemenin kapsamı ile ilgili hazırlık çalışmalarına henüz başlanmadığı öğrenildi. Yasa tasarısına göre, kapsam ve diğer ayrıntılar için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile RTÜK tarafınan bir yönetmelik hazırlanacak. Yönetmeliğin çıkarılması için belirlenen 6 aylık süre içinde BTK ve RTÜK arasında ortak bir komisyonun kurulacağı öğrenildi. Sansürün kapsamı bu çalışmalar sırasında belirlenecek.


RTÜK Meclis’i bile beklemedi


RTÜK, internet yayınlarını gözaltına alan düzenlemenin Meclis’te yasalaşmasını beklemeden, TV kanallarının internette yayınlanan “bip”siz ve “buz”suz versiyonlarını cezalandırmak için adım attı. Tasarının, televizyon kanallarının, internet siteleri üzerinden yapılan yayınlarının da RTÜK denetime girmesini öngördüğü belirtilirken RTÜK yasanın nasıl uygulanacağını ortaya koyacak bir karar hazırlandı. Show TV’de yayımlanan ‘Çukur’ adlı dizi için hazırlanan ve dizide kullanılan küfürlerin deşifre edildiği uzman raporunda, “Dizinin televizyonda yayımlanan bip’lenmiş yayını ile internet sitesinde yer alan sansürsüz hali beraber değerlendirildiğinde; argo ve küfür niteliğindeki ifadeleri söyleyen kişinin ağız hareketlerinden söz konusu ifadelerin ekran başındaki izleyiciler tarafından anlaşılabileceği görülmektedir” ifadeleri kullanıldı. Dünkü Üst Kurul toplantısında rapor gündeme geldi, ancak bir üyenin toplantıya katılmaması nedeniyle, oylamada eşit sonuç çıktı Kanalın cezalandırılıp cezalandırılmayacağı önümüzdeki hafta belli olacak.


Bakan Arslan: TV'lerde sansür mü var?


Yönetmelik çalışmalarının ortağı olan BTK’nin bağlı olduğu Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Cumhuriyet’in gündeme getirdiği “internete sansür” düzenlemesiyle ilgili soruları yanıtladı. “Güvenli İnternet Günü”ne katılan Aslan, gazetecilerin soruları üzerine, “Gerçek hayatta her ne suç ise, sanal hayatta da aynı şeyler suç. Başkalarının özgürlük alanına müdahale ediyorsanız, orada bir sınırlama başlıyor. Biz televizyon ve radyo yayınları konusunda milli güvenliğe, ülkenin ahlai değerlerine yanlışlık yapıyorlarsa bununla ilgili tedbir almak, işlem yapmak zorundayız. Eğer milli güvenliğe müzahir, ülkenin ahlaki değerlerine müzahir bir yanlışlık yapılıyorsa bununla ilgili tedbir almak, işlem yapmak durumundayız, yapıyoruz” dedi.Arslan, “Bugün televizyonlarda sansür mü var? Televizyonlarda sansür yok. Her program yayımlanabiliyor. İnternet üzerinden yapılan televizyon yayınlarında herhangi bir düzenleme olmamasından kaynaklı insanlar burada yanlışlık yapabiliyorlar. Bizim amacımız burada bir yasal düzenleme getirmek ve yanlışlığın önüne geçmek. Kesinlikle hiç kimsenin doğru yayınına müdahale etmek değildir. Televizyon yayıncılığında her ne normalse, yapılabiliyorsa aynı şeyin internet yayıncılığında da yapılabilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.


Ekran karartma OHAL’le geldi


Aslan’ın, televizyonlarda “sansür olmadığı” yönünde açıklama yapsa da OHAL KHK’leriyle tv yayınlarına yönelik ihlal yaptırımları artırıldı. Bu kapsamda RTÜK’ün TV ve radyo kanallarına yönelik yayın ilkelerinin içerikleri ve yayın ilkelerinin ihlali durumunda verilecek cezaların şiddeti OHAL KHK’leri ile arttırıldı. İnternet yayıncılığına sansürü düzenleyen yasa tasarısından önce hükümet OHAL KHK’leri ile yayın dünyasına şu müdahalelerde bulundu:* Türkçe veya değil yurtdışından Türkiye’ye ait uydular üzerinden yapılan tüm televizyon ve radyo yayınları Türk yargı yetkisi içinde kabul edildi ve RTÜK’ten yayın lisansı zorunluluğu getirildi.


Kamu yararı koşulu


* Yayın lisansları; milli güvenlik, kamu düzeninin korunması ve kamu yararı koşullarına bağlandı. Yayın lisanslarının MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü onayı olmadan verilmemesi kuralı getirildi.

* Olağanüstü dönemlerde yapılan yayınlar ile ilgili ayrıntılı düzenlemeler yaşama geçirildi. Televizyonlar ve radyolar, yayın yasak ve kısıtlamaları ile ilgili olarak gazeteler gibi Basın Kanunu ile ilişkilendirildi.* “Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet edecek sonuçlar doğuracak şekilde sunmamak”, ihlal durumunda ekran karartma cezasına kadar gidebilecek bir yayın ilkesi haline getirildi.


Yayın durdurma


* “Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı”, “Çocuklara, güçsüzlere, engellilere karşı istismar içeren ve şiddeti teşvik eden”, “Alkol, tütün ürünleri ve uyuşturucu madde kullanımı ile kumar oynatmayı özendiren” programlar, yayın durdurma cezası ile ilişkilendirildi.


* “Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşünücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde yayın yapılması”ndan, “haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilmesine”, “haberlerin kaynak belirtmeden yayımlanmasına”, “siyasî partiler ve demokratik gruplar ile ilgili tek yönlü veya taraf tutar nitelikte yayın yapılması”na kadar tüm yayın ilkelerinin ihlali yayın lisansı iptaline kadar vardırıldı.


* Yayın ihlallerinin cezaları da OHAL döneminde artırıldı. Yayın yasak ve kısıtlamalarına uyulmaması halinde, RTÜK’e kademeli olarak yayın durdurma ve yayın lisansını iptal etme yetkisi verildi. RTÜK’ün verdiği zaten ağır olan idari para cezaları da yine kademeli olarak OHAL KHK’leri ile arttırıldı.


33 TV hâlâ kapalı


* Özel radyoların kendi vericilerini kurması engellendi. Sermayesinin en az yarısı devlete ait olan bir şirket kuruldu. Tüm özel radyo vericileri bu şirketin elinde toplandı.


* KHK listeleri ve KHK’nin verdiği idari yetki ile 37 televizyon kanalı kapatıldı. Sadece 4’ü daha sonra geri açıldı. 33 TV hâlâ kapalı. Aynı yöntemlerle 41 radyonun sesi kesildi, 4 için kapatma kararı kaldırıldı, 37 radyo hâlâ kapalı. KHK’lerle kapatılan özel televizyon ve radyo şirketlerinin devlete geçen lisansları, frekansları, kameralarından, montaj makinelerine tüm mallarının TMSF’ye ya da kayyım yönetimine aktarılması, buradan da başka şirketlere satılmasının önü açıldı. 
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Zirvedeki Gazeteciler
Zirvedeki Gazeteciler

Haberi Oku