MUM SÖNDÜ!

 
Son günlerde Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın ve Silivri  İşadamları Derneği Başkanı Hakan Kocabaş'ın kamuoyuna söylediği yanıltıcı ve yalan yanlış bilgiler bana bir Japon Atasözünü hatırlattı. 
 Japon Atasözü der ki; " Yalan dört nala gider. Hakikat ise adım adım yürür. Fakat yinede vaktinde yetişir."
Ve Başkan Işıklar'ın söylediklerini yalanlarcasına bölgenin en güçlü sesi Gazete İstanbul  belgeleriyle birlikte bir bir ortaya koyuyor. 
Gazete İstanbul ekibinin belgeli olarak ortaya koyduğu haberleri yalanlamak için kendi yandaş medyasına giden başkan Işıklar, yaptığı açıklamaları ile aslında kendi kendini de yalanlıyor. 
Oğlunun Burhan Soyaslan ile ilgili ortaklık haberine üç farklı cümle ile cevap veren baba Işıklar, söylediği üç kelime ile de kendi tutarsızlığını gözler önüne seriyor. 
Önce oğlum ortak değil diyor, sonra matematik uzmanı birini yanına almakla Burhan Soyaslan çok şanslı diyor, ardından da ortak olduğunu ispatlasınlar belediye başkanlığından istifa ederim diyor bizim başkan. 
Gazete İstanbul'da bugün Başkan Işıklar'ın oğlu ile Burhan Soyaslan'ın ortak olduğunun belgesini şak diye ortaya çıkarıyor. 
Hatta sevgili büyüğüm Ali Tarakçı'da köşesinden " İstifa et Başkan Işıklar" diye çağrı çıkartıyor. 
Başkan Işıklar istifa eder mi bilemem ama, tutarsız konuşmaları ile kamuoyunda yalancı pozisyonuna düşmek için elinden geleni yapıyor.   
Hal böyle olunca da Başkan Işıklar'ın söylediği bir çok sözün doğru olmadığı da ortaya çıkmış oluyor. 
Peki bizim başkan neden bu yollara başvuruyor? 
Neden kamuoyuna yanıltıcı bilgiler veriyor? 
Hadi bizim başkan yandaş medyasına gidip konuştu. Peki söyleşiyi yapan arkadaş neden başkan Işıklar'a söylediği üç kelimenin de birbirinden tutarsız olduğunu ve verdiği cevaplarla kendini yalancı pozisyonuna düşüreceğini söylemiyor? 
Yoksa bu arkadaş Başkan Işıklar'a bunu bile bile mi yapıyor?!
Başkan Işıklar'ı kamuoyunda bu konuma düşürmek içten içe zevk mi veriyor bu yandaş medyaya?! 


***
 Gelelim SİAD Başkanı Hakan Kocabaş'a... 
Altı üstü bir soru sordum sizlere. 
Sanayicilere yapılan ziyaretleri siz mi düzenliyorsunuz? Siz düzenliyorsanız neden sadece Belediye Başkanı var o ziyaretlerde? Genel seçim sürecinde sadece Başkan Işıklar ile birlikte sanayicileri ziyaret etmeniz  siyasiler  ve kamuoyu tarafından yanlış anlaşılmalara neden oluyor. 
Gördüğünüz üzere soru gayet açık ve net. 
Hakan Kocabaş'ın bu soruya cevabı ise; Ben herkesi davet ettim. AK Parti İlçe Başkanı Dilek Demiral'i ve tüm Siyasi Parti İlçe Başkanlarını da davet ettim. Ama kimse gelmedi. Bir tek Belediye Başkanımız katılmak istediğini söyledi. Gelmek isteyene ben gelme diyemem. 
Gelme diyemezsiniz tabi ki Hakan başkan. 
Hem davet edip hem de gelme demek ayıp olur zaten. 
Şimdi gelelim biz herkesi davet ettik mevzusuna. 
Hakan Kocabaş, biz herkesi davet ettik diyor. 
Ama siyasi parti ilçe başkanları ise davet almadıklarını açıklıyorlar. 
Kime açıklıyorlar? 
Sevgili meslektaşım Müge Cesur Özmen'e. 
E bu açıklamalar karşısında SİAD Başkanı Hakan Kocabaş kamuoyu önünde yalancı durumuna düşmüyor mu?  Düşüyor.
Halbu ki bu ziyaretler Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın fikriydi, bizde kendisine eşlik ettik deseydiniz hem siz yalancı durumuna düşmeyecektiniz, hem de bu konu bu kadar uzamayacaktı. 
Belediye Başkanının sanayicilere ziyaret programı düzenlemesi gayet normal. 
Kimsenin de buna sözü olamaz. 
Hatta benim bile. 
Siz yeter ki samimi ve gerçekçi olun beyler. 
Yoksa tıpkı bugün olduğu gibi mumunuz yatsıya varmadan söner!
Kalın sağlıcakla...  
YORUM EKLE