Salgın ne zaman biter?

Yazımızın hemen başında önce şunu bir söyleyelim.

Dün sosyal medya bir yanlış paylaşım yüzünden yıkıldı.

Paylaşımda TBMM’de ‘çocukların cinsel istismarının affına’ ilişkin bir teklif olduğu söyleniyordu.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Zeynel Emre ‘Bu bilgi tamamen gerçek dışıdır. Böyle bir teklif  adalet komisyonuna gelmedi, meclis de görüşülmedi ve kanunlaşmadı. Bilginize…’ diyerek bir paylaşım yaparak bu belgeyi yalanladı.

Sevgili arkadaşlar, defalarca uyarıyoruz, söylüyoruz, yazıyoruz.

Şu internet çağının güzelliklerinden istifade edelim, rezilliklerinden kendimizi alı koyalım.

Herhangi bir belge, bilgi, not, fotoğraf size mesaj yoluyla, paylaşımla vesaire gelirse lütfen o paylaşımın doğruluğundan emin olmadan siz de paylaşmayın. Kötü niyetli insanların oyununa alet olmayın. Aynı paylaşımın sizin içinde olabileceğini düşünün. Biz gazeteciler biliriz, bir bilgi en az iki kaynağa doğrulatılmadan haber olmaz… Bu ilkeyi lütfen sizlerde hayatınıza uygulayın artık…

Tedbirler kademeli olarak gevşiyor

Gelelim dünyanın başına bela olan koronavirüsle savaş gündemimize.

Bu yazıda oldukça olumlu gelişmeler paylaşacağım.

En başta geleni yavaş yavaş tüm dünyada koronavirüsle mücadele kapsamında tedbirlerin gevşetilmeye başlaması.

Alman ulusal bilim akademisi dün koronavirüsle mücadele için alınan tedbirlerin gevşetilmesine yönelik tavsiyelerini açıklarken Mayıs ayında askıya alınan futbol müsabakalarının yeniden başlayabileceği duyuruldu.

İspanya’da sanayi ve inşaat sektörü iş başa yaptı.

İsveç haftalar önce otokontrollü bir şekilde normal hayatına dönmüştü zaten

Avusturya’da esnaf ve işyerleri normal hayatlarına başladılar.

Norveç ve Danimarka’da okullar haftaya açılıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ulusa sesleniş konuşmasında sokağa çıkma kısıtlamalarının 11 Mayıs'a kadar uzatıldığını duyurarak, tedbirlerin gevşetilmesini kademeli olarak hayata geçireceklerini söyledi.

Salgın ne zaman biter?

Salgının ne zaman biteceyi konusunda üç görüş var.

En iyimser olarak Japon bilim insanları 2020 Temmuz ayından itibaren dünyada hayatın normale geçeceğini kaydediyor.

Dünya Sağlık Örgütü Eylül ayına kadar aşının hayata geçeceğini ve yıl sonuna kadar virüsten tamamen kurtulabilineceğini belirtiyor.

Bill Gates Vakfı en az 18 aylık bir mücadelemiz var diyerek salgının tam olarak 2021 Eylül’de biteceğini söyleyerek en uzak tahmini yapıyor.

Öte yandan Çin'in Covid-19 tedavisinde kullanılmak üzere kendi imkânlarıyla geliştirdiği aşının klinik denemeleri için idari iznin verildiği haberi de geldi.

Anlayacağınız salgının tam olarak bitmesi için ya aşıyı bekleyeceğiz, ya otokontrollü bir şekilde izole olarak, korunarak, İsveç örneğindeki gibi normal hayatımızı da sürdürmeye çalışacağız, veya sürü bağışıklık yöntemi ile haydaaa diyerek normal hayatımıza kaldığımız yerden başlayacağız.

Size birşey söyleyeyim mi?

İnanın bana fazla canınızı sıkmayın.

İşlerimiz biraz bozulacak elbet. Gezmelerden, tozmalardan, eğlenceden, kakara kikirilerden uzak kalalım biraz. Ama en geç bir yıl içerisinde yeniden o güzel hayatımıza döneceğiz. Ya aramızdan ayrılan yüzbinlerce insandan birisi olsak, fena mı?

Dijital dünyaya alışacağız

Bakın dünyanın en güçlü ordularının oluşturduğu NATO, 70 yıllık tarihinde ilk kez bir virüse karşı savaş halinde.

Nato’da ABD gibi Fransa gibi hazırlıksız yakalandık diyor.

İşte belki de ‘Yapay Zeka Çağı’nın bu ilk saldırısı.

Kim bilir önümüzde ne tür saldırılar bizleri bekliyor.

Böceklerle savaşlar, karıncalarla savaşlar, hayvanlarla savaşlar yaşayacağız.

Virüs ister kendi çıksın, ister bilimsel olarak çıkarılsın buna benzer virüsleri göreceğimizi gösteriyor.

İngiltere’de yayınlanan bir gazete virüsün Çin’de bir laboratuarda yapılan deney sonrası kaza ile yayıldığını belgelerle ortaya koydu zaten.

Termal kameralar daha çok hayatımıza olacak artık.

Tabi aşı bahanesiyle tüm insanlara çip takma olayını da unutmayalım.

*

Anlayacağınız belki beş on yılda bu dediklerimiz gerçekleşmeyebilir. Ancak, 40-50 yılda gerçekleşeceğine dair (şayet ömrüm olursa) her şeyimi ortaya koyarak iddiaya girebilirim.

Yani çocuklarımızı farklı bir dünya bekliyor. 

Dijital diktatörlük dünyası. Ulus devletlerin yok olup mikro devletler oluşturularak dijital devletler ile yeni bir dünya kurulacak.

Tek dil, tek din, tek bayrak işte tam o zaman hayata geçecek.

Bizler de belki o zaman toprağın altında çoktan çürümüş olacağız…

Süleyman Soylu’nun istifasına binaen!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bir akşam üstü görevinden istifa ettiğini açıkladı, gece yarısı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yeniden istifası kabul edilmedi ve görevinin başına döndü.

Haliyle bu durum çok tartışıldı.

Cumhurbaşkanlığı sisteminde tüm bakanlar direk Cumhurbaşkanına bağlı olduğu için Soylu’nun Cumhurbaşkanı ile konuşmadan böyle bir hamle yapma olasılığının zayıf olduğunu düşünenler, bu istifa eğer habersizce yapıldıysa Erdoğan’ın karizmasını sarsan bir olay yorumları yapmakta.

Diyelim Soylu ‘tek taraflı olarak bu kararı aldı’…

O zaman da; ‘Erdoğan kabinesine, bakanlarına hakim değil mi?  Kritik pozisyondaki bir bakanı istifa ederken ona danışmıyorsa ortada bir sorun yok mu?’ yorumları yapılmaz mı?

Ak Parti’de Berat Albayrak ile Süleyman Soylu’nun arasında soğuk rüzgarlar estiğini bilmeyen yok.

Bu hamle ile Soylu’nun partideki konumunu güçlendirdiği Albayrak’ın da zayıfladığını söyleyenler de var, Erdoğan’ın yarın virüs olayından sonra Soylu’yu görevden alacağını söyleyenlerde var.

GÜNÜN FOTOĞRAFI




Corona ilk kez 1925 yılında Taksim’de görüldü! 

Bu fotoğraf Koleksiyoner Dr. Sertaç Kayseriloğlu’nun arşivinden çıktı. Bu Taksim fotoğrafının arkasında, eski Türkçe el yazısı ile 1341 yani 1925 tarihi yer almakta. Fotoğraftaki büfenin üzerindeki tabelada yer alan “CORONA” ise, 1925 yılında resmi lisansını almış ve bir şapka / giysi markası olarak da zaman içinde oldukça ünlü bir dünya markası haline gelmiş. Kelime olarak “taç” anlamına gelen CORONA, çıktığı ilk yılda İstanbul sokaklarındaki seçkin kişiler üzerinde de görülecek ve Taksim gibi ünlü bir meydanda da böylesi reklamını verecek.

YORUM EKLE