Yerel Gündem:
Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Büyükçekmece'de...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi AB'deki birileri 'niye idam istiyorsunuz' diyor. Sana ne! Belki OHAL 3 ay daha uzar size ne ya. Haddinizi bilin, haddinizi!" dedi.


Son Dakika! Erdoğan Avrupa'ya Posta Koydu: Sana Ne! Haddinizi Bilin, Haddinizi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Yeni İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisleri ile Çevre Yatırımları Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben Hans'ın George'un ağzına bakarak karar vermem. Ben Hakk'a ve halka yönelerek cevabımı veririm. Halkım idam mı diyor, parlamentoya gelir. Parlamento idam diyorsa bana gelir ben de onaylarım, bunu açıkladım. Şimdi Avrupa Birliği'ndeki birileri niye idam istiyorsunuz, sana ne!" dedi.

OHAL eleştirilerine de kızan Cumhurbaşkanı, "Belki OHAL 3 ay daha uzar size ne ya? Bunun kararını hükümet parlamento verir size ne? Bu ülkeyi AP mi yönetiyor, hükümet mi yönetiyor. Size ne! Haddinizi bilin, haddinizi!" diyerek Avrupa'ya çıkıştı.

Anayasa değişikliğine de değinen Erdoğan "Temenni ederim ki isabetli adım atılır. Adımla da tabii sayı yeterli değil. Ama ana muhalefetin içinden de destek gelirse hallolur. İktidar ve MHP biz yine de milletimize götürelim. Milletimiz ne der ben biliyorum. Kamuoyu araştırmalarında da görüyorum. Yüzde 72 ile nasıl anayasa değişikliği yaptıysa burada da destek vererek değişikliği yapacaktır." diye konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

"Bizi milletimiz ezici bir çoğunluk yüzde 63'le başa getirdi. 19 Kasım, 14. yılı geride bıraktık. Bir yandan içeride dışarıda tuzak ve engellerle mücadele ederken, bir yandan hizmetler getirmenin çabası içinde olduk. Eğitim, sağlık, enerji, tarım, savunma sanayide, her alanda devrim niteliğinde reformlar yaptık. Cumhuriyet tarihinde yapılanların kat kat fazlasını yaptık. Biz ülkemize, milletimize hizmet için çalışırken birileri de bize çelme takmaya çalışıyor. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi ardından gelen kapatma davası. Ardından yapılanlar da aynı amaca yönelik.

"TÜRKİYE 3 YILDIR ATEŞ ÇEMBERİNDEN GEÇİYOR"

Amaç neydi? Türkiye'yi hızlı büyüme amacından tüm dostlarına, mağdurlara el uzatan bir ülke yolundan alıkoymak. Nerede garip var, biz oradayız. Neresi olursa olsun. Biz oradayız. Kardeşlerim Türkiye özellikle son 3 yıldır bir ateş çemberinden geçiyor. Bu mücadelenin adını doğru koymak lazım. Cumhuriyet'ten sonra yeni bir Kurtuluş Savaşı veriyoruz. Üstelik bu savaşı tek bir cephede değil askeri, siyasi, ekonomik veriyoruz. Gezi ile çevre hassasiyetini tehdit algısı ile kaos çıkarmak istediler. Bu ahlaksızlara sorun bu ülkeye kaç ağaç diktiniz? Biz milyonlarca değil, milyarlarca diktik. Taksim'de 13 ağacın yeri değiştirildi. Bunun için neler yapmadı. Bunlar her şeyi yapar, cibiliyetlerin gereği bu onun için. Bu saldırıyı bir ayda boşa çıkardık. Ardından 17-25 Aralık emniyet yargı darbesi geldi. Yani FETÖ. Ne dediler, yolsuzluk hırsızlık dediler. Ne kadar siyasi ekonomik dinamik varsa hepsine saldırdılar. Yolsuzluk bunlardaydı. Hırsızın ta kendileri, kendileriydi. İş adamlarını tehdit ediyorlardı. Bunları yaptılar.

"BEN HANS'IN, GEORGE'UN AĞZINA BAKARAK KARAR VERMEM"

Bu konuyla ilgili düşüncelerimi söyledim. Ben Hans'ın, George'un ağzına bakarak karar vermem. Ben Hakk'a ve halka yönelerek cevabımı veririm. Halkım idam mı diyor, parlamentoya gelir. Parlamento idam diyorsa bana gelir ben de onaylarım, bunu açıkladım. Şimdi Avrupa Birliği'ndeki birileri 'niye idam istiyorsunuz?' sana ne! Demokrasi milli irade değil mi? Milli irade bunu istiyorsa vekiller de bunu istiyorsa yasalara göre Cumhurbaşkanına gelir, ben de bu istikamette veririm. Benim 248 tane şehidim var. Bekara karı boşamak kolaydır. Bunların böyle bir durumu yok. Benim 2 bin 193 gazim var. Bunlar rahat. Biz dertliyiz dertli. Bu kadar parlamento yakılıp yıkılacak, özel harekat binamız bombalanacak, aynı şekilde Boğaz Köprüsü bombalanacak. Orada 36 tane insanımız şehit olacak. Bunlar hala utanmadan, sıkılmadan kalkacaklar, 'böyle bir şey isteyemezsin' diyecekler.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyiniz onlar diridir, siz bilemezsiniz. Onların şöyle ya da böyle demesi önemli değil, siz ne diyorsunuz? Milli irade ne diyorsa odur. Anayasa değişikliği hazırlanıyor. Şu anda da görüldüğü kadarıyla iktidar ile MHP ortaklaşa çalışma sürdürüyorlar. Temmeni ederim ki isabetli adım atılır. Adımla da tabii sayı yeterli değil. Ama ana muhalefetin içinden de destek gelirse hallolur. İktidar ve MHP, biz yine de milletimize götürelim. Milletimiz ne der, ben biliyorum. Kamuoyu araştırmalarında da görüyorum. Yüzde 72 ile nasıl anayasa değişikliği yaptıysa burada da destek vererek değişikliği yapacaktır.

"BUNLAR AKRABA"

Önce Güneydoğu Anadolu'da çukur eylemleri yaptılar. Vatandaş ve güvenlik görevlilerimizin şehadetiyle sonuçlandı. Artık bunlara gereken dersi ilk yapılacak seçimlerde vermemiz lazım. Suriye ve Irak'taki eylemleri DEAŞ ile ülkemize bulaştırmak istediler. 56 kardeşimizi canlı bomba ile Gaziantep'te şehit ettiler. Bunlar aynı akraba. Bunlar bizim üyelerimiz dediler, alakası yok. 6 yaşındaki yavrunun kolu kopmuş bunlar böyle alçak. Bizler dik duracağız.

"15 TEMMUZ BİR İŞGAL GİRİŞİMİDİR"

İstihbarat teşkilatlarımızın çalışmalarıyla terör örgütü bekleneni vermedi. Mücadele alanını Türkiye sınırları dışına taşıdı. Celabrus'u DEAŞ'dan kurtardık. Rai'yi kurtardık. El Bab'ı kuşattık. 15 Temmuz saldırıların en alçakçasıydı. FETÖ ihanet çetesi çoluğun çocuğun rızkından keserek namuslarına emanet edilen tankları, topları milletin üzerine sürdü. Türkiye 2 fiili darbe, 2 de darbe operasyonu yaşamıştır. Bunlar halkımızın gönlünde derin izler bıraktı. 15 Temmuz kadar ihanet değildi. Türkiye'nin iradesini dış güçlere peşkeş çekmiş güruhun işiydi. 15 Temmuz aynı zamanda bir işgal girişimidir. Devletin silahlarıyla millet katledilmemişti.

"BEDELİNİ ÖDEYECEKLER"

15 Temmuz TSK içindeki asker elbiseli hainler tarafından gerçekleştiğinden cunta girişimidir. 15 Temmuz günü güneş batarken herkesin bir hesabı vardı. Öngörülmeyen bir hesap devreye girdi. Tüm hesapları bozdu. Milletlerden millet olmadığını şanına şöhretine boşuna sahip olamadığını gösterdi. Tanklara, helikopterlere meydan okudu. Nur mağarasının kapısındaki örümcek ağının gücünü unutmayın. Allah bizimle beraber. Gören gözler bir anda görmüyor. Şair ne diyor; İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek, sinede yüktür... İmanlı yürekler imansız yürekleri bitirdi. Pensilvanya'ya da göstermiştir. Ya yurt dışına kaçtılar ya da cezaevlerindeler. Hukuk, yasa ne emrediyorsa bunun bedelini ödeyecekler.

"VÜCUTLARINI SİPER EDEN KARDEŞLERİME ŞÜKRANLARIMI İLETİYORUM"

Kopyalarla, kamu personel sınavlarındaki yolsuzlukların bedelini ödeyecekler. İnsanlar hakkı olduğu halde devlet dairelerine giremediler. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Saraçhane başta olmak üzere İstanbullulara bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Havalimanına indiğimde beni karşılayan, bakanımı, eşimi, torunlarımı karşılayan vücutlarını siper eden, uçaklardan koruyan 10 binlerce kardeşime şükranlarımı iletiyorum. Meydanlara inin dediğimde FaceTime'dan, şükranlarımı iletiyorum. Bu millet yüce bir millet.

"SİZ NENE HATUN'UN TORUNLARISINIZ"

Dün akşam Sancaktepe'de bir gazi, bir de şehidimizin evini ziyaret ettim. Şehitler tepesi boş değil, toprağını kahramanlar bekliyor diyor şair. Milletimiz o gece cümle aleme ilan etmiştir. Rabbim sizlerden ve tüm İstanbullulardan milletimden razı olsun. Darbe girişimini geride bıraktık. Mücadelemiz bitmedi. Hanım kardeşlerimiz mücadele verdi, 11 hanım kardeşim şehit oldu. Siz Nene Hatunların torunlarısınız.

"TÜRKİYE'Yİ TEHDİT EDİYORLAR"

İçerde PKK, DEAŞ teröristleriyle mücadelemizi sürdürüyoruz. Dışarda da mücadeleimizi sürdürüyoruz. AP'nin aldığı son kararı gördünüz değil mi? Milletime sesleniyorum; Şimdi onlar da tekrar izlesin, neymiş efendim Türkiye'de olağanüstü hal varmış, teröristlerin üzerine çok sert gidiyormuş, görevden alınıyormuş, idam cezası tartışılıyormuş, medyaya kısıtlama varmış, vize serbestisinde 72 şarttan 7'si yapılmamış, gümrükle ilgili ekonomi ile ilgili tehdit ediyorlar. Silah veriyorlarmış da silah verilmemesi konusunda karar alacakmış.

"SİZE NE! HADDİNİZİ BİLİN, HADDİNİZİ"

Her gün terör eyleme yapılan bir ülkeye terörle mücadele yapma demek dükkanı kapatıp git demek. Ey AP siz terör örgütüne çanak mı tuttunuz? Hayır olsun. Hani PKK terör örgütüydü, siz nasıl böyle karar alırsınız, yardım yataklık yaptınığınızın farkında mısınız? Fransa OHAL'i 3+3+6 ay şeklinde uzattı. Ona böyle bir karar aldınız mı? Seçimler sebebi ile Fransa yeniden uzatmayı düşünüyor. Belki 3 ay daha... Size ne ya? Bunun kararını hükümet, parlamento verir size ne? Bu ülkeyi AP mi yönetiyor, hükümet mi yönetiyor? Size ne! Haddinizi bilin, haddinizi!

"TERÖRİST KÖŞE YAZARI MÜSVEDDESİ"

En son mülteci sonunda Avrupa ülkeleri ne kadar insanlıktan uzaklığa düşeceklerini sayısız gazete arşivinde mevcuttur. Türkiye'yi hizaya sokacaklarını zannedenler büyük bir yanlış peşindeler. Bir gün silahlarının namlularını size de doğrultacak. Bir tane terörist köşe yazarı. Köşe yazarı müsveddesi. 5 yıl 10 aya mahkum oluyor, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılıyor. Almanya'ya kaçıyor. Alman Cumhurbaşkanı ağırlıyor. Ne menem iştir. İngiltere'de yaptığı konuşmada Türkiye'yi açık hava gazeteci hapishanesine benzetiyor. Peki sen nasıl kaçıp gittin? Seni hukuk hapishaneye koymuyor, serbest bırakıyor sen de kaçıp gidiyorsun. Hadi kalsaydın ya, niye kaçtın? Karakter meselesi bu. Diktatör adı başlığını attı, sen kaçıp gidebilir misin ya? Diktatör olsaydı sen hangi zindanlarda olacaktın? Batı bu, koynunda bunları besliyor. Bunlara yaptırdıkları konuşmalarla Türkiye değişmez, daha da güçlenecek Allah'ın izniyle. Avrupa Birliği'nin ve Parlamentosu'nun ikiyüzlülüğü için örnek: AP 23 Kasım tarihinde, yani ülkemizle ilgili oylama öncesi karar aldı. Propogandaya karşı AB stratejik iletişim kararı. Bu karar önemli. Bu karar medya özgürlüğü açısından tam tersi tespit ve tavsiyelerle dolu. AP kendi çıkarları olunca ne kadar kısıtlayıcı olabileceğini bu kararla ortaya koymuştur.

"KARARI OKUYUN"

Özellikle AB'yle ilişkilerimiz konusunda konuşanlara kararı okusun diyorum. Kararda nefret, şiddet, savaşın kışkırtılması ifade özgürlüğüne girmez deniyor. Sizde olunca olmuyor, bizde olunca niçin kılıf uyduruyorsunuz? Biz terör örgütleri için hukuk kullanınca ifade özgürlüğü, size dokununca ölçüleriniz değişiyor. Dezenformasyon, propaganda savaşın bir parçası, bizde olanlar ne? Bu kavramlar bizi ne güzel ifade ediyor. Bu propagandaya karşı geliştirilen çalışmalarda savunmacı değil, saldırgan olunması isteniyor. Kim diyor bunu? Avrupa.

"GEREKİRSE TEK BAŞIMIZA YOLUMUZA DEVAM EDERİZ"

Rusya'ya yönelik bu ithamlar. Biz AB ülkelerinden bize yönelik isabetli buluyoruz. Terörün propagandalarına karşı savunma değil, saldırı konumunda bulunmasını gayet yerinde buluyoruz. Bir gün önce karara imza atıyorlar, ertesi gün Türkiye'yi sert kısıtlamalardan dolayı eleştiriyor. Biz de bu kararı veren parlamentoyu ciddiye almadığımızı söyleyince morali bozuluyor beyefendilerin. Siz kendinizi ciddiye almıyorsunuz ki ben ciddiye alayım. Sonuç böyle fiyasko olur. Biz kendi yolumuzda ilerlemeye devam edeceğiz. Bu yıl da AB bizimle olursa hem o hem biz kazanırız. AB illa başka istikamete gideceğim derse yeni yol arkadaşları bulur ya da gerekirse tek başımıza yolumuza devam ederiz. Türkiye'yi mutlaka 2023 hedeflerine ulaştıracağız.

"MARMARAY'I AB İLE Mİ YAPTIK?"

Bölünmüş yol yaptık 18 bin kilometre. Bunu AB ile mi yaptık? Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü, Osmangazi Köprüsü'nü, Marmaray'ı AB ile mi yaptık. Avrasya Tüneli'ni açıyoruz, AB ile mi yapıyoruz? Yeni yol arkadaşları bulduk, dimdik durduk. Rabbim yar ve yardımız olsun. Ben bu duygularla bir kez daha hizmete aldığımız araçların şehrimize hayırlı olmasını diliyorum, belediyemizi kutluyorum. Avrasya Tüneli'nin açılışı için sizlerle bir kez daha 20 Aralık'ta bir araya gelmek dileğiyle, kalın sağlıcakla."
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

İstanbullu deniz suyu içecek!
İstanbul'da deniz suyundan içme suyu elde edilmesine yönelik proje için düğmeye basıldı. 600 milyonluk...

Haberi Oku