İki çift kara göz. Korkak, tedirgin. Ali Efe biri. Yiğenimin 15 aylık dünya tatlısı oğlu. Daha iki hafta önce ışıl ışıl bakıyordu dünyaya, anne babasının güvenli kollarında. Bir anlık dikkatsizlik sonucu gülen gözlerini dört koca gün yaşam savaşı veren minicik kalbini desteklercesine sıkı sıkı kapattı, iki hafta kaldığı hastanenin yoğun bakım odasında. ‘Yaşam tehlikesi var’ dedi doktoru, ‘her şeye hazırlıklı olun.’ Her şeye…
Diğeri Ahmet. Daha doğrusu Türkçe bilmeyen kara yağız babasının telaffuz ettiği kadarı ile anlayabildiğimiz adı (Ahmad). 3 yaşlarında. Suriye’nin Türkiye’ye sınırında atılan bombalar yakmış minik bedeninin arka yarısını.  Camın ardından 30 dakikalık ziyaret saati süresince babasına bakarken, ‘neden beni buraya bıraktın, suçum ne’  dercesine hesap soruyor zeytin karası gözleri. Ayrılık vakti hastane dışından duyuluyor küçük Ahmet’in feryadı. Babası, dışarıda kaderine isyanda, Kürtçe ağıt yakıyor. Ali Efe ve Ahmet. Biri can, diğeri vicdan…

***

Mutlu bir nedenle gittiğim çocukluğumun şehri, anamın babamın son istirahatgahı, gazi kent Gaziantep’ten, iki çocuğun, üzdüğü kadar düşündüren hikayelerinin ağırlığı ile döndüm.  Anne babasının bütün dikkatlerine rağmen üzerine çaydanlıktan dökülen sıcak suyla yüzü, kolları ve göğsü haşlanan Ali  Efe, hastaneye kaldırıldı. O sırada gördüm Sağlık Bakanlığı’na bağlı Gaziantep Çocuk Hastanesi Yanık Merkezini. Aile feryat edip ağlarken, hastaneyi açanlara da çocukları büyük bir itina ile tedavi eden hekim ve sağlık personeline de ne kadar teşekkür etsek az diye düşündüm. Ardı arkası kesilmeyen ambulanslarla yanık çocukların getirilişini izledim günlerce. Köylerden, kasabalardan hatta yakın kentlerden, 10 aylık, 11 aylık, 1 yaşında, 5 yaşında boy boy, kızlı erkekli çocuk.  Hepsinin ortak özelliği, ailelerinin bir anlık boşluğu sonucu oluşan yanıklar. Ahlayan vahlayan ana babalar. Dedeler, nineler, teyzeler amcalar. Hastane koridorları dolup taşıyor…


***

Kritik dört günü büyük bir mücadele ve  Op. Dr. Mehmet Ergün Parmaksız’ın  başarılı tedavisi ile atlatan Ali Efe, iki hafta sonunda nihayet kavuştu annesinin sıcak kucağına. Babası sosyal medyadan yayınladı, tanınmaz haldeyken  ufak izler taşıyan yüzünün fotoğrafını ‘Rabbim  kimseyi evladının canı ile sınamasın’ diye de ekledi . Yeter ki düşmesin, ateş düştüğü yeri yakıyor. Ya Ahmet’in babası… Çocuğunu kurtarmak için hayatını hiçe sayarak yabancı bir ülkeye kaçan ve daha kaç gün hastanede sabahlayacak olan Ahmet’in, Ahmetlerin babası…Dil bilmez, iz bilmez… 
Irak, Libya, Mısır derken şimdi de Suriye. Filistin’de zulüm bitmiyor. Ortadoğu’ya ekilen ‘şer tohumları’ sınırlarımıza ulaştı. Ordu güneyde ‘ taakkuz’ hazırlıklarına başladı. Ülkemiz savaşa çekilmeye çalışılıyor. Bir erk, bir ego uğruna ne Ahmetler hayatını kaybediyor bilmediğimiz, tanımadığımız. Savaş çığırtkanlarına bir ders,  küçük Ahmet’in vicdanlara seslenen hikayesi. ‘Dünya senin-benim değil, hepimizin.’ Bunun yolu da ancak ve ancak koşulsuz barıştan geçer. Savaştan değil!

Not: Sağlık Bakanlığına bağlı Gaziantep Çocuk Hastanesi Yanık Merkezi ilk olarak 1994 yılında faaliyete başlamış,  O dönemde sadece 6-8 yataklı bir oda yanık servisi olarak kullanılırken bugün, 12 yataklı servis ve 6+1 yataklı cerrahi yoğun bakım ünitesi ile hizmet veriyor. 2 çocuk cerrahisi uzmanı, 13 hemşire, sağlık memuru ve 6 hasta bakıcı bulunuyor. Hastaların tüm tedavi ve ihtiyaçları, enfeksiyon gelişme riski minimuma indirmek amacıyla refakatçi alınmadığından servis çalışanları tarafından yapılıyor. Servis odalarında,  hastaların yatak içinde daha rahat etmesini sağlayan 3 yoğun bakım yatakları bulunuyor. Odalarda televizyon mevcut olup çocuklar için çizgi film veya belgeseller dvd ile gösterilerek çocukların içinde bulundukları durum hafifletiyor. Yakın zamanda tüm servis odalarına konacak olan kameralar sayesinde hasta sahiplerinin hastalarını internet ortamından izleyebilecekleri belirtiliyor. (Bilgiler hastanenin resmi internet sitesinden alınmadır...)




Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
özlem duvar 7 yıl önce

5 ay sonra bilmiyorum kaçıncı defa okuyorum bu yazıyı ve o çocukların acılarını ruhumda hissediyorum.yorumuna ve tarzına hayran olduğum berrin yeşiltepe nin kalemine sağlık bu yazıyla o korkunç olayı unutturmadığı ve ne kadar tedbirli olmamız gerek tiğini hatırlattığı için

Misafir Avatar
AHMET ASLANTAŞ 7 yıl önce

teşekürler apla.ali efe göksu nun .dedesi.ahmet aslantaş.gaziantep