1 Kasım sonrasına mesaj veren görüntü!

 

Bu fotoğraf, 1 Kasım seçimleri sonrası kurulacak koalisyon hükümetinin simge fotoğrafı olacak.

Bu fotoğraf , Türkiye'nin artık kavga değil samimiyet istediğinin belgesi olacak.

Bu fotoğraf, bu ülkede diktatörlere prim tanınmadığını anlatır görüntü olarak kalacak hafızalarımızda.

Bu fotoğraf, Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu'nun uyumlu bir Başbakan ve Başbakan yardımcısı olacağına işaret olarak gösterilecek.

 

 

 

İyi bakın bu fotoğrafa.

30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleşen kutlamalarda çekildi bu fotoğraf.

Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törene katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki bu görüntüde şunlar yaşandı.

Davutoğlu eşi Sare Davutoğlu'ndan aldığı cep telefonunu Kılıçdaroğlu'na gösterdi ve bir şeyler söyledi. İki ismin gülümseyerek bir süre sohbet etti.

Kim ne düşünürse düşünsün bu görüntü hele hele bu günlerde Türkiye siyasetine bir mesaj veriyordu.

Bana göre bu mesajın anlamı şuydu;  Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu aslında samimi bir ortamda koalisyon görüşmeleri gerçekleştirmişti ve ne yazık ki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın etkisi ile bu koalisyon gerçekleşmemişti.

 

***

 

İşte yine bu görüntünün 1 Kasım seçimleri sonrası anlamı da şudur.

Seçim gerçekleşecek.

Erdoğan şimdilik baskın çıktı.

Ülkeyi tekrar seçime götürdü.

Ancak...

Eğer 1 Kasım sonrası da aynı tablo karşımıza çıkarsa.

Bu defa Türkiye'nin beklediği uyumlu bir AKP-CHP koalisyonunu gerçekleştirebiliriz.

 

 

 Kötü kokular etrafı sarmış!

 

 

Önceki gün Büyükçekmece sahilinde yürüyordum ki Ordu evi yakınlarından geçtiğimde aman Allah'ım bir koku bir koku.

Şehir dışından gelen misafirime bir mahcup oldum.

Büyükçekmece'nin güzelliklerini anlata anlata bitiremiyordum ki o koku beni mahcup etti.

Ve anında sosyal medya hesabımdan tepkimi dile getirerek; Şuanda Subay Orduevi yakınlarındayım ve inanılmaz pis bir koku sarmış etrafı. Aynı kokuyu alanınız yok mu...

Diye mesaj attım.

Mesaja bazı yorumlarda eklendi ki o bölgede oturan insanların epeydir durumdan muzdarip olduklarını da öğrendik.

 

***

 

Neyse ki; Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Maksude Sak bize ulaşarak; herkesin de bildiği gibi Büyükşehir'e bağlı İSKİ'den habersiz bizim ana arterlere müdahale etme şansımız yok. Yetkililere ulaştık bu hafta başı (31 Ağustos Pazartesi) gelip sorunu gidereceklerini söylediler. Sorunun takipçisiyiz. Ne yazık ki insanlarımız bu durumdan habersiz olarak yerel ilçe belediyesini suçlamaktalar..., dedi.

Anlayacağınız üzere konudan Büyükçekmece belediyesi yetkilileri haberdarmış.

Bizim mesajımız ile bir kez daha öğrenmiş ve durumu yeniden gündeme getirmiş olduk.

Hadi bakalım, umarız gerçekten bu lodostan kaynaklandığı tahmin edilen iğrenç koku giderilir ve insanlarımız rahatlar...

 

 

***

 

Bu arada tam bu konuyu konuşuyorduk ki bir kötü koku haberi de Beylikdüzü'nden geldi.

Habere göre; Beylikdüzü’nde ikamet eden vatandaşlar, Ambarlı’da kurulan atık su arıtma tesislerinin çalışması sırasında ortaya çıkan kokudan şikayetçi olarak koku sorunun bir an önce giderilmesi için yetkilerden yardım bekliyordu.

Haberin devamında şöyle diyordu:

...

Beylikdüzü Marmara ve Yakuplu Mahallesi sakinleri uzun zamandır ortalığa yayılan kötü kokudan şikayetçi. İSKİ Ambarlı İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'nin çalışması sonucu ortaya yayılan koku nedeniyle sokağa çıkamaz ve camlarını açamaz hale geldiklerini ifade eden mahalleliler, yetkililere daha önce başvuruda bulundukları halde konu ile ilgili çözüm bulunmadığını ifade ediyor. Tesise yakın olan evlerde ise, çalışan makinelerin çıkardığı seslerden rahatsız olduklarını iddia eden mahalle sakinleri, yaşadıkları kötü koku ve ses sorununun bir an önce çözülmesini istiyorlar. Mahalleliler, gitgide artan koku nedeniyle sağlıklarından da endişe duyuyor.

Arıtma tesislerine yakın olan İhlas Marmara Evleri site sakinlerinin bir kısmı da çıkan kokudan rahatsız oldukları için yüzlerine maske takarak dolaşıyorlar. Site sakini vatandaşlardan Fatma Güler yaşadığı sorunları ifade ederek, "Salonumda oturamıyorum, balkonumda oturamıyorum. İstanbul gibi bir yere yakıştıramıyorum bu durumu" dedi.

 

 

Kafamı bozanlar - kafama takılanlar...

 

 

Ülke kan gölüne dönmüş.

Evlere her gün ateş düşüyor.

Analar ağlıyor, yürekler dağlanıyor.

Bizim belediyelerimiz hala festival derdinde, şenlik derdinde.

Neymiş efendim terörün zaten amacı insanları tedirgin etmekmiş, müzik susmayacakmış, eğlence durmayacakmış...

 

***

 

İyi de kardeşim belediyenin görevi müzik eğlence yapmak değil ki.

Belediyenin görevi insanlara, yol, su, hizmet yapmak.

İnsanları huzurlu kılan hizmetler geliştirmek.

Çevreyi korumak.

Çevreyi temiz tutmak.

İnsanlara hayatlarında yardımcı olur projeler, hizmetler sunmak.

Eğlenmek isteyen insanlar zaten eğlence mekanlarına gidip eğlenebilirler.

Biz müzik sussun insanlar yas tutsun demiyoruz ki.

Biz belediyeler, asli görevleri varken uyduruk görevlerden uzaklaşsınlar, asli görevlerini adam gibi yapsınlar diyoruz....

 

YORUM EKLE