2050 yılında nasıl bir Büyükçekmece hayal ediyorum?

Önceki gün, Büyükçekmece Belediye Başkanlığı'ndan '2050'de nasıl bir Büyükçekmece hayal ediyorsunuz?' başlıklı SMS aldım.

SMS'de geçen https://vizyon2050.bcekmece.bel.tr adresine tıklayarak şu mesajı yazdım:

Eşitlik, adalet, demokrasi, şeffaflık, yenilikçi, gelişimci, organize olan, ülkemizi, kentimizi, gençlerimizi, kadınlarımızı daha iyi bir geleceğe hazırlayan 2050 vizyonu için olumlu katkı sunmak adına ben hazırım...

***

Vizyon 2050 projesini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Şubat 2020'de başlattı ve İstanbul Planlama Ajansı bileşeni olarak kuruldu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu daha önceki görev yeri olan Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde de her defasında kentlerin 10 yıllık, 30 yıllık, 50 yıllık hatta 100 yıllık projeleri olmalı mottosunu savunuyordu.

Vizyon 2050 çalışması ile İstanbulluların katılımını sağlayıcı ve bu katılımı merkeze taşıyıcı yeni bir adım atıldı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi olmak üzere birçok büyükşehir ve İstanbul ilçeleri de Vizyon 2050 çalışmalarını başlattılar.

Bu kapsamda Ekim 2021'de Büyükçekmece Belediye Başkanlığı da '2050'de nasıl bir Büyükçekmece hayal ediyorsunuz?' başlığı ile 'Vizyon 2050 çalıştayında ben de varım' dedi.

Şimdi gelelim '2050'de nasıl bir Büyükçekmece hayal ediyorsunuz?' sorusunun cevaplarına.

2050 yılında nasıl bir Büyükçekmece hayal ediyorum?

2050 senesine gelmeden geride bıraktığımız 50 yıla bir göz atalım.

1970-80'li yıllarda Çatalca'ya bağlı bucak olan Büyükçekmece 1987 yılında ilçe olarak yaklaşık 10 bin kişinin şehir merkezinde, 40 bin kişinin de köylerde yaşadığı bir küçük İstanbul ilçesiydi.

Daha sonra bu ilçeden önce 9 belde belediyesi, 2009 yılında da üç tane (Beylikdüzü, Esenyurt, Başakşehir) ilçe doğdu.

1990'lı yıllarda önce zamanın belediye başkanı Ali Çebi imar planlarına önem vererek Büyükçekmece'nin yeşili bol, bahçe düzeni olan, yüksek katlara izin vermeyen, sahil planlaması olan bir kent inşaa etti.

Ali Çebi'den sonra (1994 yılında) göreve gelen Hasan Akgün ilk başlarda bu mirasa sahip çıkarak şehrin silüetini fazla bozulmasına müsaade etmedi.

2010'lu yıllardan sonra çevre ilçelerdeki (Esenyurt, Beylikdüzü, Avcılar) devasa yüksek katlı, yeşili talan eden, otoparkı olmayan, doğa düşmanı konutların yapılması modasına Hasan Akgün de uymuş oldu.

***

1990'lı ve 2000'li yılların başında Hasan Akgün başarılı belediyecilik gösterdi.

Şehirde bütün kabloları yer altına aldı, alçak katlı ve bitişik düzen olmayan inşaatlara öncelik verdi, halk ile bütünleşerek başarılı çalışmalar, festivaller yaptı.

Ancak aradan geçen uzun yılların yorgunluğu olacak, son yıllarda o Hasan Akgün gitti, hantal, halktan kopuk, ekip çalışmasından uzak, yeniliğe ve gelişime kapalı, çağdaş belediyeciliğe yabancı bir belediye başkanı geldi.

Bugün Büyükçekmece; alışverişi çevre ilçelerde yapan, gezmek, tozmak için çevre ilçeleri kullanan, yemeye içmeye çevre ilçelerden istifade eden ve sadece akşamları yatmak üzere kullanılan bir kent görünümünde.

***

Bir ilçe düşünün, adliye binası beşe bölünmüş, devlet hastanesi çimento fabrikası yanına taşınmış, vergi dairesi şehir dışına taşınmış, özel idare binasına bütün devlet kurumlarını taşımayı başaramamış, üniversite binalarının adı var kendi yok, ilk, orta ve liselerde velilerin ve öğrencilerin çevre ilçe okullarını daha çok tercih ettiği yer.

Bu ilçede esnaf perişan, avm esnafı kan ağlıyor, restoranlar ilçenin sahil yapısına ve fiziki avantajlarına rağmen bu ilçede iş yapamıyorlar, halk vakit geçirecek alan, gençler gezecek alan, çocuklar oyun oynayacak alan bulamamaktan müzdarip.

Şehirde insanları bir araya toplayacak kent meydanı yok, Büyükçekmeceli olma kültürü yok, kentin insanlarını bir araya getirici etkinlikler yok, alanlar yok.

***

Evet Büyükçekmece dünyada fiziki özelliklerinden dolayı belki de istisna kentlerden birisidir.

Bir tarafta muhteşem gölü.

Göl manzarası.

Muhteşem tarım alanları.

Diğer tarafta kentin tamamını kucaklayan sahili.

Peki bir dakika düşünelim.

Bu özellikleri barındıran bir hizmet, bir proje, bir yapı, bir kültür var mı Büyükçekmece'de.

Evet doğrudur, sahil yaz aylarında insanların uğradığı yerlerden birisi oluyor.

Peki o insanlar o güzel sahile kolayca girip çıkabiliyorlar mı?

Hayır.

O zaman bu daha önce neden akıl edilmedi.

Neden planlanmadı?

Mesela tarım adına bu ilçede neden en ufak bir proje başlatılamadı?

Tarım demek senede bir gün karpuzcu ile poz vermek olmamalıydı.

Kente neden Büyükçekmeceli karakteri verilmedi.

İnsanları kucaklayıcı, bir arada tutucu, içerisinde yeme içme alanları, alışveriş alanları, gezilecek yeri olan, vakit geçirici, eğlence alanı olan meydanlar neden oluşturulmadı.

Kentin var olan tek şehir merkezi (İnönü Caddesi'nin başladığı yer) neden kaderine terk edildi. Adeta viraneye çevirmek için ne gerekiyorsa yapıldı.

Bu kabustan uyanalım!

2050'de nasıl bir Büyükçekmece hayal ediyorum, biliyor musunuz?

Yukarıda yazdığım Büyükçekmece'nin olumsuzluklarla dolu son 20 yıldaki kabusundan kurtulmayı hayal ediyorum.

Kentte barış içerisinde, birlik beraberlik içerisinde, refah içerisinde, kardeşlik içerisinde yaşayan insanlar hayal ediyorum.

Vatandaşını azarlamayan, tüm ilçe halkını eşit gören, herkese adil olan, şeffaf olan, vicdanlı, merhametli, hoşgörülü bir yönetim hayal ediyorum.

Büyükçekmece halkının eğitim, sağlık, alışveriş, eğlence, yeme, içme, gezme, dinlenme alanında yine Büyükçekmece'yi tercih etmesini hayal ediyorum.

Ulaşım, deprem, eğitim, toplumsal cinsiyet, sağlık, spor, eğlence, dinlence anlamında sorunu daha az bir kent hayal ediyorum...

YORUM EKLE