AH NAZAR HEP NAZAR ÖF NAZAR


Başımıza gökten taş düşse nazar, ayağımız takılsa yere düşsek nazar, elimiz gözümüze girse nazar.
Ah nazar, hep nazar, öf nazar!
Çevremizde sıklıkla duyduğumuz bu söz artık hepimizi bayıltmaya başladı.
Her şey benim çocuğumun hastaneye yatması ile başladı.
Kötü bir olay geldi başımıza ve iki gün hastanede yatmak zorunda kaldık. Bunu ilk gece bir sır gibi sakladık ancak sabah olduğunda bırakın aynı şehirdeki yakınlarımızı, başka şehirdeki ve hatta yurt dışındaki ablama varıncaya kadar herkes duymuş ve bizi telefon yağmuruna tutmuştu. Arayan bir milyon insan içerisinde bir dostum hariç (Fatime Sürmelioğlu) diğer bütün arayanlar hep aynı şeyi söylemişlerdi.
Kamuran NAZAR!
Figen, Canan’ın nazarı olduğunu düşündü, Canan Figen’in, Ayşe Sema’nın, Sema Ayşe’nin… 
Sonunda dayanamayıp bastığım çığlığı. “Hanginiz iseniz bu nazar eden çıksın ortaya!”
Arkadaşım eşimle olan aşkımıza nazar edileceğini söyledi, komşum arabamıza, teyzem evimize, ablam çocuklarımıza, annem giyimimize, bir başkası gezmemize. Herkes kalbindekileri döktü bir bir ortaya ve ben anlamdım ki, kim en çok neyi beğeniyorsa bende yani kendi içindeki neyse onu söyledi. Anlaşılan bu topluluğun ortak güçleriydi NAZAR. 
Nazar bayılttı beni. Evimde bardak kırılsa, arabamın tekeri patlasa, çocuğum yere düşse, benim başım ağrısa hepsinin nedeni çözülmüştü kolayca. Nazar! 
İşte gelip hayatımın en orta yerine çözümsüz bir dert olarak yerleşmişti ta ki arkadaşım Fatime ile konuşuncaya kadar.
Başıma geleni o da duymuştu. Hemen sarılıp telefonuna aramıştı beni ve söylediği sözlerle adeta içimi aydınlatmış, yüreğime su serpmiş, hayatıma damgasını vuran nazar illetinden kurtarmıştı.
“Kamurancım Allah sevdiği kullarına verir böyle dertleri. Onun adını anmayı unuttuğun zamanlarda, onu unuttuğun zamanlarda hastalığı bir ikram olarak gönderir sana. Hem kendisine yalvartmak, özlediği, sevdiği kuluyla buluşmak, hem sana bazı gerçekleri (dostlarını,) göstermek adına yapar. Binlerce kez teşekkür et ki çekilmez bir dertle yapmadı bunu.”
Bu sözler adeta kurtarmıştı beni nitekim iki gün sonra bir davet ile Dünya Kadınlar Gününde kitaplarım için bir söyleşi ve imza günü düzenlenmişti. Derdi veren ve alan Allaha binlerce kez hamd olsun ki hiç unutmadı beni. 
Buradan tüm nazar hastalığından çeken dostlarıma Allah kurtarsın diyorum.
Sevgiler!

(Kadın Nasıl Çıldırır) kitabımdan...
Kaynak: HABERDAR
YORUM EKLE