Beterin beteri var...

 Geçen yıl bu günleri arar olduk.      
Oysa daha geçen yıl da isyan ediyorduk.  
Olmaz diyorduk.
Nasıl olur diyorduk.
Bu da mı oldu diyorduk.
Bu bize nasıl olur falan diyorduk.
*
Aradan geçen bir yılda ülkemiz daha da kötüye gitti.
Darbeye maruz kaldık.
Patlamalar yaşadık.
Krizler yaşadık.
Savaşın eşiğinden döndük.
Rusya ile kriz yaşadık.
ABD ile, AB ile kriz yaşadık.
Suriye'ye asker gönderdik.
Ekonomik çıkmazlara girdik.
Canlar kaybettik.
Saldırılara uğradık.
*
Gün geçmiyor ki yeni bir acı yaşamayalım.
Gün geçmiyor ki yeni bir sürpriz yaşamayalım.
Ve her yeni sabah yeni korkular, yeni kuşkular duymaya başladık.
Şimdi aklıma gelen tek şey; beterin beteri var.
Allah daha beterinden korusun.
Ülkemizi korusun.
İnsanlığı korusun.
Dünyayı korusun.
Ve tabi Allah akıl fikir versin.
Herkese.
Her kesime.
Özellikle de sorumluluk sahibi insanlara.
*
Çok bilindik bir fıkra var ya.
Adam başına gelen ne olursa olsun, her seferinde ''beterin beteri var'' der durumuş.
Gün gelmiş adama idam kararı verilmiş.
Ve demişler al sana işte, şimdi ne diyeceksin, bundan daha beter ne olabilir!
Adam hemen yanı başındaki, kışından kazık yiyerek öldürülme cezasına çarptırılanı göstermiş!
*
Anlayacağın bizim ki de o düzen.
Bütün bu olaylar başımıza gelmiş hala beterin beteri var diyerek kendimizi teselli ediyoruz.
Tabi aslında inanarak söylüyorum bu sözü.
Ve umarız fıkradaki adamın başına gelen başımıza gelmez.
Türkiye çok daha karanlık günler yaşamaz.
Çok daha işin içinden çıkmaz hal alıp başını gitmez.
*
Bir biri ardına iletiim araçlarımızdan mesajlar alıyoruz.
Şuna dikkat et.
Buna dikkat et.
Şunu yap, bunu yapma!
Her birimiz adeta istihbarat ajanı gibi çalışır olduk.
Tabi hal böyle olunca ister istemez kirli bilgiler de dolaşır oldu.
En ufak şüpheden yola çıkarak çok kolay teşhisde bulunabiliyoruz.
Çok kolay olayı çözdüğümüzü zannediyoruz.
*
Oysa işi uzmanlarına bırakmak lazım.
İşi bilene bırakmak lazım.
Bizleri yönlendiren doğru adamları dinlememiz lazım.
Doğru kanalları, doğru kurumları takip etmemiz lazım.
Onun dışında kim olduğu, ne olduğu, nereden geldiği belli olmayan saçma sapan iletilerle bir birimizi meşgul etmememiz lazım.
*
Ancak bütün bunları yaparken olup bitenleri de doğru analiz etmemiz, doğru anlamamız ve yorumlamamız lazım.
Hep doğru doğru diyoruz ama inanın bana o kadar yanlış şeyler var ki etrafımızda, yanlış medya, yanlış yöneticiler, yanlış yorumcular.
Bir taraftan da doğru ile yanlışı nasıl ayır edeceğiz onu da kestirmek zor.
*
Son söz olarak şunu söyleyelim; beterin beteri var sözünü unutmayalım.
Her şey için çok daha geç değil.
Hepimiz yeniden yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı gözden geçirmeliyiz.
Tabi, en çok da ülkemizi yönetenler bunu yapmalı.
Doğru adımlar atılmalı, yanlış adımlardan, yanlış yöntemlerden vazgeçilmeli.
Türkiye güzel, güçlü ve büyük bir ülkedir.
Bu güzelliği devam ettirmek için çoğunluğun taleplerini yerine getirmekle birlikte azınlığın da önerilerine kulak kabartılmalı...
YORUM EKLE