Çatalca’ya Sağ(lık) Bakanı Gelmiş

18 Ekim’de Çatalca’da yapımı devam eden devlet hastanesinin 1. bloğunun açılışı Sağ(lık) Bakanı tarafından yapıldı. Gazete İstanbul bu açılış töreniyle ilgili geniş bir haber yaparak manşetten yayınladı. AKP’li sağlık bakanı bir hastane açılışı yapmaktan çok 10 Ekim’de Ankara’nın orta yerinde yaşatılan katliamı es geçip, barış mitingini düzenleyen meslek örgütlerini ve barış talebinde bulunan çevreleri,  insanları ve yakınlarını suçlayarak siyasi propaganda yaptı. Siyasi bir kişilik, elbette siyaset yapar diyebilirsiniz ama kendi iktidarlarınız döneminde böyle büyük  facialar yaşanıyorsa bir hükümet üyesi olarak hesap verme noktasındaysa, hiç oralı olmadan hizmet yürütüyormuş havalarındaysa biz yurttaşların da söyleyecek iki sözü olmalı. Sağlık Bakanı ve hükümetinin daha baştan geliyorum diyen terör saldırısının önlenmesinde ne gibi kusurları var, onları anlatıp herkesten özür diyeceğine “karşı saldırıya” geçiyor. İnsanın aklına sizler ne için o koltuklarda oturuyorsunuz sorusu geliyor. Cevabı biz verelim; Sayın Bakan’ın aklına gelmiyorsa “Bütün toplumun güvenliğini sağlayabildiniz mi?” Bunu konuşalım.
Ne demiştiniz Sayın Bakan “Başkan seçseydik kaos olmayacaktı.” Bu çektiğimiz bütün acıların sebebi bu mu sayın bakan?
Silahsız savunmasız insanlar anayasal bir hakkı kullanmak suretiyle yapmak istedikleri barış yürüyüşünde, katliamın hedefi oldular. Yüzlercesi hayatını kaybetti. Yüzlercesi yaralı can derdine düşmüştü.  Sayın Sağ(lık) bakanı,  üyesi olduğu iktidar kan deryası üzerinde otururken oy gayretinde.

 Biz ona, üyesi olduğun siyasi iktidarın yönetiminde başkentin göbeğinde katliam yaşandı diyoruz; O, “Devlete ve hükümete tuzak kurdular” diyor. Birileri tuzak kurarken karpuz kesmeye mi gitmiştiniz Sayın Müezzinoğlu. Yoksa İŞİD’li canileri hangi hastanede rahat ettirme peşinde miydiniz? Mesela senin hastanelerde İŞİD’li teröristler  tedavi edildi mi, ediliyor mu? Çünkü bu konuda çok fazla iddialar var.
 Biz ona,  13 yıldan beri bu ülkeyi siz yönetiyorsunuz diyoruz. 
O, onları ihmalkâr davranmakla suçlayanları suçlayıp  “Ama biz ambulanslarla oradaydık,  bizi suçlayanlar provokatördür” diyor. Sağlık bakanı Ankara’nın orta yerinde insanlar havaya uçuruldu. 102 yurttaş ve yüzlerce yaralı sağa sola saçıldı diyoruz. O hiç üzerine almıyor.

Biz ona sizin iktidarınız iş başındayken Ankara’da bomba patladı diyoruz.

O, kan ihtiyacı yoktu. Ambulanslar gelmişti; gitmişti; ordaydı… falan filan. Suçluyu buldu; Türk Tabipler Birliği şöyle yaptı, böyle yaptı suçlamasında bulunuyor. E pes doğrusu.
Hastane patronluğundan sağlık bakanlığına giden yolda, Meriç’i yüzerek geçen birisi için çok büyük başarı. Eh ne diyelim, Allah yürü kulum deyince bizim gibi bozguncu servet düşmanlarına fazla söz kalmıyor.
Bir dönem Mehmet Müezzinoğlu’yla aynı gazetede yazı yazma ortamım olmuştu. Mütevazi muayenehanesinde doktorluk yapıyor, Refah Partisi kulvarından yazılar yazıyordu. Tabii Refah Partisi daha iktidara gelmemişti. Ben aynı gazeteden yazan soldan biri olarak, Müezzinoğlu’nun nerdeyse tüm yazılarını okurdum. Yakın muhabbetimiz olmadı, ancak yazılarımızdan birbirimizi tanıyorduk ve doğruları söylemek kimsenin tekelinde olmadığına göre o gün yazdıklarının birçoğuna imzamı atardım.
Gün döndü devran değişti, kendini mazlum ilan edenler muktedir oldular. Bir efendinin emrine girdiler. Mehmet Alioğlu. Pardon “Müzzinoğlu” demeliydim.  Müezzin’le-Ali aynı sey değil. Ben Milli Gazete’den Adnan ÖKSÜZ’den alıntılıyorum.(Meraklısı okur)
Ve Çatalca’da bir açılışta insanlarımızın daha kanı kurumadan, acılar daha sarılmadan, herkesi güvenlik endişesi sarmışsa,  ülkenin her yerinde insanlar toplu ortamlardan uzak durma psikolojine girmişse, ülkenin bir bölümünde şehirler kasabalar abluka altındaysa, 13 yıldan beri iktidarsanız sözün bittiği yerdir sayın bakan. Sizler de çok iyi biliyorsunuz ve bizler de biliyoruz ki artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu kadar katliamı görmezden gelemeyiz. Çocuklarımızın geleceği için gelmemeliyiz de. El vicdan Sayın Bakan, el vicdan. Tabi bir anlamı varsa.
İki çift söz de Çatalca’lı aslan sosyal demokratlara.  AKP propagandasının bu kadar ayyuka çıktığı ilçe sağlık hizmetleri açılışında “üç beş kelimelik “ söz hakkı vereceklerini mi sanıyordunuz? Tam kadro hazır bekliyorsunuz. Sizleri anlıyoruz. Yerel yönetimi elinde bulunduran bir partinin bireyleri olarak nezaket, saygı, halka hizmet için birlikte yan yana durma prensipleriniz takdire şayan. Peki AKP lilerin böyle bir derdi var mı?
Kaynak: HABERDAR
YORUM EKLE