DİREN GEZİ PARKI DİREEEEN

DİREN GEZİ PARKI DİREEENNN

Görmediğin bir park için konuşmak kolaydı, ta ki görünceye kadar...
Ben görmemiştim ve böyle düşünmemiştim.


Bir anlık öfke ve kendi acılarımın beni ele geçirmesi ile hırsımı hak etmeyen o ağaçlardan çıkardım belki de. 
O ağaçlarında nefes aldığını unuttuk belki toplumca, belki insanca. 
Ben ki bir karıncanın incitilmesine karşı olan bir insanken, bir ağacın kesilmesini nasıl mutlulukla seyredebilirim? 
Hangimiz yapabilir bunu? 


Hangimiz bile isteye ve görerek kıyabiliriz yaşayan bir varlığa?  
Biz ne zaman ötekileştik, biz tek beden olacağımız zamanlarda neden parçalara bölünmeyi yeğledik. Belki de en büyük hatayı da burada yaptık. Bizi kışkırtanlara kulak vermek işimize geldi belki. 
Bir an yenildik. 


Oysa nefes alan hangi canlı gözlerimizin önünde katledilse biz ayağa kalkardık, kalkmalıydık. Bu canlı bir ağaçsa bile.
Acılar ele geçirir kimi zaman ruhu. Sen iki melek ortasında savaş verdiğin sırada fark etmeden kötü olan sesi dinlersin ta ki iyi olan sen avazı çıkıncaya kadar bağırana dek. 
Bu ses bana az önce telefondan geldi. Sessiz konuşuyordu aslında, sakin ve usulca ama biliyordum aslında bağırıyordu. 
Kızıyordu. 
Bir fotoğraf konuldu önüme. "BAK!" denildi.
Baktım!
Utandım!
Yaşadığım gibi yaşadığını anladım.
Ağaçlar kesilmesin!
Tek beden olup HAYIR demeye devam edelim. 
Yaşadığımız acıların biletini bu ağaçlara kesmeyelim.


Kaynak: HABERDAR
YORUM EKLE