Esenyurt Belediye Başkanı Bozkurt: Depreme karşı bir kazmamız bile yok

İstanbul'un en kalabalık ilçesi olan Esenyurt’un birçok sorunu var. Bu sorunları giderme çabasında olan Esenyurt Belediyesi de AKP döneminden kalma borçları yüzünden zor durumda.

Esenyurt Belediye Başkanı Bozkurt: Depreme karşı bir kazmamız bile yok

İstanbul'un en kalabalık ilçesi olan Esenyurt’un birçok sorunu var. Bu sorunları giderme çabasında olan Esenyurt Belediyesi de AKP döneminden kalma borçları yüzünden zor durumda. 13 yıl 8 ay 15 gün aralıksız belediye başkanlığı yapan AKP'li Necmi Kadıoğlu dönemindeki borç yüzünden CHP'li Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’un makam aracı bile haczedildi.

Belediye, borçları ödese de şu anki borç tam 1 milyar 912 milyon TL. Ancak sorunlar sadece borçlardan ibaret değil. AKP ve MHP grubu, belediyeye Meclis’te ciddi zorluklar çıkartıyor. Öyle ki, belediyenin deprem için hazırlık çalışmalarını bile engellediler.

Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Birgün'den Uğur Şahin'in sorularını yanıtladı:

► İstanbul’da salgından en çok etkilenen ilçelerden biri Esenyurt. Zira megakentin en kalabalık ilçesi… Neler yaşadınız bu süreçte? Vaka sayıları konusunda bilgilendirildiniz mi?


Bununla ilgili bir bilgi paylaşımı olmadı. Neye göre müdahale edeceğimi ancak verilere dayanarak bilebilirdim. Söz konusu bilgiler verilmedi. Nüfus kalabalığına rağmen Esenyurt hiçbir zaman İstanbul’da pandemiden dolayı birinci sırada olmadı. Zabıta ekiplerimizden sosyal hizmetlere kadar hep sahadaydık. 20 ayda 60 bin civarında gıda kolisi, 180 bin litre süt, 33 bin 785 adet kahvaltılık, meyve, içecek vs. ve 181 bin porsiyon sıcak yemek dağıtmışız. Onun dışında alışveriş kartı, bebek bezi kapsamında nakdi yardım olarak da 69 bin 46 kişiye bu yardımları yapmışız.

► Pandemi dışında Esenyurt’taki bu kalabalığın, yoğunluğun yarattığı diğer sorunlar neler?


Esenyurt’un birçok sorunu var. Ben 1977’den beri burada oturuyorum. Sorunları bildiğim için aday oldum. Ancak aday olduktan sonra gördüğüm sorunlar farklı. Belediye bir kurum gibi yönetilmemiş ve bu da belediyeyi içinden çıkılmaz bir hale sokmuş. Bir finansal disiplin asla uygulanmamış. Bazı yıllarda 200 milyona kadar giden borçlanma ve aynı zamanda arsa satışları olmuş. Biz devraldığımızda yaklaşık 2,2 milyar faizler hariç bir borç yükü vardı: İBB’ye de var, İller Bankası’na da var, müteahhite de var, vatandaşa da var. Bizim 600 milyon bütçemiz olduğunu düşünürsek, neredeyse dört katı borç var. Belediye yönetimi geçmiş yıllarda hukuka ve mevzuata uygun davranmamış. Belediyeye açılmış 10 binin üzerinde dava var. 4 bini sonuçlanmış. 6 bin 300 devam eden geçmiş yıllardaki işlemlerden dolayı dava var.

► Bu davaların kaynağı ne? Daha çok imar problemleri mi?


Birçoğu imar, kamulaştırmasız el atmalar ve vatandaşla olan ilişkilerdeki özensizlikten kaynaklanıyor. Bu bizi önemli ölçüde sıkıntıya sokan bir durum. Esenyurt’ta iki tane 1/5000 planımız var. Yine geçmişte yapılan yanlış uygulamalar ve açılan davalar nedeniyle bu planlardan iptal edilmiş. Ayrıca bizim 8 tane 1/1000’lik planımız var. Bu planlardan da üçü iptal. Sonradan biri daha iptal oldu. Bu geçmiş yıllarda yapılan hatalar nedeniyle planlarımızın da hepsi kullanılmaz hale geldi. Esenyurt Belediyesi aleyhine açılmış imar davalarıyla ilgili 160 tane yürütmeyi durdurma kararı alınmış.

► Peki, bir taraftan ciddi borç kıskacı altındasınız, bir taraftan da bu davalar var. Önceki dönemi nasıl özetlersiniz?


Yapı stokunda da çok sorun var. Bir binaya üç ruhsat vermişler. Hep sorun… O kadar çok yapılmaması gerekenler yapılmış ki… Maalesef vatandaş ve müteahhit de buna alışmış. Benden önce sağlık müdürümüz bir ressam, grafikerdi. Böyle bir kadro var. Meclis’te azınlığız. Önce finansal disiplin sağladık. Geldiğimde belediyenin 2019’da 590 milyon civarında geliri vardı. Bunun 314 milyonu ilk üç ayda harcanmıştı. Bütçenin yüzde 60’ı biz gelmeden harcanmıştı. Geri kalanla biz ayağımızı yorganımıza göre uzattık. Zabıta araçlarımıza yakıt aldığımız firma, yakıt vermiyordu. O zaman yakıtı vatandaşın aldığı fiyattan alıyorduk ancak şirketler parasını alamadığını söyleyip, bize benzin vermiyordu. Böyle bir kaos vardı. Bizim sabit kıymet envanterimiz bile yoktu, onu yaptık. Küçücük bir bakkalda dahi olması gereken envanterimiz yoktu. Ben borcun ne kadar olduğunu 6-7 ayda ancak öğrenebildim. Ben geldiğimde 600 milyon sanıyordum, sonra 800 milyon denildi, o zamanki mali hizmetler müdürümüz söylüyor. Bunların hepsi envanteri net bir şekilde çıktı. Borcumuzun 2,2 milyon olduğunu gördüm. Vergi gelirleri haczedilemez ama ediliyor. Avukatların, avukatlık karşılığında kazandığı para hesabı haczediliyor. Şimdi buna müdahale ettiğimizde, bizden ispat istiyorlar, olacak iş değil. Bu suç…

► Önceki yönetime dair suç duyurusunda bulunduğunuz konular var mı?


Var; mesela sahte ruhsat verilmiş. Geçmişteki yöneticiler hakkında. İncelediğimiz konular da var.

► Borç yüzünden makam aracınız da haczedilmişti...


Araç 2006 model, 2008-2009 yılından beri bu aracın üzerinde hacizler var. Ama hiçbir işlem yapılmamış. Onlardan alınmamış ama bizden aldılar. Bir firma buranın çöp işini yapmış. Biz seçimi almadan önce 70 milyona yakın bir faturalandırma yapılmış ve bu faturalaştırma 16 aylık güya… Şu an tüm hesaplara haciz konuyor. Maalesef hukuksuz yapılıyor. Normalde maaş hesaplarının haczedilememesi lazım. Ama derdimizi anlatana kadar kaç ay geçiyor. Çalışmayalım, üretmeyelim diye ellerinden gelen tüm baskıyı yapıyorlar. Ancak yılmayacağız. Bir yılda 220 milyon TL civarında borç ödedik.

► ‘Meclis’te azınlıktayız’ dediniz geçenlerde üç teklifiniz reddedilmişti. Bunlardan bir tanesi depreme karşı hazırlık yapmayı içeriyordu, neler düşünüyorsunuz?


Olası bir depremde bina yaş ortalamamız genç olduğu için çok bir şey olmayacağı varsayılıyor ama burası çok kalabalık bir ilçe. Eski binaların olduğu yerler de var. Dolayısıyla bizim burayı depreme hazırlıklı hale getirmemiz lazım. Deprem riskinin hesaplanması ve müdahale edilmesi gereken yerlerin belirlenmesi konusunda çalışmalar devam ediyor. İTÜ ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nden oluşan bir heyetle çalışmalarımızı yürütmeye devam ediyoruz. İkinci çalışma ise deprem esnasında yıkım olduğunda nasıl hizmet verilecek; bu da kadro çalışması… Bu personellerin iş yapabilmesi için bir takım ekipmana ihtiyaç var. Esenyurt Belediyesi envanterinde depremde kullanılmak üzere bir kazmamız dahi yok. Devlet Malzeme Ofisi’nden alalım dedik. Ama maalesef para birikmiyor ki, biraz birikiyor, el koyuyorlar. İller Bankası’ndan 36 aylık kredi ile alalım. Zaten gelirimizden kesilecek ve benim dönemimi de geçmeyecek. Ama Meclis’ten geçmedi. Sebep; ‘bu borçlanma sayılır’ dediler. Ben bir yılda 220 milyon TL borç ödemişim, amaçları iş yapmayalım. Esenyurt’un çok sorunu var, bunlardan da biri işsizlik. Burada yaptığımız anketlerde işsizlik yüzde 25’in üzerinde. Güçlü Kadın Kooperatifi bizim istihdam sorunu ile ilgili düşündüğümüz konulardan biriydi. Dedik ki bir belediye şirketi kuralım, ürünleri belediye şirketi alsın ve pazarlasın. Bir kooperatif kuralım. Bu kooperatif yöneticileri hiç para kazanmasın, tek işleri dezavantajlı kadınların para kazanması için iş imkânı sağlasın. İş bulalım, kurs açalım, çocuklara bakan kişiler olsun ki anneler de öğrensin. Halı kilim kanaviçe… Bu kooperatif için de Meclis’ten onay almamız gerekiyor. Maalesef sudan sebeplerle reddedildi. Bunu Meclis’e tekrar geri getireceğim.

► Esenyurt’un bir diğer gündem konusu da konut mağduriyeti. Binlerce insan güvenerek ev aldı ve sonrasında mağduriyet yaşadı. Düğüm haline gelmiş problemlerden bir tanesi bu. Siz bu konu hakkında ne yapmayı düşünüyorsunuz?


O dönemde CHP İlçe Başkanı'ydım ve "Bunlar çok ciddi, telafisi imkânsız sonuçlar doğurur" demiştim ama sesimizi duyuramadık. Biz bu konuyu anlattık. Oturma eylemi dahi yaptık. Ama maalesef ne müteahhitleri ne de belediyeyi durdurabildik. Yapılan işte birkaç çeşit sorun var. Bir emsal dışı imalat var. Bina 20 katsa 25. kattaki yer satılmış. Sayı da boyutu da belli değil. Önce bir tespit yapacağız. Eğer yapılan binalar statik olarak uygunsa imar durumunda sorun yoksa binanın yaşanabilir olmasını hale getirmek ve burayla ilgili eylem planı ortaya koyacağız. Bir de dolandırma meselesi var. Bunu biz belediye olarak çözemeyiz. Bu ancak İBB ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yürütülecek detaylı bir çalışmayla ile çözülebilir.

Birçok derneğe tahsis yapılmış


► Önceki dönemlerde yapılan tahsislerden de söz ettiniz. Var mı özellikle aktarmak istediğiniz?


Birçok derneğe, vakfa tahsis yapılmış hem de ücretsiz olarak. Kaymakamlık ve Emniyet’in bulunduğu yer bile bize ait ama biz kendi ihtiyacımız için kiralama yapıyoruz. Bir üniversiteye 2011’de tahsis yapılmış, o yıldan 2020’ye kadar çivi çakılmamış. Biz o tahsis için mahkemeye gittik, iptal ettirdik. Orayı alırsak kampüs lise yapmayı düşünüyorum.

► Son olarak adaylığınız sırasında açıkladığınız hedeflerinizin kaçına ulaştınız?


Aday olurken bildiğim sorunlarla, karşılaştıklarım arasında ciddi fark var. Vadettiğimiz zeminde olmasa da tamamına yakınını çözmeye çalışacağız. Pandemi bizi çok etkiledi. Planladığımız yerden çok geride değiliz. Biraz var. Ben bir iktidar partisinden bir belediye başkanıyla kendimi eşit hissetmiyorum. Çok fark var. Onlar bizden birkaç kat daha avantajlı durumda. Ama her şeye rağmen bu sorunları çözeceğiz. 5 yılın sonunda Esenyurtlular çok daha huzurlu mutlu ve Esenyurtlu olarak kendini görecekler.

Zeynep Vural

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER