Günaydın Türkiye

2015 yılına, her yıl olduğu gibi, güzel dileklerle, temennilerle girdik. 


Ancak, bugüne kadar öyle kötü şeyler oldu ki, gelen baharı bile görüp, koklayamadık.

Dünyada değil ama sadece Türkiye’de  yaşanan  üç ayı özetleyecek olursak, mutlu olmamıza imkan yok!

Bakın bu kadar zamana kadar neler olmuş; 

-2015  yılının ilk 65 gününde, 55 kadın öldürüldü. 

- Özgecan’ın  hunharca öldürülmesinden dolayı  yasa büründük.

-İstanbul’da, Kadıköy’de arkadaşarı ile kartopu oynarken, bir esnafın saldırısı sonucu gazeteci-yazar Nuh Köklü öldü.

-1991  doğumlu, Ege Üniversitesi son sınıf öğrencisi, Fırat Yılmaz Çakıroğlu katledildi.

-Türk edebiyatının en büyük isimlerinden birini, “İnce Memed” Yaşar Kemal’i son yolculuğuna uğurladık.

-Erol Büyükburç’u kaybettik.

-Yalova’da, Vali’nin” Dilenciye benziyorsun” diyerek, saçını, sakalını, kıyafetini eleştirdiği öğretmen, Halil Serkan Öz, kendisi için düzenlenen  yürüyüşte kalp krizi geçirerek öldü.

-Fenerbahçe futbol takımı, Rize deplasmanından dönerken, Sürmene’de otobüslerine pompalı tüfekle yapılan saldırıdan dolayı ölümden döndü. Şöför ağır yaralandı.

-“Bizimkisi bir aşk hikayesi, siyah beyaz film gibi biraz” diyerek, gönüllerimize taht kurmuş sanatçımız Kayahan’ı kaybettik.

-Hacettepe Üniversitesi öğrencileri, Beytepe kampüsünde Abdullah Öcalan posterleri ve PKK bayrakları ile Nevruz kutlaması yapan topluluğa tepki gösterdi. Rektör, Murat Tuncer tepki gösterenlere şöyle dedi; “Size saldırmamaları için bir şey yapamam, siz onlarınkine saygı göstermezseniz, onlarda sizin bayrağınıza saygı göstermez”. 

 Peki onlar ve bizler dedikleri kimlerdik?

-İstanbul Teknik Üniversitesi rektörü Mehmet Karaca’nın öğrencilerden gelen cami isteğini değerlendireceğini söylemesi üzerine, İTÜ’lü öğrenciler bizde Budist tapınağı istiyoruz dediler ve imza kampanyası başlattılar.

-Okmeydanında başına isabet eden gaz fişeği kapsülü ile hayatını kaybeden Berkin Elvan davasında, polislere yönelik soruşturmayı yöneten Savcı Mehmet Kiraz şehit edildi. 

-Melih Gökçek ve Bülent Arınç arasında yaşanan polemikten sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Gökçek hakkında,” Görevi kötüye kullanmak, çıkar ilişkileri içinde haksız kazanç sağlamak”,  Arınç  hakkında ise, “Suçu bildirmeme ve suçluyu kayırmak” sebebi ile soruşturma açtı.

-Ülkenin her yerinde elektrik kesintisi yaşandı. Hayat durdu. Enerji Bakanlığı bile, sebep söyleyemedi. O arada, polisin vatandaşın evini, arabasını, üstünü hiçbir gerekçe göstermeden arayabileceği ve 48 saat gözaltında tutabileceğini onaylayan, iç güvenlik yasası Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı. Bununla birlikte, Sinop’ta Nükleer Santral için, Japonlarla anlaşma imzalandı.
***

Savcının ölümünde kimlerin parmağı var, Özgecanın  ve diğer kadınların katilleri nasıl cezalandırılacak, bundan sonra insanların böyle vahşice öldürülmemesi için ne önlemler alınacak?
Apaçık yolsuzluk suçlamaları yapılıyor, buna rağmen suçlanan herkes görevinin başında. Bunlarla ilgili neler yapılacak, merakla bekliyoruz.

Bu kadar acı olaylar yaşanırken bazıları ne ile uğraşıyor peki? Başkanlık sistemi demeyeceğim ben başka bi olay daha yazacağım. Son söz! Zaten söyleyecek başka bir şey bulamadım.
-Pendik İlçe Öğretim Müdürü Coşkun Otluoğlu, tüm özel ve devlet okullarına bir yazı yolladı. Öğrencilerin, değer karmaşası yada çatışması yaşamamalarına fırsat vermemek adına, mezuniyetlerde kep atma ve cübbe giyme uygulamalarına son verilmesi istedi. 

Yazık ki bir İlçe Eğitim Müdürü, değer karmaşası ve çatışmanın cübbe ve kep ile çözülebileceğine inanmış.
Güzel bir bahara ve yaza merhaba diyebilmek, yarınlara umutla bakabilmek dileği ile,
Sevgiyle kalın
YORUM EKLE