‘Kıyım yaşanıyor’

HSYK tarafından gerçekleştirilen atamaları protesto eden hukukçular, yargının iktidar tarafından şekillendirildiği konusuna dikkat çekti

‘Kıyım yaşanıyor’

© Yargı dernekleri, Türkiye’de demokrasi, insan hakları ve hukuk kavramlarının geri dönülemeyecek kadar ağır darbeler aldığına vurgu yaptı.

Yargı dernekleri, HSYK kararnamesiyle başkan, yönetici ve üyelerinin örgüt merkezlerinin bulunduğu Ankaradan il dışına atanmalarını protesto etti. YARSAV Genel Sekreteri Leyla Köksal, kararnameyi yargıda bir kıyım ve tasfiye operasyonuolarak nitelendirdi. Yargı-Sen Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ise hâkim ve savcıların yerlerinin sadece Yargıtay Başsavcısı Hasan Erbilden değil, adalet komisyonları ve başsavcılıklardan ulaşan listeler kapsamında da değiştirildiğini söyledi.

Ankara Adliyesi önünde toplanan YARSAV, Yargı-Sen ve Demokrat Yargı Derneği üyelerine; Ankara Barosu, DİSK, KESK, Birleşik Kamu-İş, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), ADD, Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) ve Cumhuriyet Kadınları Derneğinin de arasında bulunduğu örgütler destek verdi. Gruptakiler, üzerinde Yargıda sıkıyönetime hayır”, “Bağımsız yargı istiyoruz”, “Fişlemeye hayır”, “HSYK: Hükümetin Siyasi Kanadı”, “Yargıda örgütlenme engellenemezyazan dövizler taşıdı.

‘Tasfiye operasyonu’

YARSAV Genel Sekreteri Leyla Köksal yaptığı konuşmada, siyasi iktidar eliyle şekillenen HSYKnin göreve başladığı yaklaşık 8 aylık sürede 3 bin 49 yargıç ve savcının görev yerini değiştirdiğini belirterek Yapılan tüm atama ve görevlendirmelerde de HSYKye, çalışma esaslarını düzenleyen yasanın 3. maddesi değil, siyasi iktidarın iradesi rehberlik etmiştirdedi. Son yaz kararnamesini yargıda bir kıyım ve tasfiye operasyonuolarak nitelendiren Köksal, HSYKnin kendisinden olmadığını düşündüğü yargıç ve savcıları dize getirmeye and içtiğini kaydetti. Köksal, Ülkede demokrasi, insan hakları ve hukuk geri dönülemeyecek kadar ağır darbeler almıştır. Yargı bağımsızlığı, yargıç teminatı gibi kavramlar tarihe gömülmüştürdedi. İktidarın taraf olduğu davalarda iktidarın görüşleri doğrultusunda karar veren yargıç ve savcıların başsavcı, mahkeme başkanı olarak ödüllendirildiğini vurgulayan Köksal, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile hareket edenlerin ise cezalandırıldığını kaydetti. Yargıtay Savcılığından İstanbula hâkim olarak atanan Yargı-Sen Başkanı Eminağaoğlu, HSYKnin, özel yetkili mahkemeleri anımsatırcasına özel yetkili HSYKniteliğine dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi.

‘12 Eylül darbesinden farksız’

Eminağaoğlu, yargı derneklerin üye ve yöneticilerinin örgüt merkezlerinin dışına atanmasını eleştirerek Bu durumun 12 Eylül darbesinde, Milli Güvenlik Konseyinin 7 sayılı bildirisinin bire bir günümüze ve yargıya uyarlanmış halinden bir farkı var mıdır? Her türlü darbeye ve her türlü hukuksuzluğa hayır diyoruz. Temel hak ve özgürlükleren olan örgütlenme hakkımız hiçbir biçimde engellenemezdiye konuştu.

Kararnameyle Ankara dışına atanan Demokrat Yargı Derneği Genel Sekreteri Kemal Şahin ise, 12 Eylül 2010 referandumuyla yargıda demokratikleşme ve AB değerleri yönünde atılan çok kıymetli bir adımın, yeni HSYKnin oluşum süreci ve 8 aylık tasarruflarıyla heba edildiğini kaydetti. Geçmişin dar grupçu, eşitsiz ve hiyerarşik yargı anlayışının aynı azim ve kararlılıkla uygulandığını ifade eden Şahin, Bu kararname, yargı içindeki küçük bir grubun eski iktidar elitlerinin yerini alma çabasından başka bir şey değildir dedi. HSYKnin her kararname ile iktidarın yargıdaki stratejik noktalarını daha sık dokunmuş hale getirdiğini söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER