AK Partili Çelik'ten özerklik tepkisi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ömer Çelik, "Demokratik özerklik kavramının, BDP'nin DTK'nın yada KCK'nın kullandığı şekliyle, başındaki demokrasi kelimesiyle hiçbir ilgisi yok. Bu Stalinist bir özerklik tanımı, başta Kürt vatandaşlarımız olmak üzere ülkemizin bir kısmına diktatörlük getirme çabasıdır" dedi.

AK Partili Çelik'ten özerklik tepkisi

Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'nde şehit olan Uzman Çavuş Gökhan Yıldırım ve Uzman Çavuş Mustafa Güney'in Hacı Sabancı Merkez Cami'nde düzenlenen cenaze törenlerine katılmak üzere Adana'ya gelen Ömer Çelik, Adana Havalimanı çıkışında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Şehit haberleri ile çok üzüldüğünü belirten Çelik, "Adana'mız çok kısa zamanda 3 şehit verdi. Burada birkaç şeye dikkat etmek gerekir. Birincisi bu tip saldırılar çok uzun zamandır, son 10 yıldır, belli bir zamanlamayla yapılır. Bu zamanlamanın arkasında her zaman şu vardır; Türkiye ne zaman yeni bir atılım aşamasına gelse, dış ya da iç politikada ivme kazansa, bu tip durumlarda, bu tip saldırılar gerçekleşir. Dikkatleri başka yere kaçırmak için" diye konuştu. Ülkenin yine bir anayasa süreci içerisinde olduğunu ve saldırıların bu bakımdan manidar bir zamanlamayla yapıldığını ifade eden Çelik, şöyle dedi:

"Bir diğer açıdansa, seçimden yeni çıktık. Bugün itibarıyla 34 gün oldu. Türkiye'de yeni bir iklim ve vitrin var. Tabi yine bu saldırı, bunu da sabote etmeye dönük olarak, oluşmuş yeni siyasi zeminleri sabote etmeye dönük bir saldırı olarak önümüze geliyor. Bir de tabi Türkiye'nin demokratikleşme açısından, hukuk devletinin imkanlarını gerçekleştirme, özgürlükleri gerçekleştirme açısından, çok yüksek standartlara sahip bir konumda bulunuyor. Bu terör saldırısının bu şekilde gerçekleşmesi, bunun Kürt sorunuyla ya da demokrasi talebiyle bir ilgisi yok. Bu saldırıların arakasındaki amaçları, başka yerlerde aramak gerekir."

"HUZUR VE BARIŞ İÇİN CANLARINI VERDİLER"

Diyarbakır'da şehit olan 13 askerin, ülkenin huzuru ve barışı için canlarını verdiğini kaydeden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Candan daha aziz bir şey yoktur. Onlar en değerli varlıklarını feda ettiler. Dolayısıyla onların bu hatırasına sahip çıkarak, açıklamalarda dikkatli olmak lazım. Toplumun bir kısmını diğer kısmına, kışkırtacak şekilde açıklamalar yapmaktan çok özenle kaçınılmalıdır. Bu terörün amacına hizmet eder. Bir de tabi ki herkesin kendisini sorgulaması lazım. Demokrasi mücadelesiyle, hukuk mücadelesiyle terör yan yana durmaz. Demokrasi diyenlerin, terörle aralarına mesafe koymadıkları sürece, demokrasi taleplerinin hiçbir ciddiyeti olmaz. Bugün Türkiye'de demokrasi talebinin ciddiye alınması için, terörle araya mesafe koymak bir ilke haline gelmiştir."

"TÜRKİYE ESKİ GÜNLERİNE DÖNMEYECEK"

Terör saldırılarının Türkiye'yi demokratikleşme ve çağdaş dünyayla entegrasyon çabalarından uzaklaştırmak üzere yapıldığını belirten Çelik, şunları söyledi:

"Bu saldırılar karşısında, Türkiye eski günlerine asla dönmeyecektir. Hem demokrasisiyle, hem ekonomisiyle, hem güç dış politikasıyla, hem de güvenlik güçlerinin özverili çalışmasıyla, terörle mücadele edilecektir. Milletten daha kudretli kimse yoktur, devletten daha kudretli kimse yoktur. Bu demokratik özerklik kavramının, BDP'nin, DTK'nın ya da KCK'nın kullandığı şekliyle, başındaki demokrasi kelimesiyle hiçbir ilgisi yok. Bu Stalinist bir özerklik tanımı, bu başta Kürt vatandaşlarımız olmak üzere, ülkemizin bir kısmına diktatörlük getirme çabasıdır. Biz demokratik özerklik ve dünyada bunun uygulanma modelleri nedir çok iyi biliriz. Çağdaş dünyadaki uygulanma modellerine baktığımızda bile, ben şunu söyledim. Türkiye'nin eksiği demokratik özerklik değildir, Türkiye'nin eksiği demokratikleşme standartlarının yükseltilmesidir. DTK'nın açıkladığı, KCK ve BDP'nin desteklediği haliyle demokratik özerkliğin, çağdaş dünyadaki demokratik özerklikle bir ilgisi yok. Ülkemizin bir kısmında diktatörlük kurma çabasıdır, Stalinist bir özerkliktir. Bunun ne Türkiye'ye bir hayrı olur, ne de Kürt vatandaşlarımıza. Demokrasi perdesi altında, sistematik bir zulüm yönetimi kurma çabasıdır. Dolayısıyla Türkiye'nin bu aziz milletinin bunlarla, bu süreçlerle hiç bir ilgisi olmayacaktır. Şunu unutmamak gerekir. Farklılıklarımız var, bu farklılıkların içinde bir milletiz biz. Ama hiç kimse milletin manevi iklimine, terör yoluyla ya da bu tip dayatmacı demokratik özerklik projeleri yoluyla, milletin manevi iklimine müdahale edemez. Dolayısı ile bu tartışmalar, hele de terörist saldırının gerçekleştirildiği akşam, bu açıklamanın yapılması zaten neye hizmet ettiğinin, hangi maksadı hedeflediğini gösteriyor."


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER