Güzel haberlere ihtiyacımız var!

  Yeter artık her gün şehit haberleri vermesin bu gazeteler. Ölüm haberleri okumasın okurlar. Savaş söylemleri savaş yorumları yapılmasın televizyonlarda.
Karamsar tablolar çizmesin tahminciler.
*
Ekonomi coşsun.
Ülke geneli bahar sarhoşluğu ile huzura kavuşsun.
Analara kara haberler değil müjdeli haberler gitsin.
Kışlalarda ağıtlar değil türküler söylensin.
Dağlarımızda taşlarımızda çiçeklerle birlikte barış tohumları filizlensin.
*
TBMM'de yumruklar değil karşılıklı tebrikler kutlamalar havada uçsun.
Parti genel başkanlarımız birbirlerine hakaretler değil övgü sözcükleri göndersin.
Cumhurbaşkanımız meydanlarda tek parmağını sallayarak tehditler savurmasın, beş parmağını sallayarak selamlar savursun.
Başbakanımız her ekrana çıktığında sadece mensubu bulunduğu siyasi partiyi övmesin, arada bir diğer siyasi partilerden de olumlu olarak bahsetsin.
*
Muhalefet parti liderleri her ağızlarını açtıklarında iktidarın eksiklerinden bahsetmesin, arada bir başarılı hizmetlerden de bahsederek biz de iktidar olsak aynısını yapardık desinler.
*
Spor sahalarımızda kavgalar gürültüler dinsin, her maç bitiminde hakemlere yüklenilmesin arada bir ‘bu maçın hakemini tebrik ediyorum, çok doğru bir yönetim gösterdi’ naaraları da atılsın.
*
Sokaklarımzıda insanlar bir birlerine gülümsesin.
Tanıdık tanımadık karşılaştıklarında selam vermeyi ihmal etmesin.
Trafikte sürücüler bir birlerine saygı göstersin, trafik kurallarına uyanlar uymayanlara hemen saldırmasın, daha sakin olarak onlara doğru örnek olarak uyarılarda bulunmayı denesin.
*
İş yerlerinde çalışanlar banane bu işi yapmak benim görevim değil diyerek işten kaçmak yerine, ne varmış canım bu işi de hallederim böylece sorun giderilmiş olur düşünceleri ile hareket etsin.
Patronlar her seferinde sorumluluklardan kaçmak yerine madem öyle o zaman patronluk yapmayayım diyerek üzerine düşeni yerine getirmeyi ihmal etmesin.
*
Kısaca yaşadığımız her alanda artık olumlu haberler vermek istiyoruz.
Olumlu haberler duymak istiyoruz.
Olumlu haberlere muhatap olmak istiyoruz.
Olumlu bir bahar havası essin istiyoruz.
*
Hafta sonu Avcılar'da CHP Avcılar İlçe Başkanlığı'nın düzenlediği Barış paneli ve Barış yürüyüşüne katıldık ya.
Yürüyüş fotoğrafım sosyal medyada paylaşılınca bazı arkadaşlar sormuşlar.
-Kiminle barışacağız?
*
Kiminle barışacağız biliyor musunuz?
Önce kendimizle barışacağız.
Sonra düşman kazanmamaya bakacağız.
Sonra hakkımızı korurken başkalarının hakkına tecavüz etmeyeceğiz.
Savaş savaş savaş diye meydanları inletmek yerine barış barış barış diye haykıracağız.
*
PKK dün de vardı ama ülke hiç bu kadar karamsar tabloya bürünmemişti.
Rusya dün de komşumuzdu ama hiç aramız bu kadar açılmamıştı.
İran, Irak, Suriye, Mısır din kardeşi ülkeler ama hiç bu kadar kardeş kardeşe kin tutmamıştı.
Kürt Türk çekişmesi hiç bu kadar baş göstermemişti.
*
Bütün bu sorunlara ve sorulara bakarak kimlerle barışacağımızı çözmelisiniz.
Kimleri dost tutacağımızı anlamalısınız.
Türkiye'nin barışa mı yoksa savaşa mı ihtiyacı var kavramalısınız.
Şayet bunları kavrarsan hep beraber iyi haberler almaya başlarız.
Aksi halde korkarım bu günleri arar duruma düşeriz...!
YORUM EKLE