Havva Ana duymasın...!

Albatros park.

Albatros koruluğu.

Veya Albatros yeşil alanı.

2013 yılı Eylül ayıydı.

O gün Haberdar'da bir resmi ilan vardı.

İlanda; Büyükçekmece Atatürk Mahallesi Albatros mevkiinde 516 Ada 4 parsel, 516 Ada 3 Parsel olarak kayıtlı bulunan alanın ihale usulü ile satılacağı belirtiliyordu.

İlanı görür görmez anında gazetede manşet yaptık ve 'Büyükçekmece'nin Gezi Parkı satılık' diyerek 2013 yılında ülkeyi adeta sarsan, devrim yaratan, halkın gücünü bir kez daha hissettiren 'Gezi Direniş'inden esinlenerek durumun ciddiyetine vurgu yapmaya çalıştık.

 

 

***

 

O günlerde resmi ilan yayınlansa da aslında bir iki firma ile görüşmelerin yapıldığını da öğrendik.

Yaklaşan 2014 yerel seçimleri öncesi yaygın basına da yansıyan haber CHP üst düzey yönetiminde de etkisini gösterdi.

Bizim edindiğimiz istihbarat ile (her ne kadar Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün bu durumu yalanlasa da) CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ndan aldığı talimat ile CHP Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Hamza Çebi, Akgün'ü arayarak Albatros'a dokunma diye talimat vermiş.

Akgün'de bitiş aşamasına gelen ihaleyi dondurdu.

Çünkü o günlerde bir tarafta Gezi olaylarını destekleyen CHP yönetimi vardı ve diğer tarafta ise ısrarla İstanbul'un ortasındaki bir parkı yıkarak ''Ne yaparsanız yapın. Orası için karar verdik, Taksim Gezi Parkı’nın yıkılarak AVM ve konut yapılması projesinden geri adım atılmayacak' diyen dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan' vardı.

 

***

 

Sonra zaman geçti.

Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün doğrudan satış yerine hasılat paylaşımı usulü ile orada yine projelerinin devam edeceğini ve proje ile mevcut yeşil örtünün 10 kat artacağını da açıkladı.

Tabi bu arada Albatros koruluğunda çaktırmadan belediye personeline ağaç kesimi yaptıran, çevre düzenlemesine gidilerek bazı bölümlere mıcır atılmasını sağlayan Akgün zamanı da kendi lehine geçmesini sağladı.

Böylece yaklaşık 2 yıl önceki Albatros koruluğu ile bugünkü görüntüsü arasındaki dağlar kadar fark oluştu.

İşte aynı Akgün bugün de gazetemize yaptığı açıklama ile, aralarında CHP'li milletvekillerinin de olduğunu bile bile “Ne yaptıklarını bilmeyen ne idüğü belirsiz 3 adam. Biraz daha ileri giderlerse o alana bir daha onları sokmam' açıklamasını yaptı.

 

 

***

 

Anlayacağınız Akgün aynı Akgün. Direnişçilerde aynı direnişçiler.

Aralarında geri adım atan yok.

Üstelik her iki taraf da giderek daha bir sertleşiyorlar.

Direnişçiler aralarına CHP'li bazı milletvekillerini alarak güçlerine güç kattıklarını düşünüyorlar.

Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ise son yaptığı açıklama ile adeta meydan okuyarak 'ister vekil olsun ister kim olursa olsun. Ben kafaya bir şey koymuşsam kimse beni engelleyemez' tavrı ile Albatros'a otel ve konut yapma konusunda geri adım atmayacağını bir kez daha dillendiriyor.

 

***

 

Aslında Albatros benzeri o kadar ironik örnek gösterebiliriz ki.

Daha dün Rize'de Yeşil Yol Projesi'nin durdurulması için yöre halkının başlattığı eylem üzerine, Artvin-Avusor yaylasında Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 16 dönümlük alanda orman kesim izni vermesini ağaç katliamına yol açacağı gerekçesiyle mahkemeye taşıyan Fırtına İnisiyatifi grubunun Rize İdare Mahkemesi’nde açtığı davada mahkeme, idarenin savunmasını almaya gerek görmeden, ‘yürütmeyi durdurma’ kararı verdi.

Nasıl ki burada Rize Valisi Ersin Yazıcı “‘Hiç ağaç kesilmedi. Kesildiyse gereğini yaparız” söylemesine rağmen ‘Yeşil Yol’ projesi kapsamında yüzlerce ağacın kesildiği ortaya çıktı ise.

Albatros'ta da defalarca yetkililer yaptıkları açıklamalarda.

Yok osuruk ağacı kesildi.

Yok kuruyan ağaçlar kesildi.

Yok çevre düzenlemesi yaptık.

Gibi 'osuruktan tayyare, selam söyle o yare' benzeri yapılan açıklamalar ile gerçekler saklanıldı.

 

 

***

 

Anlayacağınız dün Büyükçekmeceliler 'bize bir yiğit gerek' diyerek aralarında bir kişiyi milletvekili yaparak Dr. Ali Şeker'i Ankara'ya göndermeyi başardılar.

Şimdi ise galiba Büyükçekmecelilere bir ‘Havva Ana’ gerek.

Zira  ‘Havva Ana’ lakabıyla tanınan 63 yaşındaki Rabia Bekar,  Avusor yaylasındaki protesto gösterilerinde sergilediği duruş ile bölgenin simgesi haline gelmeyi başardı.

Bugün  Yeşil Yol Projesi mahkeme kararı ile durdurulduysa, ağaçları kesmeye gelen kepçelerin önüne adeta siper olarak; 'Ben halkım. O vali buraya gelecek. O kaymakam buraya gelecek. O bakan buraya gelecek' diye haykıran ‘Havva Ana’nın o cesur yüreği sayesinde oldu.

 

 

***

 

Bir başka sözümüzde 'ne idüğü belirsiz 3 kişi' diyen Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'e olsun ve şunu söyleyelim.

Hadi gerçekten Albatros'a uygulayacağınız proje çok özel çok güzel ve çok istihdam yaratacak projedir.

Peki bu projeyi uygulayacak o kadar alan, yer, mevki varken Büyükçekmece halkı ile inatlaşmak niye.

Hani siz büyük aile idiniz.

Hani hizmet sevgi demekti.

Hani halka hizmet Hak'ka hizmetti.

Halka hizmet halkın yeşil alanını yok ederek olmamalı.

Hak'ka hizmet halkı ile inatlaşarak restleşerek olmamalı.

Anlaşma zeminleri ile olmalı.

Halka sevgi ile yaklaşarak olmalı.

Bakın daha dün Marina konusunda da benzer inatlaşma vardı.

Kim kazandı kim kaybetti.

Olan çarşur edilen israf edilen halkın paralarına oldu.

Milyonlarca lira değerinde beton, demir, iş kaybı çöpe gitti.

Bugün orada yıkım yapılıyor, iki yıl boşa gittiği gibi iki yıl başa dönüldü.

Bir benzerinin yarın Albatros'da yaşanmaması için akli selim davranmaktan başka çare yok diye düşünüyorum...

 


 

YORUM EKLE
YORUMLAR
mustafa kemal atatürkçü
mustafa kemal atatürkçü - 7 yıl Önce

ya mehmet mert bu serdar taludan çokmu hoşlanıyorsun serdar talunun marifeti bunlar ama yazıklar olsun o genel merkezede bize burda serdar talu gibi adamları partili önder diye büyükçekmcede başımıza getirdiler