Hay sizin istikşafınıza...

Bülent Ecevit; "erken seçim olmasaydı 2084'e kadar iktidarda kalacaktık" dedi demesine de rahmetli son başbakanlığı döneminde aylarca hastaneden çıkamamıştı.
Netekim kelimesi ile tanışmamızı sağlayan Kenan Evren; 'Çankaya'yı artık bırakıyorum. Heveslileri gelsin biz hevesimizi aldık" gafı ile de hatırlanacaktı.
Açık seçik ifade edeyim lafını çok kullanan Turgut Özal: "Biraz da küçük Turgutla oynasınlar" da dediğinde nereden bilecekti ki bu sözün sonraları onu sıkıntıya sokacağını.
Süleyman Demirel: 'Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl değildir" sözünde de geçen binaenaleyh kelimesini o kadar sık kullanıyordu ki rivayete göre ekranlara çıktığında onun içinbinaenaleyh diyenler olduğu da söyleniyordu.
***
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 yıllık başbakanlığı döneminde türettiği o kadar kelime oldu ki, hangisinden başlayacağımı bilemiyorum. Velev ki mi dersiniz, one minute mi dersiniz, biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık mı dersiniz, fakir fukara garip guraba mı dersiniz.
Türkiye'de başbakanlık veya cumhurbaşkanlığı yapanların bizlere kazandırdığı yeni bir kelimemiz daha oldu.
AKP ile CHP arasında yürütülen koalisyon görüşmelerinde Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dile getirdiği "İstikşafi görüşmeler" ile yeni bir çocuğumuz daha oldu.
Davutoğlu'nun şu sözleri istikşafi kelimesinin gündelik hayatımıza girmesine neden oldu:
Sen misin 'İstikşafi' diyen.
Kaç gündüz ağzını açan "İstikşafi'' ile açıyor "İstikşafi'' ile kapatıyor.
***
AKP'li yöneticiler mi dersiniz.
Yandaş gazeteciler mi dersiniz.
Yalaka sunucular mı dersiniz.
'İstikşafi' de 'İstikşafi'
Başka birşey yok.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan hükümet kurma görevini aldıktan sonra CHP ve MHP liderleri ile görüştü ve bu görüşmelerin ardından nasıl bir tarz izleyeceğini anlatırken "İstikşafi görüşmeler" tanımlamasını kullandı ya.
CHP ile yürütülen görüşmelerin gündem olmasıyla, istikşafi de en çok merak edilen kelime oldu.
Google'da en çok aranan kelimeler arasına giren "istikşafi" adeta koalisyon görüşmeleri ve Başbakan Davutoğlu'nun siyasi tarzıyla özdeşleşti.
***
Anlayacağınız giderek bizleri Araplaştırmaya meyilli zihniyetten bir Arapça kelime daha öğrendik.
Türk Dil Kurumu (TDK) yetkilileri, “istikşaf” sözünün Arapça “keşf”ten türediğini belirterek TDK tarafından yayımlanan sözlüklerde sözcüğün bu şekilde geçtiğini ve “keşif ve tahkik etmeye çalışma, etraf ve teferruatını zahire çıkarma” gibi anlamlar içerdiğini kaydetti.
İyi de kardeşim şuna; ön görüşmeler desenize daha ne diye istikşāf miştişafla halkı oyalayıp kafamızı karıştırıyorsunuz.
Bizim binlerce kelimemizin suyu mu çıktı ki saçma sapan uyduruk kelimeler ile kafamızı karıştırıyorsunuz.
***
Gördüğünüz gibi ortada duran bu büyük ülkenin yeni bir hükümete kavuşması durumu.
Bizler ise neler yazıp çizmekle meşgulüz.
Bir tarafta süren çatışmalar.
Gelen şehit asker ve şehit polis haberleri.
Köylerin basılması.
Karakollara yapılan saldırılar.
Yollara döşenen mayınlar.
Kesilen yollar.
Acilen bu ülkenin sahip olması gereken sağlıklı bir hükümete kavuşması gerektiği gerçeği.
Ve bizler boş laflarla oyalanıyoruz.
***
Geçtiğimiz pazartesi Başbakan Ahmet Davutoğlu ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu arasında 4 saat gerçekleşen görüşmenin ardından yapılan açıklamalara ne demeli.
İnsanları tatmin edici bir açıklama yapıldı mı hayır.
13 Ağustos Perşembe günü saat 14:00'te bu ikili yine buluşacakmış.
Görüşme, AK Parti ve CHP heyetlerinin görüşme yaptığı Ankara Palas'ta gerçekleşecek.
CHP; “Önce Türkiye, sonra CHP” diyen bir anlayış ve tarihi sorumluluk duygusuyla ülkemizin karşı karşıya bulunduğu bütün sorunları çözme azim ve kararlılığına sahiptir'' diye açıklamalarda bulunuyor.
AKP; Türkiye’yi hükümetsiz bırakmamak için uğraşıyoruz, diyor.
Bizler de aynısını söylüyor ve diliyoruz.
Ancak iki taraftan birisi samimi gelmiyor nedense.
Kim acaba!
Umarız şu görüşmelerinizden sağlıklı bir netice alınır da tüm ülke insanını huzura ve refaha taşıyacak bir hükümet ortaya çıkar.
Aksi halde bu ülke insanı hay sizin istikşafınıza da diye başlar ve nerede durur onu bilemem işte...
YORUM EKLE