İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDE GENÇLİĞİN SESİ


2013 Haziran ayında, 130’dan fazla ülkeden 500 iklim lideri genç, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir çabayla iklim hareketinin ölçeğini dünya çapında büyütmek üzere İstanbul’da, Türkiye’de Toplandılar.

Küresel Eksen Değişimi olarak anılan hareketin katılımcıları, kampanya becerileri ve tekniklerini paylaştılar. Mücadelelerle ilgili olarak bir anlayış oluşturdular. Ülkelerine döndüklerinde kendilerinin Eksen Değişimi hareketini örgütleyeceklerini taahhüt ettiler. Eksen Değişimi bir ümit vaat eden genç aktivistlere eğitimler ve strateji oluşturma imkanları sağlıyor ve Hindistan’dan Kırgızistan’a kadar gezegenin en uzak yerlerine bile yerel iklim hareketlerinin gelişmesine destek oldular. Küresel Eksen Değişimi gibi dinamik girişimler istisna sayılır. Çok yakın bir zamana kadar, gençlik iklim hareketi enerjisinin büyük bir kısmını uluslararası iklim müzakerecilerini etkilemeye adamıştı.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi müzakereleri fazla teknik ve çoğu zaman hayal kırıklığı yarattığı halde, başlangıçta gençler bu konuşmaları kendi liderlerini iklim değişikliği konusunda harekete geçirmek üzere iyi bir zemin diye düşünüyorlardı. 2005 yılındaki Montreal Konferansından başlayarak, gençlik aktivistleri yıllık konferansları, resmi müzakereleri başlamadan iki hafta önce Gençlik Konferansı düzenlemeye başladılar. Bu konferanslarda yüzlerce genç bir araya geliyor, stratejiler oluşturuyor ve konuşmalarda seslerini daha güçlü duyuruyorlar. Başlangıçta, takdirle karşılanan gençlerin çoğu endüstrileşmiş ülkelerden geliyordu. Müzakerelere katılmanın maliyetini düşününce, bu durum hiç de şaşırtıcı değil. Benim 2002 RİO+10 Johannesbourg Konferansına katılamadığım gibi. Gençliğin temsili hala dengeli olmaktan uzaktır. Hareketler kendini ulusal ve bazen de bölgesel koalisyonlar şeklinde yapılandırıldı. 2009 yılında, Kopenhag Konferansı etrafında, gençliğin seferberliği en yoğun şekilde gerçekleşti. Binden fazla genç yolculuk yaparak konferansa katıldı, birçokları da ülkelerinden destek verdi. Ne yazık ki “yetişkinler” tarafından gerçekleştirilen konferans benzerleri gibi “adil, istekli, bağlayıcı” bir küresel anlaşma yerine içi boş 4 sayfalık bir bildiriyle son buldu.

Gençlerin öncülüğünde iklimle ilgili çabalar arasında en başarılı olanlarından biri, yatırımı geri çektirme kampanyası oldu. Bu çaba, üniversiteye bağışlardan oluşan fonlar gibi, kurumsal yatırımcıların fosil yakıt hisselerini yatırım portföyünden çıkartmasıdır. 1980’lerden beri birçok yatırımı geri çekme kampanyası (ırkçılık, tütün, silah ticareti ile ilişkili olanlar vb.) yürütülüyorsa da, tüm bunlar arasında “fosil yakıtsız” yatırımlara eğilim en hızlı büyüyen hareket oldu. Hareketin başarısının kaynağı, genç insanların karşılaştıkları tehlikelerin ciddiyetidir. Bütün bunları neden yazdım. 1995’ten beri Büyükçekmece’de okullarda çevre eğitimi uğraşıları veriyoruz. Bir defa 1-2 yıl derneğimizin liseli bir gençlik çevre kulübü oldu. hala yaş ortalamamız 60’ların üzerinde. Türkiye’de çevreye, doğaya sahip çıkan gençlik çok az. Bu yıl bu konuya çok daha ciddi sarılacağız. Öyle bayramdan bayrama tişört giyip yürüyen değil, bu konuda arkadaşlarını da yanlarına katan hızla çoğalan bir çevreci genç grup arzuluyoruz. Sağlıklı kalmanız dileklerimle.
Kaynak: HABERDAR
YORUM EKLE