İn misin cin misin...!

 Bir karar ver arkadaşım.
Kimsin, nesin, kimden yanasın.
Gelirsin selam verirsin, hatır sorarsın, iş yerimize, evimize, ocağımıza girersin.
Arkamızı döner dönmez başlarsın yaygaraya.
Başlarsın iftiraya.
Başlarsın hakarete, küfüre.
Senin bu yaptığına ne denir, biliyorsun!
Dost musun, düşman mısın.
Buz musun, ateş misin.
Hani mağara anlamı taşıyan 'in' misin.
Bir başka anlamı; akıllı, zeki, uyanık kimse de olan; göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık olan 'cin' misin...
*
Ne demek mi istiyorum.
Buyurun bakalım.
Cumhuriyet Halk Partisi, 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde üyesi bulunduğu halde hiç oy alamadığı sandıklarla ilgili yaptığı çalışma kapsamında 3631 kişinin üyeliğine son verdi.
Gerekçelerini ileten 265 kişi hakkında ise herhangi bir işlem yapılmadı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında, listelerde bulunmalarına rağmen, seçmen oldukları sandıklarda CHP'ye oy vermedikleri tespit edilen 3896 üyenin durumu da ele alındı. Çalışma kapsamında, 3631 üyenin partiyle ilişiği kesildi. Genel merkeze, seçimde oy verememe gerekçelerini ileten 265 kişi hakkında ise herhangi bir işlem yapılmadı.
CHP'ye oy vermeyen üyelerin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğunlukta olması dikkat çekiyor. Bu iller arasında Adıyaman, Diyarbakır, Ağrı, Kars, Mardin, Sivas, Siirt, Şırnak, Gümüşhane, Van ve Hakkari de bulunuyor.
*
Yani CHP demişki; arkadaş üye olarak partime giriyorsun, özelime giriyorsun, benden bilgi alıyorsun, CHP üyeliğinin (varsa tabi) özelliklerinden istifade ediyorsun, her yerde CHP üyesiyim diye nağra atıyorsun, yeri geliyor belki il, ilçe ve belde gibi parti organlarında bile belirleyici oluyorsun.
Amaaaa.
Senden tek beklediğimiz seçimlerde bir oy.
Onu da çok görüyorsun.
Kıymıyorsun.
Ver miyorsun.
Eeee, o halde hastir arkadaş.
Dilediğin yere kadar hastir.
Kimsin nesin, necisin.
Kimin adamısın.
Kimin ajanısın.
Ak mısın, kara mısın, tuz musun şeker misin.
*
Tabi bu bir anlamda FETÖ gibi hain örgüt üyeliği şüphelisi anlamına da gelir dersek sanırım kimse itiraz etmez.
Benzeri hayatımızın her alanında karşımıza çıkmıyor mu.
Adam soyal medyadan ekliyor seni.
Takipçin oluyor.
Arkadaşın (facebook tabiri ile) oluyor.
Bu sayede bütün paylaşımlarını görebiliyor.
Bütün fotoğraflarına bakıyor.
Ne yedin ne içtin, nereye gittin, nerden geldin.
Hepsini görüyor.
Yeri geliyor, özeline bile girebiliyor.
Sonra bir bakıyorsun ki; ne beğenisi var, ne olumlu bir yorumu var, ne desteği var ne de insancıl bir yaklaşımı.
*
Ne yapalım biz de bu türden, 'cin' arkadaşları fark ettikçe gereğini yapıyoruz.
Facebooktan engelliyoruz.
Her türlü sosyal medya hesabından siliyoruz.
Telefonuna çıkmıyoruz.
Mesajına cevap vermiyoruz.
Gerçek hayatta gördüğümüzde görmezden geliyoruz.
Böylece hak ettiği ödül ile 'cin arkadaş'ı ödüllendiriyoruz.
*
Tavsiye olunur.
Ben yaptım çok keyifli oldu.
CHP'yi de böyle bir kararından dolayı tebrik etmek lazım.
Ama bu rakamın 3 bin 896 gibi seviyelerde kalmaması gerek.
Eminim daha on binlerce var böyleleri.
Adam sadece üye olarak her hakkı mübah sanıyor.
Oy vermez.
Destek vermez.
Üye aidatını vermez.
Ama üye ya.
Olumsuzluk anlamında ne varsa onları yapmaktan da imtina etmez.
*
Hayatımızın her alnında bolca mevcuttur böyleleri.
Dernekçilikte.
Siyasette.
Sosyal medyada.
Gerçek hayatta.
En iyisi mi; hak ettiğine değerini vermek.
Madem sosyal medyanın cinlerinden bahsettik.
Yazımızı da sosyal medyanın bilinen bir sözü ile bitirelim; ''Değer Verdim Yeteri Kadar, Artık Herkes Ederi Kadar...''
YORUM EKLE