İSTANBUL’UN BAŞINA ÜÇÜBİRYERDE BELA -3-

Evet! Sevgili Okuyucular. MMO (Makine Mühendisleri Odası) Kentleşme, Yerel Yönetimler, Ulaşım ve Çevre Komisyonunda olan görevim dolayısıyla konu üzerinde çok araştırma yaptım. Çılgın Proje Kanal İstanbul ve 3. Köprü’den sonra İstanbul’un başının 3. Belası, 3. Hava Alanından söz edeceğiz bu defa. 2 Defa oraları uzun, uzun gezdim. Yine hocaların konu ile ilgili makalelerini okudum. Şimdi size özetle, neden İstanbul’un başına gelen 3 bela dedim, siz karar verin. Üçünde de belirttiğim gibi, 2009 onaylı İstanbul 1/100.000 ölçekli İÇDP’nin (İstanbul Çevre Düzeni Projesi) 3. Hava Alanı öngörüsü Silivri civarındadır.

Buna karşın, İÇDP’nin onaylanma tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra BKK’ı (Bakan Kurulu Kararı) ve eki ile İÇDP kararları hiçe sayılarak, Terkos Gölü’nün doğusunda metropolden oldukça uzak olan Karadeniz kıyısında havaalanı yapılması kararı verilmiştir. Havaalanının, küresel dünyanın ve kentlerin vazgeçilmez bir donatısı olduğu ve büyük bir havaalanına ihtiyaç duyulduğu iddiası ile Başbakan ve ekibi helikopter ile gezerek bu yeri belirlemiş, şehir ve bölge planlama biliminin iktidar tarafından yok sayıldığı bir kez daha kanıtlanmıştır.


Ulaştırma Bakanlığı 2013 Türkiye Havacılık raporunda, İstanbul Yeni Havalimanı dünyanın en büyük projesi olarak tanıtılmaktadır. Karadeniz sahil şeridinde yer alan yaklaşık 7650 hektar büyüklüğündeki alana Yap-İşlet-Devret modeli ile yapılacak olan projenin, 4 etap sonunda 2018 yılında hizmete gireceği 120.000 kişiye iş imkanı sağlayacağı belirtilmiştir. Bu iş imkanı söylemleri, HES’ler (Hidro Elektrik Santralleri) derelere kurulurken, Termik Santraller yapılırken, oranın köylülerine de söyleniyordu. 3. Havalimanının Kuzey Marmara Otoyolu, 3. Köprü, Yüksek Hızlı Tren ile bütünleşeceği ve raylı sistem aracılığı ile Taksim’e bağlanacağı şeklinde yeni kararlar, merkezi yönetim tarafından deklare edilmiş, İÇDP’ının tüm denge ve ilkeleri altüst edilmiştir. Maliyeti, yaklaşık 46 milyar dolar olarak belirtilen havaalanı ihalesi 3 Mayıs 2013 tarihinde yapılmış, sözleşmesi 20 Mayıs 2013 tarihinde imzalanmış, ÇED raporu Mart 2013 tarihinde onaylanmıştır.

Meslek odalarının ve demokratik kitle örgütlerinin açtığı davaların yetkisizlik kararlarıyla Danıştay’a sevk edilme süreçleri yaşanırken, köprünün temeli 29.05.2013 tarihinde atılmıştır. Proje alanının 6172.7 hektarı orman, 1180 hektarı madencilik ve diğer kullanım alanı, 660 hektarı göl alanı, 236 hektarı mera, 60 hektarı tarım alanı, 2 hektarı fundalık alan ve proje alanının yaklaşık %2.47’lik (189,182 hektar) kısmı özel mülkiyet arazisidir.


Anayasa ile devlete koruma görevi verilen orman, mera ve sulak alanlardan oluşan alanların BKK (Bakanlar Kurulu Kararı) ile yapılaşmaya açılması, kamu yararı kavramının içeriğinin günümüzde nasıl değiştirildiğinin somut göstergesidir. Tam da dünyanın sayılı kuş göç yollarından birisi olan bu alanda, ağaçlardan, göletlerden, yemlenme alanlarından mahrum kalan kuşların, bağıra çağıra hava dönüp durmalarını görünce çoğumuz ağlamaklı olduk. Rehberimizin gösterdiği bir alan ise sisten görünmüyordu. Oranın dört mevsim sisli olduğunu söyledi rehberimiz. Burayı havaalanı olarak ancak bir çevreci seçebilirdi. Çevrecinin daniskası olduğunu söyleyen zatın kulakları çınlasın. Sağlıklı kalmanız dileklerimle
Kaynak: HABERDAR
YORUM EKLE