İstihdam, eleman ve Erdoğan!

Yazımızın hemen başında dünkü yazımızda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olarak Ahmet Arslan'ın atandığı bilgilerini verirken bazı düzeltmeler ve eklemeler yapalım.
Öncelikle, Kars Ardahan ve Iğdır hemşehrisi olarak daha önce bakanlık yapan kişilerden Tansu Çiller başbakanlığında DYP-CHP koalisyonunda Devlet Bakanlığı yapan Mehmet Alp MHP'den değil CHP'den olacak, sonra ANAP'tan İlhan Aküzüm ve Refah Partisi'nden Abdulkerim Doğrulu'nun dışında; Gürcan Dağdaş ve Sırrı Atalay da bakanlık yapmış onları atlamışız.
Bu düzeltmeleri yapmam için arayan Karslı okurlarımıza da buradan teşekkürler.
*
Şimdi geçelim bu günkü yazımıza ve dilimiz döndüğünce yeni kabineden, MHP kongresinden ve CHP'nin durumundan bahsedelim.
Yeni kabinenin kuşkusuz en dikkat çeken ismi İsmet Yılmaz oldu.
Daha önce; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, Millî Savunma Bakanı ve Ulaştırma Bakanlığı görevlerinde de bulunan İsmet Yılmaz'ın başbakan adayı olarak da adı geçmekteydi.
İşte o Yılmaz şimdi hemen hemen her evde her gün adı geçecek kişilerden birisi olarak Milli Eğitim Bakanlığı görevine getirildi.
Bu değişiklik acaba askere şirin gözükme değişikliği mi yoksa her kabine değişikliğinde yeni isim ile tanıştığı için oldukça başarısız bir yönetim gösterilen Milli Eğitim Bakanlığı için bu defa en iyi isim atanarak daha başarılı bir yönetim beklentisi mi?
Bekleyip göreceğiz.
Yakında kokusu çıkar.
*
Diğer bakanlıklara çok fazla değinmeyeceğim. Zira onların istihdam edileceğini zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan belirtti.
Bir tek Sağlık Bakanlığı görevine yeniden Recep Akdağ'ın getirilmesini doğru bulduğumu söyleyebilirim.
Eski bakan bölgemizin sevilen sayılan ismi Mehmet Müezzinoğlu son derece iyi bir siyaset adamı ama üzgünüm başarılı bir bakanlık dönemini geçirdiğini söyleyemeyeceğim.
*
Evet ne diyorduk; 'İstihdam'.
Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni kabinede yer alamayan eski bakanlar için 'onlar da gerekli yerlerde istihdam edilirler' dedi.
'İstihdam'ın Türk Dil Kurumu'ndaki birinci anlamı nedir; işte kullanılmak üzere bekletilen eleman...
Şimdi biz siyasi bir koltuk sahibinden bahsedersek eleman dediğimizde gocunmayan bir kişi var mıdır?
Zannetmiyorum.
Sadece gocunmak değil Allah bilir hakaret davası bile açacaklar vardır aralarında.
Neyse bu işin küçük bir yanı.
Diğer yanı ise bakar mısınız?
Türkiye'de nereden nereye geldik.
*
Mecliste çoğunluğu elinde bulunduran siyasi parti lideri Cumhurbaşkanının emri ile görevden alınıyor.
Bir başka isim parti genel başkanlığına ve başbakanlık görevine getiriliyor.
Hem de bütün bunlar on onbeş gibi kısa bir sürede gerçekleşiyor.
Birkaç cılız ses dışında kimsenin gıkı çıkmıyor.
Üstüne üstlük aynı kişi devletin bakanları için onlar da bir yerlerde istihdam edilir, kimse merak etmesin diye de açıklama yapıyor.
İnanılır gibi değil.
Ya biz kafayı yedik her gerçekleşen olayı yanlış anlıyoruz.
Veya bizi yönetenler bir başka alemde yaşıyorlar onların aklına ve fikrine yetişemiyoruz.
*
Bu arada tabi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir taraftan benim gibi düşünen ülkenin en az yarısını kapsayan insanlara ters davranışlar sergilerken öte yandan yine diğer yarısının hoşuna gidecek işler de yapmıyor değil.
İşte onlardan birisi de dün, Dünya İnsani Zirvesi 'nde gerçekleşti. 
Erdoğan burada Avrupa Birliği'ne de seslenerek; AB'nin vize muafiyeti ve mültecilere para yardımı konularında adım atmamasını ve Türkiye'ye şartlar dayatmasını eleştirdi.Eğer şu anda bu konuyla ilgili olarak netice alındı, alındı. Alınmadığı takdirde kusura bakmasınlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin parlamentosundan geri kabul anlaşmasına yönelik uygulama sürecine yönelik adım atılmasına ait karar, yasa çıkmaz. Çünkü bize ikide bir kriter dayatmasınlar, burası Türkiye." Dedi.
*
Anlayacağınız hani futbolda bir söz var.
Saha dört köşe top yuvarlak, iyi oynayan değil şansı olan kazanır, deniyor ya.
Ama Erdoğan açısından top yuvarlak olunca saha da yuvarlak hale getiriliyor, saha dört köşe ise top da dört köşe haline getiriliyor.
Ve her seferinde şans Erdoğan'dan yana oluyor.
Son 14 yıldır böyle bakalım daha ne kadar böyle sürecek!
*
Karşı cephede durum böyleyken; CHP ve MHP cephesi iç çekişmeler ile uğraşsın dursun.
HDP şaşkın ördek gibi kaladursun.
Vatandaş olan biteni sahası seyirciye kapalı futbol takımının maçını piyangodan bedava izleyen kadınlar ve çocuklar gibi izleyedursun.
O orada dursun.
Bu burada dursun.
Bir tek Recep Tayyip Erdoğan ve tayfası durmasın...
Hadi bakalım kolay gelsin...
YORUM EKLE