Kadınlar gününün kutlanmasına karşıyım!

Durun bir dakika.
İsterseniz önce yazının tamamını okuyun sonra kızarsınız.
Hani şu Mandıra Filozofu; ben şuna karşıyım buna karşıyım diye çıkışıyorda.
Önceleri hayıflanıp sonra adamı dinledikten sonra hak veriyoruz ya.
Bakarsınız yazıyı okuduktan sonra sizlerde bana hak verisiniz.
*
Önce kısaca Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün neden her yıl 8 Mart'ta kutlanmasını bir hatırlayalım.
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlıyor, Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi.
Bu olayın ardından defalarca gerek Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı'nda gerek kadının adı geçen her ortamda artık 8 Mart kadınlara özel bir gün oarak anılmaya başlandı.
*
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ise 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti. Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı.
*
Tamam "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür.
Tamam insan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesi, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına önem verilmektedir.
İyi de hani kadın erkek ayrımına karşıydık.
Hani kadın ve erkek her hakka sahipti.
Hani bir insanı 'kadın' ve 'erek' olarak ayırmak doğru değildi.
Bir kişiyi fert olarak tanımlamak en doğrusuydu.
*
O halde.
Neden illia da kadınlar günü.
Neden illida da kadına kalkan eller kırılsın.
Neden illiada kadınlar da bu toplumun bir parçasıdır diyerek bu ayrımı yapmaya devam ediyoruz.
*
Yok mu bir yürekli kadın arkadaş da çıksın ortaya ve haykırsın; hem kadınların her ortamda erkeklerle aynı haklara sahip olduklarına dikkat çekiyoruz, hem de tutturmuşuz, kadın hakları, kadın dayanışması, kadınlar günü, kadın, kadın, kadın.
Böyle yaparak ve düşünerek ayrım yapılmıyor mu sanki.
*
Katılın veya katılmayın.
Şahsen ben 'Dünya Erkekler Günü' diye bir gün olsaydı bu günün kalkması için çaba sarfederdim.
Hadi bir düşünün bakalım.
Dünya Erkekler Günü olsa saçma sapan bir gün olmaz mıydı!
Hadi şimdi tersinden bakın ve bir kez daha düşünün.
Dünya Erkekler Günü size ne kadar saçma sapan geliyorsa Dünya Kadınlar Günü de, Sevgililer Günü de v.s. Bana o kadar saçma gelmeye başladı.
*
Bakın geçmişte 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne özel yazılarımda ezilen kadınlarımızdan bahsederdim.
Dayak yiyen kadınlarımızdan bahsederdim.
Çok çalışıp az kazanan kadınlarımızdan bahsederdim.
Tacize uğrayan kadınlarımızdan bahsederdim.
*
Oysa bugün beni farklı düşünmeye item şey kadınlarımızın her gün her alanda erkeklerden daha başarılı olmaya başladıklarıdır.
Erkeklerden daha güçlü olmaya başladıklarıdır.
Erkeklerden daha sosyal, daha etkin, daha organize ve daha bilinçli olmaya başladıklarıdır.
Sakın bu yazım espri falan diye algılanmasın, yazdığım her cümlede çok ciddiyim.
*
Neden kadınlar günü.
Neden şu günü bu günü.
Bir şey önemliyse şayet her an her dakika önemlidir.
Değilse değildir.
Bir şeyin önemini vurgulamak için de o şeyi diğerlerinden ayırmak o önemi önemsizleştirir diye düşünüyorum.
*
Hadi şimdi hep beraber tekrar edelim.
Her gün kadınlarındır.
Her gün erkeklerindir.
Her gün her canlıya aittir.
Her canlıya saygılıyız.
Her insana saygılıyız.
İnsanları kadın, ekek, eş cinsel, bi seksüel, siyah, beyaz, şu bu diye ayırmak doğru değil.
Sırf bu yüzden bile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlamak doğru değil.
Hergün emekçi kadınlarımıza, erkeklerimize, kısaca insan oğlu insanlarımıza kutlu olsun...
YORUM EKLE