Kar hepimizi teslim aldı!

Kaç gündür devam eden yoğun kar yağışı bizlere bir gerçeği bir kez daha göstermiş oldu ki bu şehir kesinlikle karla yaşamaya alışık değil.

Ne belediyelerimiz.

Ne yöneticilerimiz.

Ne vatandaşımız.

Ne de hiç birimiz.

Yoğun kar yağışı altında yaşamaya hazır değiliz.

Bırakın hazır olmayı hazırlanmayı bile düşünmüyoruz.

 

***

 

Yıllık bütçeleri katrilyonları bulan Büyükşehir belediyemiz.

Yüzlerce trilyonu bulan ilçe belediyelerimiz.

Valiliğimiz.

Kaymakamlığımız.

Hangisi senede en az bir iki hafta bizi tesiri altına alan kar ile mücadele için ne yatırım yapıyor.

Kocaman sıfıra yakın sıfır elde var sıfır.

 

 Ana yollarımız genellikle bilinçsiz vatandaşlar yüzünden kapanıyor.

Ara yollarımız ise çoğunlukla beceriksiz belediye ekipleri tarafından kapanıyor.

Adam karda kışta çöp arabasını gündüz saatte ara yollara çekmiş Büyükçekmece’de.

Hadi buyur bu yolu kullan şimdi.

Bırak vatandaşa yardımcı olmayı vatandaşın yolunu kesiyorsun be adam.

 

***

 

Şahsen ben sadece Beylikdüzü belediyesinin metrobüse ulaşım için vatandaşın hizmetine soktukları mini otobüsler dışında ilçe belediyelerimizin karla başarılı mücadelesini görmedim.

Dün Büyükçekmece ara sokaklarının tamamı kardan kapalı durumdaydı.

Diğer ilçelerden de sosyal medya üzerinde edindiğim bilgilere bakılırsa aynı görüntüler geldi.

Kar hepimizi teslim aldı arkadaşlar.

Kabul edelim ve diyelim ki Allah’tan bu memlekete kar biraz daha fazla yağmıyor.

Yoksa ne işimize gideriz ne okulumuza.

Yatıp kalkıp dua edelim (özellikle o hani kar ne zaman yağacaklar iyi düşünmeli) İstanbul’a bir daha böyle şiddetli kar yağmasın.

Yoksa kar ile keyif yapalım derken normal yaşamımızı yaşayamıyoruz fark edin artık…

 

 

 Keşke rüya olsa!

 

Amacı sadece birkaç dakika kartopu oynamaktı.

Üstelik tam da o sırada Meclis'te görüşülmesine başlanan İç Güvenlik Yasası'na karşı düzenlenen protestoya katılmıştı.

Protesto sonrası kız arkadaşıyla birlikte şehrin sokaklarında dolaşırken, yaşadığı şehirde ancak 3-5 senede bir yere düşen kar tanelerine dokundular birlikte.

Sonra bu dokunuş kartopu oynamaya dönüştü.

Kar topunun vitrinine gelmesine öfkelenen bir esnaf tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

 

Evet o da içimizden birisiydi.

Gazeteciydi Nuh Köklü.

İstanbul’un Kadıköy ilçesinde arkadaşlarıyla kar topu oynarken bu sırada dükkanının vitrinine kar topu isabet eden aktar dükkanı sahibi Serkan A., tehditler savurmaya başladı. İşyeri sahibi, Nuh Köklü ve arkadaşlarına önce sopayla saldırdı.

Daha sonra dükkanından bıçak alarak dışarıya çıkan Serkan A., arbede sırasında yere düşen bir kişiyi kurtarmak isteyen Nuh Köklü'yü göğsünden bıçakladı.

Ambulansla Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılırken Köklü'nün kalbi durdu. Kalbi tekrar çalıştırılan Köklü, hastanede tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Nuh Köklü'yü bıçakla yaraladıktan sonra bir kaç kez "Bana bir şey olmaz" dediğini ifade eden arkadaşları Nuh'un son sözlerinin de "Keşke rüya olsa" olduğunu dile getirdi.

 

***

 

Daha Özgecan Aslan'ın bıçaklı saldırıyla öldürülmesini konuşuyorduk.

Ne oldu bize.

Bu ülke insanına neler oldu.

Neler oluyor.

Neden bu kadar canileşiyoruz.

Neden kin bağlıyor yüreğimiz.

 

***

 

"Keşke rüya olsa" olmuş son sözleri meslektaşımız Nuh Köklü’nün.

Evet gerçekten de son birkaç gündür yaşananlar keşke rüya olsa ve uyandığımızda Özgecan’ın da Nuh Köklü'nün de hatta Seyfettin Öpçin’in de yaşıyor olduklarını görsek.

Keşke rüya olsa da uyandığımızda Nuh’a yapılanların da Özgecan’a yapılanların da gerçek olmadıklarını öğrensek.

Keşke rüya olsa da uyandığımızda bu yaşadıklarımızın bu güzel ülkemizde yaşanma ihtimalinin olmadığına şahit olsak…

Keşke…

Keşke…

 

 

GÜNÜN SÖZÜ:

 

Akıllı bir kimse kazandığı paranın birazını, aldığı öğüdün ise büyük bir kısmını bir kenara koyar… -ANONİM

 

 

twitter.com/MehmetMert1

YORUM EKLE