KAYNAK NERDE (2)

CHP’nin açıkladığı seçim bildirgesinde ki vaatlerinin kaynağını nerden bulacağına dair önceki makalemde gerçekçi kaynakları devlet arşivlerindeki rakamlarla yazmıştım.
Bu ikinci makalemde size hepinizin bildiği “Vakıf” adıyla faaliyet gösteren ancak nasıl bir işleyiş içinde oldukları kimlerin yardım ve destekleriyle kaynak yarattıkları kaynakların kimler tarafından nasıl kullandığı bilinmeyen denetlenmeyen bu vakıflardan nasıl kaynak sağlanacağını anlatmaya çalışacağım. 

Ülkemizin özellikle sanayi ve ticaretinin geliştiği ekonomik getirileri yüksek olan birçok kentinde yüzlerce vakıf cami kuran kursu okul yurt yaptırma yoksullara yardım hatta Müslüman ülkelerdeki muhtaç insanlara da yardım gibi ulvi amaçlarla maskelenmiş dernekler faaliyet göstermektedirler.

Çoğunun ne yaptığı nasıl para topladığı trilyonluk arazileri nasıl ele geçirdikleri toplanan paranın ne kadarının amaca uygun sarf edildiği bu kurumlar üzerinden kimlerin zengin olduğu bunların kime hizmet ettiği parasal kaynaklarını nasıl temin ettikleri neden beş kuruş vergi vermedikleri yıllardan beri sorulmaz araştırılmaz denetlenmez.

Son yıllarda kamuoyunu meşgul eden bir ayağı Almanya da olan “Deniz feneri” yolsuzluğu ve soygunu ile vakıf ve derneklerin gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır. Bu gibi yüzlerce vakıf ve dernek adı altında faaliyet gösteren kurumların parasal kaynağı, büyük küçük iş adamları sanayiciler inşaatçılar imalatçılar devlete olan vergi borcunu ödemeyip parayı bu vakıflara aktaran ve vergiden düşen binlerce insan tarafından sağlanmaktadır.

Bazı iş adamları ise iktidarın başlarının üstünde Demokles’in kılıcı gibi tuttuğu vergici korkusuyla istemeseler de bu vakıflara büyük bağışlar yapmaktadır.
CHP ivedilikle bu vakıfların bir envanterini çıkarmalı. Kimlerden ne kadar bağış alınmış nerden hangi kaynaktan gayri menkul edinilmiş bunun ne kadarını iş adamları vergiden düşmüş ülkede tahsil edilemeyen vergi içindeki payları ne kadardır bunu tespit etmelidir. 

Haksız mülk ve para edinilmişse bunlar geri alınmalıdır.
Aslında her türlü sosyal yardımı yapan devletin bu tür vakıflara ihtiyaç duymaması gerekir.
Bunlar yurt adı altında kuran kursu adı altında fakir fukaraya yardım adı altında trilyonlarca para toplayıp büyük bir bölümünü çalıp çırpmaktadır.
Bu kaynaklar kurutulmalıdır. Gerçek yardım amacıyla son derece denetime açık olan dürüst namuslu yöneticilerin yönettiği ülkede siyasete müdahale etmeyen dini rant aracı olarak kullanmayan insanların iyi niyetlerini masum inançlarını sömürmeyen hamaset nutuklarıyla milli duyguları çıkara dönüştürmeyenler ayrılmalı ve hepsine ayrıca makul oranda vergi getirilmeli.
CHP’nin vaatlerini gerçekleştirecek bir diğer kaynak ise en kolay yoldan en kısa vadede bulunacak olan kaynaktır. Kaldı ki bu kaynak öyle Anadolu’ya uzanmadan devletin gelirlerine el atmadan yalnızca İstanbul da bulunacak kaynaktır.

Son yıllarda İstanbul göklere doğru yükselen binalarla plazalarla alışveriş merkezleriyle doldu. Binlerce konut yapıldı ve halen yapılıyor.
Bunların bir çoğu hazine arazilerine imar çıkarıp ucuza müteahhitlere verilmiş ve büyük rantlar paylaşılmıştır. Toki konutları da buna dâhildir.
Sadece İstanbul da Ataşehir, Ümraniye Bahçeşehir,Başakşehir Esenyurt,Beylikdüzün de ki bu konut ve iş merkezlerinin her daire ve dükkan başına satışlarından BİR MİLYON vergi alınsa yani rantçılara gidenin yüzde biri alınsa CHP açıkladığı projelerinin iki katını gerçekleştirir.
Kaynak nerde diyenler bir gün çıkıp İstanbul’un bu saydığım semtlerini gezsinler yapılan devasa inşaatların arsalarının nasıl temin edildiğini işyeri ve dairelerin kaça mal edilip kaça satıldığını araştırsınlar kaynak nerde dedikleri için utanacaklardır.  
YORUM EKLE