Kıyamet ne zaman usta!

 Türkiye dün sabah yine yasa boğuldu. İstanbul Vezneciler'de Çevik Kuvvet aracının hedef alındığı terör saldırısında 6’sı polis 5’i de sivil olduğu bildirilen 11 yurttaşımız hayatını yitirdi.
Senaryo hep aynı.
Ya kiralık ve bomba yüklü aracın uzaktan kumanda ile patlatılması.
Veya üzeri bomba yüklü eğitilen, kafası yıkanan teröristin yine uzaktan kumanda ile patlatılması.
Sonrası yine yas, yine hüzün, yine karamsarlık, yine ağlayan anneler ve öksüz kalan yavrular.

***
Koca bir ülke bir olmuş bu ülkeyi bölmeyi, parçalamayı, zayıf düşürmeye çalışanları yok etmeyi beceremiyoruz.
Sebep çok açık ve net:
Bir; düşman veya düşmanlarımızı tam anlamıyla tanımıyoruz.
İki; kim dost kim düşman ayrımı yapamıyoruz.
Üç; düşman bildiklerimizi ezip geçemiyoruz.
Dört; yüzümüze dost arkamızdan oyun oynayanlara fazlaca bir yaptırımımız yok.
Beş; teröre karşı muhalefeti, iktidarı, A partilisi B partilisi bir olmayı beceremiyoruz.
Altı; bu kadar ciddi bir sorunumuz varken biz kalkmış; başkanlık sistemi, partili başkanlık sistemi, laik olmayan anayasa, dokun dokunma gibi safsatalarla uğraşıp duruyoruz.
Yedi; hal böyle olunca gün Türkiye düşmanlarına doğuyor ve çirkin emellerine daha kolay ulaşabiliyorlar.
Sekiz; bütün siyaset yapan ülke evlatları bu gerçekleri bilerek hareket etmeden terör lanetinden kurtulmamız mümkün değil.

***
İşte tam da benim sekizinci maddede söylemek istediğimi dün Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Ciğerimiz yanıyor, mücadelemiz kıyamete kadar sürecek' diye açıklamış.
İyi de ben naçizane buradan bir görüş belirtiyorum.
Oysa Sayın Cumhurbaşkanı, yasanın, yürütmenin, iktidarın, devletin, vatanın, milletin en başı.
Emir vereni.
Çözümün en yetkili kişisi.
Sorumluluk anlamında bütün bu gelişmelerden en başta sorumlu olan yetkilisi.
Karar mekanizmasının tetiği.
Daha da aklıma gelemeyen en en en tepedeki isim.
Sen de kalkıp 'kıyameti' gösterirsen bu ülke insanını karamsarlığa sürüklemezsin de ne yaparsın.

***
Şuraya bak; Ciğerimiz yanıyor, ama her şeyin bir bedeli var. Bu mücadele kıyamete kadar sürecek....
İyi de daha 15'nde 16'sında 17'sinde delikanlılar bugün okullarında, sokaklarda, evlerinde bu açıklamayı dinliyorlar.
Abilerinin her gün şehit haberlerini aldıkça canları yanıyor.
Ciğerleri dağlanıyor.
Bu gençler bu karamsar sözlerden sonra hayata nasıl bakarlar şimdi.
Onlar da karamsar tablo çizmezler mi.
Hayata bakış açıları değişmez mi.
Ülkenin geleceğine bakış açıları değişmez mi?
Türkiye'nin gücü ile ilgili düşünceleri değişmez mi?

***
Tamam geçmişte bir çok siyaset adamından bir çok gaflar duymuştuk.
Recep Tayyip Erdoğan'dan da bir çok gaflar duymuştuk.
Ancak iddia ediyorum şimdi gidin sorun Sayın Cumhurbaşkanı bu sözü söylediğine defalarca pişman olmuştur.
Tabi ki terör ile mücadele sonsuza kadar sürecek.
Tabi ki kıyamete kadar askerimiz, polisimiz, her yurttaşımız vatanımızı korumak için sürekli tetikte bekleyeceğiz.
Tedbiri elden bırakmayacağız.
Ancak son günlerde ülkeyi kan gölüne çeviren alçak terör ile mücadelemiz kıyamete kadar sürecek denirse bu başka anlamlar taşır.

***
Zaten bunalan, isyan eden, yasa boğulan Türkiye vatandaşı, Cumhurbaşkanı'ndan daha iç açıcı, daha ferahlatıcı, daha güven verici açıklamalar duymak ister.
Bakın mesela "Ahmet Öztürk Usta" adıyla açılmış bir hesaptan 31 Mayıs'ta yapılan paylaşımda şunlar denmiş: "İstanbul'da üç ayrı yerde patlama olacak. Patlamalardan bir tanesi Anadolu yakasında diğer ikisi Avrupa yakasında olacak. Patlamalardan bir tanesini TAK diğer ikisini DAEŞ üstlenecek. 15 Haziran'a kadar üç patlama da birer ikişer gün arayla olacak. Daha önceki patlamaları ilgili birimlere bildirmemize rağmen engel olunmadı."
Aradan bir hafta geçmeden patlama gerçekleşiyor.
Devlet büyüklerimizin asıl bunlara tedbir alması gerekiyor.
Adam kim, nereden alıyor bu bilgiyi, o adam günler öncesinden bu patlamayı biliyor, bizim devlet yetkililerimiz bu paylaşıma hiçbir şey yapmıyor.

***
Açıkçası ben devlet büyüklerimden; 
Mücadelemiz kıyamete kadar sürecek açıklamaları yerine, dünkü patlama gibi eylemlerin şüphelilerinin önceden yakalanmasını, bunların basının önüne koyulmasını, halkının güvende ve huzur içerisinde yaşaması için bütün imkanlarını seferber etmesini beklerim.

***
Kimsenin kıyamete kadar yaşayacağı yok.
Kıyamete kadar kimin ne olacağı, kim olacağı belli değil.
Allah uzun ömür versin Cumhurbaşkanı Erdoğan en çok yaşasa 100'e kadar yaşayacak.
Bu açıklama yerine; terörün bir yıl içerisinde kökünü kazıyacağız, kıyamete kadar huzur içerisinde, barış içerisinde, el ele, kol kola, kardeşçe yaşayacağız' denilse daha bir devlet adamı açıklaması olmaz mıydı?
Ne dersiniz...?
YORUM EKLE