MUHAFAZAKAR DEMOKRATMIŞLAR(!)

Şeyhlere, şıhlara, tarikatlara dayanan, aşiret reisleriyle ve ümmetçilerle organik bağ içinde olan bu parti kendine, ”muhafazakar demokrat” diyor. Ya muhafazakar demokratlığın ne olduğunu bilmiyor ya da takıyye yapıyorlar.

Muhafazakar demokrat siyasette özgürlükçü, ekonomide liberaldir. Oysa bunlar ne özgürlükçüler ne de liberal. Bunlar muhafazakar demokratlığı, ülkedeki gerici feodal kurumları muhafaza etmek yani korumak sanıyorlar ama onu da beceremiyorlar. İstiyorlar ki herkes kendilerine tabi olsun. İktidarlarına payanda olsun. Ses çıkarmasın. Kimse hak ve özgürlük istemesin. İktidarın verdiğiyle yetinsin.

Bunlar ülkeyi 13 yıldır gerici güçlere dayanarak çıkar ortaklığıyle yönetiyorlar. Daha doğrusu yönetemiyor zaptu rapt altında tutuyorlar. Bunlar muhafazakar olmadıkları gibi demokrat da değiller. Başını kaldıranın başına vuruyorlar, özgürlük isteyeni içeri alıyorlar, yazanı-çizeni susturuyorlar.

13 yıldır ülkeyi 12 Eylül darbecilerinin faşist yasalarıyla yönettiler. Onların yaptığı % 10 barajlı seçim yasasını, grev, toplu sözleşme ve sendika yasasını, basın, toplu gösteri, YÖK Yasası’nı ve daha birçok baskıcı yasaları aynen muhafaza ettiler. İsteseler hemen değiştirebilecekleri bu yasarlı niçin değiştirmediklerini soranlara, ”bu yasaları biz çıkarmadık” dediler. Demokrat olduklarını bu şekilde savundular.

Muhafazakar da, demokrat da olmayan bu fırsatçılar, şartlara göre her telden çalıyor, her kılığa bürünüyorlar. Doğu’da Kürtçü, Batı’da Türkçü; Siirt’te ümmetçi, Trabzon’da milliyetçi; Yıldız Sarayı’nda Abdülhamitçi, Anıtkabir’de Atatürkçü; Bürüksel’de AB’ci, İslam Konferansı’nda şeriatçı oluyorlar.

Aslında hiçbir şey olmayan, sadece konjonktöre göre biçim alan bunlar, çıkar ortaklığıyla ayakta duruyorlar. Muhafaza edebildikleri hiçbir değer yok bunların. Ülkedeki birliği, barışı, kardeşliği muhafaza edemediler. Tarımda kendi kendimize yeten ülke oluşumuzu muhafaza edemediler. Bugüne göre çok daha az olan gelir dağılımındaki adaletsizliği muhafaza edemediler. İşsizlik oranını muhafaza edemediler. Adaletsizliği, çarpık kentleşmeyi, yoksulluğu, kutuplaşmayı, terörü, ölümleri artırdılar.

Bunların döneminde felaketler, ıstıraplar, gözyaşları arttı; huzuru arar olduk.

YORUM EKLE