Önce sağlık ve aldığım kararlar…

Dün günlerden pazar ama benim biraz yoğun programım vardı.
Önce Silivri Belediyesi’nin ev sahipliğini yaptığı, Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği’ne üye belediye başkanlarının katıldığı toplantıya katılacaktım.
Kumburgaz Marin Prencess Otel’de gerçekleşen, Anayasa Referandumu değerlendirme toplantısı basına kapalı geçecekti ama ben en azından kahvaltıda bulunmaya çalışacaktım.
Sonra saat 15.30’da her pazar oynadığım tenis maçım ve akşam saat 21.00’da gençlerle oynadığımız halı saha futbol maçımız vardı.
Ne yazık ki sabah sabah kronik bel fıtığım tuttu ve yerimden kıpırdayamadım.
Bu yazımı da laptopu kucağıma alarak zorluklar içerisinde yazıyorum.
*
Tam eyvah, lanet olsun, mahvoldum, programım vardı falan diye isyan etmekteydim ki.
Üzücü bir haber aldım.
MHP camiasından tanıdığım en özel, en nezih, en kibar isimlerden birisi Halit Tuna’nın kalp krizi sonrası vefat ettiği haberini aldım.
Halit Tuna ailesi ile birlikte Adapazarı’na giderken kalp krizi geçiriyor ve Akyazı Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybediyordu.
Tekstilci iş adamı, MHP Beylikdüzü Belediye meclis üyeliği, milletvekili adaylığı, Merter Tekstilciler Dernek Başkanlığı, Sivaslılar Dernek Başkanlığı’nı falan bırakın bir tarafa...
İyi adamdı, güzel adamdı, beyefendiydi Halit Tuna.
Mekanı cennet olsun.
*
Yani inanın bu haber sonrası bel fıtığımı unutur gibi oldum ama ayağa kalkmaya çalıştığımda bıçak gibi kesen acılar tekrar bana hatırlattı ne yazık ki.
Yine de hadi bel fıtığı sonrası yaşayabiliyoruz.
Nefes alıyoruz.
Yazı yazıyoruz.
Dünya gözü ile seyredebiliyoruz.
Ama bu dünyadan zamansız göçüp gitmek çok acı.
Tamam bütün ölümler zamansızdır belki de.
Bütün acılar zamansızdır.
Bütün kayıplarımız değerlidir.
Ancak bazı kayıplar hakikaten çok üzücü oluyor.
*
Bu aniden bel fıtığımın nüksetmesi yeniden bende bazı kararlar almamı sağladı.
Karar almak kolay da umarım uygularız.
Bir; kesinlikle kilo almamalı. Ne yapmalı ne etmeli ama kilo almamalı.
Kilo bütün hastalıkların en büyük anasıdır bence.
İki; kesinlikle spor yapılmalı. Bel fıtığı olanlar özellikle yüzmeli.
Yürümeli.
Fizik tedavide uygulanan hareketleri yapmalı.
Üç; alkol ve sigaradan uzak durulmalı. Tamam ben sigara içmiyorum ama her akşam sigara içilen ortamda bulunduğumuz için pasif içici pozisyonunda duruyorum.
Üstelik pasif içici aktif içiciden daha tehlikeliymiş.
Bu arada kapalı mekanlarda sigara içilmez yasağının pek uygulanmadığını da söyleyebiliriz.
Özellikle akşam faaliyet gösteren eylence mekanlarında ben pek yasağın uygulandığı yer görmedim.
*
Neyse gelelim kararlarımızın devamına.
Dört; stress ve gerginlikten uzak durulmalı.
Aşırı sinirlenmek yok.
Aşırı mükemmeliyetçilik beklemek yok.
Relaks.
Sakin.
Olduğu gibi kabul etmek gerek.
Panik yok.
Beş; hele hele Fenerbahçe maçlarında kesinlikle sakinleştirici kullanacağım.
Bu seneki futbol takımı tam bir futbol katili.
Neymiş efendim, Fenerbahçe bu sene oynamasa da oynatmıyormuş!
Düşünebiliyor musunuz?
Bu ne biçim mantıktır.
Arkadaş insanlar kombine bileti alıyor, maç bileti alıyor, forma alıyor, takımını destekliyor iyi futbol oyna diye.
Yoksa bu kadar paraları size oynatmayın diye veriri mi?
Böyle yaparsanız sizin taraftarınız artar mı?
Ben Fenerbahçe her sene şampiyon olsun, rakiplerini oynatmasın diye takım tutmuyorum ki; aksine futbol oynasın, atak oynasın, rakibine de oynatsın, göz zevkim devam etsin diye takımımı destekliyorum.
Spor bir gösteri sanatıdır.
*
Altı; her türlü uyarılarıma rağmen çevremde yanlış yapmaya devam eden gereksiz ne kadar adam varsa mümkünse bir daha görüşmemeye çalışacağım.
Ellili yaşlara yaklaştığım bu çağımda çok iyi gözlemledim ki; insanlar değişmezler. Sen değişmelisin!
Yedi; dengesiz uyku ve yemek düzene sokulacak.
Sekiz; haftada en az bir gün dinlenilecek veya tatil yapılacak.
Dokuz; zaman zaman yaşam kalitemi tehdit edici şeylerden farkedilenler oldukça anında o şeylerle ilgili tedbirler alınacak.
On; fırsat buldukça bu köşe yazısına bakılarak alınan kararların uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilecek…
*
Peki bunlar yapılınca ne mi olacak?
Tamam sağlığı koruyalım, ani kalp krizi ve benzeri durumlara tedbir alalım, olası bir trafik kazasında falan da bu dünyadan göçüp gidebiliriz ama en azından daha kaliteli bir yaşamınızın olma ihtimali var.
Hadi bakalım, ben başladım.
Kararlarımı beğenenler de aynen uygulayabilirler.
Veya başka tavsiyesi olanlar varsa lütfen, mail, sosyal medya veya mesajlarla bana ulaşabilirler…
İyi haftalar…
YORUM EKLE