"YÖK'ü yok edeceğiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Isparta mitinginde CHP iktidarında atanamayan öğretmen kavramının da olmayacağını, ilk bir yılda öğrenci ve öğretmenin, ''Ferhat ile Şirin gibi'' buluşturulacağını söyledi. YÖK'ü yok edeceklerini söyleyen CHP lideri, CHP'nin özgürlüklerden, insan haklarından yana olduğunu belirtti.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de yaptığı ilçe gezilerinin ardından seçim otobüsüyle Manisa'ya hareket etti. Manisa mitingden önce Turgutlu ilçesine uğrayan Kılıçdaroğlu, seçim otobüsü üzerinden kendisini yoğun ilgiyle karşılayan yurttaşlara hitap etti. Burada bir yurttaşların taşıdığı "Silkele Kemal diyor az kaldı" dövizine göndermede bulunan Kılıçdaroğlu, "Söz veriyorum silkeleyeceğim, indireceğim. Onlar kendilerine güveniyorlar, anketler çıkarıyorlar, gazeteleri, televizyonları var. Başbakan televizyona çıkar, 13 televizyon birden canlı yayınlar. Ben milletime gidiyorum, ben halkıma gidiyorum. Ben mazlumdan yanayım, halktan yanayım. Ben halkım için çalışacağım. CHP'nin mitingi devlet mitingi değil, burada vali, kaymakam yok, memurlar zorla getirilmedi, işçiler fabrikalar kapatılarak zorla getirilmedi. Burada halk var, burada yüreği insan sevgisiyle dolu olan güzel insanlarımız var. Burada halkın iktidarını kurmak için bilenmiş insanlarımız var. O nedenle size güveniyorum" diye konuştu.

"Manisalılar korkularını yenmişler"

Kılıçdaroğlu, daha sonra Manisa Cumhuriyet Meydanı'nı dolduran vatandaşlara hitap etti. Manisa'da önseçim yaparak bir devrim gerçekleştirdiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, Manisalılardan 12 Haziran'da "yeni bir tarih yazmalarını" istedi. 12 Eylül referandumu öncesi de Manisa'ya miting için geldiğini, ancak bugün meydanın daha güzel olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Bugün Manisalılar korkularını yenmişler, bugün Manisalılar halkın mitingini yapıyorlar. Biliyorsunuz AKP'nin mitingleri devlet mitingi. Belediye otobüsleri meydana bedava adam taşır. Fabrikaları kapatırlar, işçilere derler ki 'mitinge gideceksiniz.' Valiler genelge çıkarırlar, 'resmi arabalara sivil plaka takın, Recep Bey geliyor, meydan kalabalık görünsün, oraya gidin.' Bunları şunun için anlatıyorum, Soma'dan gelen kardeşlerimiz için, yılbaşını beraber geçirdiğim kardeşlerim için. Diyorlar ki, 'Zorla getirilmedik, gönüllü olarak geldik.' Alınterini alnının akı gibi alnında taşıyan Somalılara, Somalı kömür işçisine selam olsun."


"Yatlara mazotu 1.5 liradan verirsin, çiftçinin günahı ne?"

Çiftçilerin sorunlarını bildiğini, çiftçiye mazotu 1.5 liradan vereceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Ben 1.5 lira yapacağım, diyorum, diyorlar ki devlet zarara uğrar. Gemilere 1.5 liraya verirsin. Biliyorsunuz, gemi sahibinin kim olduğunu. Yatlara 1.5 liradan verirsin, peki çiftçinin günahı ne" diye sordu.

Çiftçilerin elektrik borcunu çözme sözü veren Kılıçdaroğlu, vaatlerini Başbakanlığının ilk 4 ayı içinde gerçekleştirmezse hem siyaseti hem Başbakanlığı bırakacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu, esnafın sorunlarına da değirenek esnafa bir yılda ödedikleri vergi ve sigorta primi tutarında faizsiz kredi vereceklerini anlattı. Kılıçdaroğlu, emeklilerin sorunlarından ve bunlara ürettiği çözümden en çok söz eden siyasi parti liderinin kendisi olduğunu belirterek 9 milyon emeklinin tamamının oyuna talip olduğunu bildirdi. İktidara gelmeleri durumunda yoksulluğu tarihe gömeceklerini de dile getiren Kılıçdaroğlu, yoksulların, işçilerin, emeklilerin partisi olarak Türkiye'nin tüm sorunların çözeceklerini ve barışı sağlayacaklarını anlattı.

"12 Haziran'da Abbas'ı yolcu edeceğiz"

Manisa'da üzüm yetiştirildiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, üzüm fiyatının mazot fiyatından ucuz olduğunu belirterek "Kimin iktidarında oluyor bu? Recep Bey'in iktidarında. O zaman size bir görev düşüyor, 12 Haziran'da dersini vermek, biletini kesmek, yolcu etmek. Abbas'ı yolcu edeceğiz" dedi. Kılıçdaroğlu, Tariş'i eski görkemli günlerine kavuşturacaklarını ve Tariş'in yeniden çiftçinin dostu olacağını söyledi.

"Manisa bir büyük yükten kurtuldu, helal olsun Manisalılar'a. Allah Bursalılar'a kolaylık versin"

Miting alanındaki "Arınç'ı Manisa'dan gönderdik, çünkü zaten bir Ağlayan Kayamız vardı" dövizine göndermede bulunan Kılıçdaroğlu, "Manisa bir büyük yükten kurtuldu, helal olsun Manisalılar'a. Onu attı, Recep'i de atacak. Allah Bursalılar'a kolaylık versin" dedi.

Manisa'daki Sümerbank'ın fabrikasının satıldığını ve birilerinin ceplerini doldurduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bir arkadaşımız bunu bire bir takip etti, o sizin evladınız, onun adı Hasan Ören. İzleyecek, kul hakkı yiyenlerden hesap soracağız" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın "ezberini ve kimyasını bozduğunu" dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Şimdi ağzını da bozdu. İtiraflara da başladı, daha devam edecek. Çıktı dedi ki, benim bakanlarım yolsuzluk yaptı. Allah Allah, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir Başbakan çıkıyor, benim bakanlarım yolsuzluk yaptı diyor. Onları silkeleyeceğim, onları indireceğim. Gövdesini ben, dallarını size emanet ediyorum. AKP'nin dallarını silkelemeye söz veriyor musunuz? Siz silkelediyseniz bu iş bitmiştir. Çünkü şunu çok iyi biliyorum. Halk uyandı, halk ayağa kalktı. Korkularını yendi, artık halkın partisine itibar ediyor, halkın partisine güveniyor. Çünkü biz kim olursa olsun hiç kimseden talimat almadık, hiç kimsenin önünde diz çökmedik, hiç kimseye minnet etmedik. Hiç kimseye verilmeyecek hesabımız yok. Talimat alacaksak sadece yüce Türk milletinden alacağız."


"Al Bakanlar Kurulu'nu gel, söz veriyorum, tek başıma çıkacağım"

Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri durumunda taşeron işçiliği de yok edeceklerini de belirtirken 350 bine yakın atanamayan öğretmenin sorunlarını çözeceklerini ifade ederek "Halkın iktidarında ilk bir yıl içinde atanamayan öğretmen sorunu kalmayacak" dedi.

Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'a televizyonda tartışma çağrısını yinelerken "Dedim ki bilgin yoksa al Bakanlar Kurulu'nu gel, söz veriyorum, tek başıma çıkacağım. Yine gelmedi. Gelmesi için 3 tane şart lazım. Geçmişinin temiz olması, kul hakkı yememesi, mangal gibi yürek lazım" dedi.

Yurttaşlar Kılıçdaroğlu'nun konuşması sırasında sık sık "Başbakan Kemal" sloganları atarken miting alanındaki "Arınç'ı Manisa'dan gönderdik, çünkü zaten bizim bir Ağlayan Kayamız var", "Tayyip'in yandaşı varsa Kemal'in yoldaşı var", "Akıllı tahtanın parasını biz veriyoruz, havasını Recep Bey atıyor", "Kasımpaşa ligden düştü, sıra delikanlısında" , "Sandığa sahip çık, YGS gibi olmasın" dövizleri dikkat çekti.

Kılıçdaroğlu, miting alanından ayrılırken seçim otobüsünün üzerinden vatandaşları selamladı. Kılıçdaroğlu buradan Isparta mitigine katılmak üzere İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na hareket etti.

Isparta mitingi

Kılıçdaroğlu, Isparta'daki Hükümet Meydanı'nda düzenlenen mitingde alandaki dövizleri de okudu. Bir dövizde yazılı, ''Kemal maskeni indirecek, öğrenciler şifreni çözecek, emekliler hurdaya ayıracak, çiftçiler toprağa gömecek'' sözlerini okuyan Kılıçdaroğlu, ''Bunların şifresini çözeceğim, dedim, öğrenciler benden önce davranmış, Recep beyin şifresini çözmüşler. Bütün öğrencilere hep beraber bir alkış'' diye konuştu.

''1919'larda aldığımız bayrağı, çağdaş uygarlığa ulaşıncaya kadar hep ilerleyeceğiz'' diyen Kılıçdaroğlu, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, ''Çiftçi milletin efendisidir'' dediğini hatırlattı.

Bu sözün, insana saygıyı, emeğe, alın terine değer verildiğinin göstergesi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Geldik 21. yüzyıla ve bu ülkenin başbakanı çıktı dedi ki köylüye, 'ananı da al git' dedi. Nereden nereye geldik. Milletin efendisini efendi olmaktan çıkardık, annesine bile hakaret edecek boyuta götürdük. O nedenle bütün çiftçilerden, üreticilerden özel isteğim; size, annenize hakaret eden bu başbakana ders vermek her yurtseverin görevidir, diyorum.''

Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında emekliler için intibak yasasını çıkaracaklarına ilişkin sözlerini de hatırlattı. AKP hükümetine oy veren emeklilere bir sitemi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
''Yıllardır beklediğiniz İntibak Yasasını çıkarmayan, çıkarmamakta da kararlı davranan AKP hükümetine oy veren emeklimiz. Kusura bakmayın benim sitemim var emeklilere. Hem 'ben geçinemiyorum' diyeceksin, 'param yok' diyeceksin, 'kahvede çay içemiyorum' diyeceksin, sonra koşa koşa gideceksin AKP'ye oy vereceksin. Kusura bakmayın, emeklilere iki çift lafım var; eğer bu ülkede onurlu bir birey gibi yaşamak istiyorsan, milli gelir artışından pay almak istiyorsan, 'İntibak Yasamı çıkarın. Ben de hakkımı alacağım' diyorsan sırtını AKP'ye döneceksin, karşıya bakacaksın, altı oku göreceksin, Mustafa Kemal'in partisini göreceksin.''

Kılıçdaroğlu, Türkiye'de 9 milyon emekli olduğunu, eşleriyle birlikte bu rakamın 17-18 milyona ulaştığını söyledi. Bu kadar büyük bir grubun bir partiyi tek başına iktidara getirebilecek güçte olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, geçmişte hangi partiye oy verirlerse versinler, emeklilerin, işçilerin, köylülerin, KOBİ'lerin, esnafın oyunu istediğini belirtti.

Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenlerin aylıklarından da yüzde 15 kesinti yapıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, bunun da AKP hükümeti zamanında uygulanmaya başlandığını ifade etti.

Alanı dolduran kalabalığa, ''Çalışan bir adamın cezalandırıldığı bir ülke gördünüz mü'' diye soran Kılıçdaroğlu, ''Ben gördüm, Türkiye'' dedi. Kılıçdaroğlu, göreve geldikten sonra yüzde 15 kesintiyi kaldırmaması halinde de başbakanlığı ve siyaseti bırakacağını söyledi.

"Savcılara sesleniyorum"

Kılıçdaroğlu, konuşmasında annelere de seslendi. YGS'de 1 milyon 700 bin çocuğun umutlarıyla oynandığını öne süren Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
''Savcılara da talimat verdiler, 'efendim burada bir şey yok, kopya çekeni bulamadık' diye. 1 milyon 700 bin çocuğun annesine sesleniyorum: Sizin çocuğunuzun geleceği ve umutlarıyla oynayan AKP hükümetine, aldatanlar ve kandıranlar partisine oy verecek misiniz? Sandığa gideceğiz. Anneler size söylüyorum. Çocuklarımızın umutlarıyla oynayan bu iktidara ders vermek bizim görevimizdir. Eğer bu görevi yerine getirirsek bu ülkeye demokrasiyi getirmiş oluruz, bir daha kimse şifreli sınav yapmaya cesaret edemez.
Bakın öyle bir sınav yaptılar ki, 4 çocuk başvurmuş, demişler ki, 'biz daha iyi yaptık soruları, bizim sorularımız iyiydi, aldığımız puanlar düşük.' Verdikleri cevap ne biliyor musunuz? 'Sizin cevap anahtarlarınız bulunamamıştır.' Peki, cevap anahtarı bulunamadıysa o puanı nasıl verdin sen? Bunu Ankara'da oturup siyasi iktidarın arzularına göre karar veren Cumhuriyetin savcılarına soruyorum; siz Cumhuriyetin mi savcısısınız, AKP'nin mi savcısısınız? O savcıların çocukları böyle bir sınava girselerdi, acaba ne düşünürlerdi? Garibanın çocuğuna gelince ses yok, öbür tarafa gelince iktidarın önüne diz çöküp 'emret başbakanım, ne istiyorsan söyle yaparız.' Olur mu böyle bir anlayış? Düşünün, soruşturma sözümona gizli, açıklamaları başbakan yapıyor. Böyle bir şey mi olur?''


"YÖK'ü yok edeceğiz"

Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında atanamayan öğretmen kavramının da olmayacağını, ilk bir yılda öğrenci ve öğretmenin, ''Ferhat ile Şirin gibi'' buluşturulacağını söyledi.

YÖK'ü de ''yok edeceklerini'' ifade eden Kılıçdaroğlu, bu şekilde üniversiteleri özgür kılacaklarını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, CHP'nin özgürlüklerden, insan haklarından, ''çöpte kağıt toplayanlardan yana bir parti'' olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, alandaki, ''Her türlü şifre çözülür. Recep reklam'', ''Deniz Feneri dediler dolarları yediler, Emekçinin parasıyla gemiciklere bindiler'', ''Uyuşturulan uyutulan beyinler uyanın artık CHP'nin güneşi altında toplanın artık, rahat bir nefes alalım artık'', ''Dört eş değil, bir iş istiyoruz'' yazılı dövizleri de okudu.

Günde en az 16 saat çalıştığını anlatan Kılıçdaroğlu, alanı dolduran kalabalıktan günde en az 10 dakika CHP için çalışmalarını istedi.

Türkiye'yi üreten, fabrikalarının bacası tüten, herkesin çalıştığı, aş ve iş sahibi olduğu bir ülke haline getirmek istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, ''Bunun yolu benden değil, sizden geçiyor. Sandığa gideceksiniz, oy kullanacaksınız. Verdiğiniz oyla halkın iktidarını kurarsanız size sözlerim var; bu ülkeyi gerçekten de çağdaş anlamda güzel, karnı doyan, geleceğe umutla bakan bir ülke haline getirmeye kararlıyım. Mücadelem, kavgam, çalışmam bunun üzerine kurulu'' dedi.

"Korkak adamdan başbakan olur mu?"

Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir televizyon kanalında karşılıklı tartışma çağrısını da yineledi. Başbakan Erdoğan'ın istemesi halinde Bakanlar Kurulu ile bu tartışmaya katılabileceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
''Karşıma çıkabilir mi? Ben de biliyorum çıkamaz. Tek başına çıkamaz. Ben ona bir şans daha tanıdım. Arkadaş, belki bilgin yetersizdir. Bilmemek ayıp değil. Arzu ediyorsan Bakanlar Kurulu'nu al gel, vallahi ben tek başıma çıkacağım, onun da sözünü veriyorum sana. Çıkabilirler mi? Çıkamazlar. Çünkü çıkmaları için üç şart lazım: Bir, geçmişinin temiz olması lazım, iki, kul hakkı yememesi lazım, üç, mangal gibi yürek lazım.
Korkak adamdan başbakan olur mu? Allah aşkına cesareti olmayan bir adamdan başbakan olur mu? Ben öyle iri yarı, boks kursuna giden, karate, judo bilen bir adam değilim. Oturacağız, iki uygar insan gibi sen soracaksın ben cevap vereceğim. Ben bir soru soracağım sen dut yemiş bülbüle döneceksin.''

Boynunda Ispartaspor kaşkoluyla konuşmasını yapan Kılıçdaroğlu, daha sonra partisinin Isparta milletvekili adaylarını tanıttı. Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından halka çiçekler attı. Kılıçdaroğlu daha sonra, parti otobüsünün üzerinden Isparta halkını selamlayarak Süleyman Demirel Havaalanı'na hareket etti.

Miting başlamadan önce halkın üzerine gül suları sıkıldı. Yaklaşık 3 saat Kılıçdaroğlu'nun gelişini bekleyen partililer, bu sürede alanda çalınan şarkılara eşlik etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER