Referandum ve mahalle baskısı!

 Yazımın hemen başında dün değindiğim; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın neden bir an önce referandumu imzalayıp Resmi Gazete’de yayımlanmadığına yine yer vereceğim.
Ne demişiz; 'Ben şahsen Erdoğan’ın kafasında bir tarih netleştiği için Resmi Gazete’de yayından 60 gün sonra denk gelecek pazar günü referandum olacağı için o günü beklediğini düşünüyorum.
Ve o gün de büyük bir ihtimal ile; 1928’de TBMM’nin, Anayasa'nın ikinci maddesini değiştirdiği ve laiklikliğin yürürlüğe girdiği tarih olan ‘9 Nisan’ olacaktır.
O gün söz konusu maddenin, "Türkiye Devleti'nin dini İslam’dır" bölümü çıkarıldı.
Böylece ‘EVET’ ve ‘HAYIR’ oylayacaklar arasında az da olsa ‘din’ vurgusu gözetilmeye çalışılacaktır....'
Ben böyle düşünürken bu günlerde; ''anketler kötü çıktığı için Erdoğan'ın referandum kararından vazgeçme ihtimali var falan'' söylentilerini çok ucuz ve basit bir söylem olarak gördüğümü söylemeliyim.
Bu bölümü yazım bittikten sonra son anda ekledim ki boşuna bu tür tartışmalarla kimse birbirini oyalamasın.
Şimdi gelelim bugünkü yazımıza....
*
Bir taraf diyor ki; bu değişiklik 'tek adam' rejimi, kesinlikle 'hayır' oyu kullanacağız.
Diğer taraf diyor ki; bu değişiklik büyüyen ve güçlenen Türkiye için şart, kesinlikle 'evet' oyu vermeliyiz.
Hayır'cı taraf devam ediyor; bu sistem Recep Tayyip Erdoğan için hazırlanmış bir sistemdir.
Evet'çi taraf cevap veriyor; ne alakası var, Recep Tayyip Erdoğan sonsuza kadar devam edecek değil ki. Yarın Kemal Kılıçdaroğlu kazansın seçimleri ve bu sistemin cumhurbaşkanı olarak Türkiye'yi yönetsin, hiçbir itirazımız yoktur.
*
Aslında çok daha farklı bakış açıları var referanduma giderken ama ben en çok öne çıkan iki farklılığı dile getirdim.
Bunların dışında; ileride rejim değişikliğine gidilme ihtimali, laikliğin kalkma ihtimali, cumhuriyete dokunulma ihtimali, Atatürk ilkelerine müdahale ihtimali, hatta ve hatta eyalet sistemine dönülme ihtimali ise 'hayır'cıların yoğun olarak dile getirdikleri eleştirilerdir.
Evet'çiler ise bir taraftan karşı tarafa cevap yetiştirmekle meşgulken diğer taraftan da gönül rahatlığıyla referandumun geçmesini dört gözle beklemekteler.
Kararsızlara gelince, onlar her iki tarafı da takip ederek belki sandıkta bile oy vermeden veya geçersiz oy kullanarak sorumluluk almak istememekteler.
*
Hepsi aynı düşünmüyor tabi.
Kararsızları da birkaç parçaya ayırmak lazım.
Kararı 'EVET'e yakın olup kararsız gibi görünenler var.
Kararı 'HAYIR'a yakın olup (mahalle baskısından dolayı) kararsız gibi görünenler var.
Gerçekten bu değişikliği ince eleyip sık dokuyarak oy vermek isteyenler var.
Ve 'aman bana bir şey olmasın da, aman başımıza bir şey gelmesin de, ne olacaksa olsun' diyenler de var.
Aslında bunların tamamının altında mahalle baskısı yatıyor ya neyse.
*
Bu günkü yazımda az yorum yapıp, referandumda ne oylayacağımıza yer vermek istedim.
Buyurun bakalım, bu kısmı artık 60 günde iyice kavramak ve anlamak gerekiyor ki, gönül rahatlığı ile oyumuzu şekillendirelim....
*
TBMM Genel Kurulunda kanunlaşan anayasa değişikliği, Cumhurbaşkanlığı sistemi çatısı altında getirilmesi öngörülen yeni düzenlemeler şöyle:
- Milletvekili sayısı 550'den 600'e çıkarılacak
- Milletvekili seçilebilme yaşı 25'ten 18'e indirilecek
- TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri, 5 yılda bir aynı gün yapılacak
- Meclis, denetim ve bilgi edinme yetkisini, "Meclis araştırması", "Genel görüşme", "Meclis soruşturması" ve "Yazılı soru" yoluyla kullanacak
- Cumhurbaşkanının partisiyle ilişiği kesilmeyecek
- Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıl olacak. Bir kişi en fazla 2 kez cumhurbaşkanı seçilebilecek.
- Cumhurbaşkanlığına, seçimlerde geçerli oyların en az yüzde 5'ini alan partiler ile en az 100 bin seçmen aday gösterebilecek.
- Seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.
- Cumhurbaşkanı "Devlet başkanı" olacak, yürütme yetkisini üstlenecek, Başkomutanlığı temsil edecek.
- Cumhurbaşkanı, anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunacak.
- Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilecek.
- Kanunda açıkça düzenlenen konularda cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak.
- TBMM'nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz olacak.
- TBMM cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında soruşturma açılmasını isteyebilecek.
- Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen cumhurbaşkanı seçim kararı alamayacak.
- Cumhurbaşkanı, bir veya daha fazla cumhurbaşkanı yardımcısı ile bakanları atayacak ve görevlerine son verecek.
- Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olanlar arasından cumhurbaşkanı tarafından atanacak ve görevden alınacak.
- Milletvekilleri, cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan olarak atanırlarsa üyelikleri sona erecek.
- TBMM, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu ile seçimlerin yenilenmesine karar verebilecek.
- Cumhurbaşkanı, kanunda düzenlenen ilgili şartların gerçekleşmesi halinde OHAL ilan edebilecek.
- Disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemeler kurulamayacak.
- Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun adı, Hakimler ve Savcılar Kurulu şeklinde değişecek.
- Bütçeyi Cumhurbaşkanı Meclise sunacak.
- Bakanlar Kurulu olmayacak. Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılacak ve yerine getirilecek.
- TBMM'nin bir sonraki seçimi ve Cumhurbaşkanı seçimi, 3 Kasım 2019 tarihinde birlikte yapılacak.
- Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve askeri mahkemeler kalkacak.
YORUM EKLE