Resmi ilanlar ve BİK

Türkiye’de resmi ilan reklam dağıtımını yapan tek kurum olan Basın İlan Kurumu bu yıl da seminer düzenledi.

Basın İlan Kurumu Bayramoğlu Tatil Köyü’nde düzenlenen ve daha önce defalarca katıldığım seminer bu yıl 8-11 Haziran tarihleri arasında gerçekleşti.

Kurum Türkiye’de 41 şubesi bulunduğu illerin her birisinden 4 gazeteyi seminere davet etmiş.

Yaklaşık 150 gazete temsilcisi üç gün boyunca bir anlamda BİK’in yöneticilerini karşılarına alarak içlerini döktüler.

 

41 şubesi var

 

Seminerde soru cevap kısmında 150 kişiden maalesef 3-5 kişi hemen hemen her oturumda sorular sorarak bir takım önerilerde getirdiler.

Gazete İstanbul’u temsilen biz ortaklar; Ali Tarakcı, Cengiz Alçayır ve ben üçlü olarak katıldık seminere.

Hemen hemen her oturumda mikrofonu alarak dilimiz döndüğünce biz de önerilerimizi ve temennilerimizi dile getirdik.

Ali arkadaşım sadece resmi ilan almaya yönelik yayın yapan gazetelere ilan verilmemeli, bu gazeteyi yayınlayanlar doğru dürüst gazetecilik yapanların haklarını yiyorlar diye bastırdı.

Cengiz arkadaşım kurumun gazeteleri illa bayilerde de satılması gerekiyor şartının doğru olmadığına dikkat çekerek; bir gazete belki yüzbinlerce aboneye dağıtılıyor ancak bayiden de şu kadar satılması gerek şartının anlaşılır bir yanı olmadığına vurgu yaptı.

 

 

300 milyonluk bütçe

 

Ben ise 2014 yılında Türkiye’de tüm gazetelere toplam 314 milyon liralık resmi ilan dağıtıldığını, bu tutarın yarısından fazlasının yaygın basına verildiğini, bir başka değiş ile bu payın İstanbul gazetelerine dağıtıldığını, Gazete İstanbul’un da İstanbul’da yayın yapmasına rağmen İstanbul gazetesi sayılmadığını, bu rakamdan çok çok az bir pay aldığını ve bunun adaletsiz olduğuna dikkat çektim.

Diğer yandan; Türkiye’nin her hangi bir ilinde ihalesi yapılan işin bir resmi ilanın, ihale kanununda yer alan trajı 50 binden fazla olan gazetede yayınlanma şartından dolayı o ilanın o ilde yayınlanan yerel gazetede değil de yaygın basındaki her hangi bir gazetede yayınlanmasının doğru olmadığına.

Bu yanlışlığın sebebinin ise hem o yaygın basın organının ihale yapılan ilde, o ilde yayınlanan yerel gazeteler kadar okunmadığından dolayı hem de o ilde yayınlanan gazetelerin hakkının gasp edildiğinden dolayı olduğuna dikkat çektim.

 

 

İyi gazeteye resmi ilan vermek şart

 

Tabi yeri gelmişken söyleyeyim.

Siz iyi bir gazete yaptığınıza inanıyorsanız hem Basın İlan Kurumu bu gazeteye resmi ilan vermek zorunda hem de iyi bir gazete okunacağı ve reklam gelirine de sahip olacağı için bu gazete bir şekilde yoluna devam eder.

Yok gazete sadece gazeteye benzediği için yayın yapıyor ve gazeteciliğin bir çok şartını yerine getiremiyorsa o zaman bir şekilde resmi ilan alma hakkı kazansa bile bu hakkı uzun süre sürdürmesi zorlaşır.

Bunu neden anlattım.

Bölgemizde yayın yapan bazı gazete sahipleri Basın İlan Kurumu’nun şartlarının ağır olduğundan falan bahsediyorlar.

Şayet şartlar kolay olsa o zaman her önüne gelen bir yayın organına sahip olur ve resmi ilan yayınlamak ister.

Bu durumun da önüne geçilemez.

Örneğin Türkiye’de süper lig yayınını yayınlamak için kaç büyük medya devi yarışıyor.

Ancak ihale en iyi şartı sunan ve en iyi yayını yapan Lig TV’de kalıyor.

Resmi ilan yayınlamak isteyen yayın organının özelliklerini geliştirmek zorunda.

 

Mehmet Atalay dönemi

 

Kısacası, 2 Ocak 1961 tarihli, 195 Sayılı Kanun ile kurulan  Basın İlan Kurumu, 54 yıldan beri faaliyetine devam etmekte. Aradan geçen sürede hükümetler değişti, ihtilallar oldu, teknolojik devrimler oldu ancak kurum her geçen gün yenilenerek ve güçlenerek yoluna devam etti.

Hele Mehmet Atalay’ın genel müdürlüğünü yaptığı son dönemde ciddi atılımlar ve değişiklikler ile kurum önemli adımlar attı.

Bugün Basın İlan Kurumu ülke genelinde 41 şube ile hizmet vererek kurulduğu günden bu yana ilke edindiği ‘adalet ve güven’ kavramlarına önem vermeye devam ediyor.

Teknolojik hayat her geçen gün kendisini hissettirdiği için şimdi kurumun gündeminde teknolojiye geçiş anlamında webde resmi ilan yayınlatmak da var.

Ama hemen atlamayalım.

Nasıl bugün önüne gelen yayın organı resmi ilan yayınlayamıyorsa yarın da web sitelerinin resmi ilan yayınlamaları için şartları ona göre düzenlenecektir.

Örneğin günde şu kadar tıklanmayı bir şekilde hallettik.

Ya bizden 10 kişilik kadro istenirse bu kişilerin SGK’ları, maaşları, çalışma koşullarını nasıl halledeceğiz.

Unutmamamız gereken aslında en önemli kavram şudur ki; Basın İlan Kurumu şartlarını yerine getiren yayın organlarının yayınlarını daha sağlıklı yapmaları için onlara sadece destek vermeye çalışıyor, o yayın organları sadece resmi ilan yayınlamaya yönelik yayınlanıyorlarsa yaşamaları zaten mümkün değil…

YORUM EKLE