Futbol İstanbul'u birleştirecek

İstanbul Lider Girişimciler Derneği tarafından bu yıl ilk defa düzenlenecek olan 'ikinci bahar' turnuvasında futbolun eğlence, dostluk, birliktelik yönleri tekrar gün ışığına çıkartılacak. 28 Şubat'ta Şişli'de yapılacak bir toplantı ile projenin lansmanını yaparak start vereceklerini açıklayan Dernek Başkanı Derya Kök, “39 ilçeden gelecek temsilcilerle bir toplantı yapacağız. Bu 39 ilçeden gelen isimlere biz 'temsilciler meclisi' diyoruz” bilgisini verdi

Futbol İstanbul'u birleştirecek

Büyükçekmece'de KOSGEB yöneticilerinin ısrarı ile 2013 yılında kurulan İstanbul Lider Girişimciler Derneği, bir taraftan girişimcileri teşvik etmeyi sürdürürken bir yandan da farklı projelere imza atıyor. Bu çerçevede tüm İstanbul'un 39 ilçesini futbolda buluşturmayı amaçlayan dernek 'İkinci Bahar Spor Oyunları'nı düzenliyor. Valilik, Futbol Federasyonu, kaymakamlıklar, belediyelerin de işin içinde olacağı turnuvayı ve derneğin Başkanı Derya Kök ile konuştuk. Sporun öncelikle dostluk, birlik ve beraberlik anlamına geldiğini söyleyen Kök, “İstanbul'u futbolda birleştireceğiz” dedi.

 

Derneğiniz ne zaman kuruldu?

2013 yılında kuruldu. 2012'de Beylikdüzü'de KOSGEB uygulamalı girişimcilik kursu vardı. Benim de vaktim müsaitti, o eğitime katıldım. Orada ticari bir proje geliştirmiştim. Proje KOSGEB'in hocaları tarafından çok beğenildi ve diğer kurslarda sunum yapmak üzere beni çağırdılar. Ondan sonra da bu hocalar, 'bir dernek kur, KOSGEB eğitimlerini dernekle birlikte verelim' tavsiyesinde bulundu. Önce sıcak bakmadım, çünkü biraz yorgun bir adamım. Büyükçekmece'ye de dinlenmeye geldim. Hocalar biraz ısrarcı olunca derneği kurduk. Sonra KOSGEB ile bir protokol yaptık ve İstanbul'un 9 ilçesinde 20 tane uygulamalı girişimcilik eğitimi verdik. 600 insana sertifika verdik.

Mayıs ayında KOSGEB'in genel uygulama planlarında değişiklikler oldu. Derneklerle bu işbirliğini yapmamaya başladı. Artık derneği kurmuş bulunduk, o süreç içerisinde prestij de kazandı, tanınmış oldu. İstanbul genelinde bir ağımız oldu. Bizim de yaşımızdan, birikimizden dolayı kumbaramızda da bir şeyler vardı. Bu boşlukta yeni bir şeyler üretelim dedik.

 

İkinci Bahar Spor Oyunları düzenleyeceksiniz. Bununla ilgili bilgi verir misiniz?

Ben aynı zamanda eski bir spor adamıyım. Sporda da birikimim vardı. Bunları bireysel olarak hayata geçirmek biraz zor oluyor. Ama bir dernek olunca arkadaşların, kadron, bir ekibin oluyor. Bu çerçevede biz de 'İkinci Bahar Spor Oyunları' diye bir proje geliştirdik. Adından da anlaşılacağı gibi 40 yaşın üzerindeki insanlara yönelik bir organizasyon... Hem spor var işin içerisinde, hem dostluk hem de minik bir turizm var. Oradaki espri her ilçeden sadece bir tek takımın katılacak olması. Biz bunu ticari amaçla yapmıyoruz, sosyal sorumluluk projesi olarak geliştirdik. Bir takım oluşturan dernek ya da gruplar bu turnuvaya katılamayacak. Çünkü her ilçenin tek takımı olacak. Bu takımın belirlenmesinde ise iki kişinin yetkisi var. Onursal başkan olarak belirttiğimiz ilçe kaymakamı ve doğal başkan olarak da belediye başkanı. Yani bu kişiler ilçelerinde örneğin futbol branşında bir müsabaka yapılacaksa o branşta bir takım oluşturulması konusunda öncü olacak ve birine görev verecek. İlçesinin spor kulübü başkanına verebilir, belediye ya da kaymakamlıktaki spor müdürü olabilir; ilçenin veteranlar takımını oluştur ve bu organizasyona katıl diyecek. Hemen hemen her ilçede eski futbolcular var, futbolu bırakmış ama kulüplerde görev yapıyorlar, halı sahalarda oynuyorlar ya da çeşitli firmaların organizasyonunda oynuyorlar. Biz bunu Futbol Federasyonu ile de görüşürek lig haline getirmek hedefindeyiz.

 

Futbolla başlayacak

 

Sadece futbol mu olacak?

Bu sene futbol ile başlayacağız. Malum en popüler spor olduğu için. Çok yakın bir sürede atletizm, yürüyüş, masa tenisi gibi ikinci, üçüncü branşları da katacağız. Ama futbol çok ilgi görüyor. Biz de futboldan başlayalım istedik.

 

Maçlar hangi sisteme göre ve nerelerde yapılacak?

Maçlar nizami sahalarda yapılacak ve deplasmanlı olacak. Avrupa ve Anadolu yakası diye ikiye ayıracağız. Daha sonra grup şampiyonları İstanbul Valilik Kupası için mücadele edecek. Deplasmanlı müsabaka derken; mesela Sarıyer ilçesi ile Büyükçekmece ilçesinin maçı var diyelim. Maç akşam 17.00'de başlayacak. Saat 11.00 gibi Sarıyer Belediyesi'nin tahsis ettiği araçlarla oyuncular ve aileleri Büyükçekmece'ye gelecek. Büyükçekmece Belediyesi bir rehber verecek ekibe ilçenin tarihi ve turistik yerleri gezdirecek. Maçtan sonra ise onları akşam yemeğinde ağırlayacak. Bu dostluk, kaynaşma yemeği olacak. İşte burada hem spor müsabakası, hem sosyal aktivite, hem yeni dostluklara vesile olacak.

 

Turnuva ne zaman başlayacak?

28 Şubat'ta Şişli'de yapacağımız bir toplantı ile projenin lansmanını yaparak startı veriyoruz. 39 ilçeden gelecek temsilcilerle bir toplantı yapacağız. Bu 39 ilçeden gelen isimlere biz 'temsilciler meclisi' diyoruz. Tüm kararlar da orada alınacak. Biz dernek olarak bu işin yürütmesini yapacağız. Ama oy kullanma hakkımız bile olmayacak. Biz sadece gündemi belirleyip toplantıyı yöneteceğiz. Organizasyonun en üst ve yetkili organı temsilciler meclisi olacak. Bunlar kendi içinde 7 kişilik yürütme, 7 kişilik ceza, hakem, bütçe, eğitim kurulu gibi organları seçecek. Şubat'tan sonra takımların isim listelerinin merkeze bildirilmesi başlayacak. Takımların sağlık kontrolleri yapılacak. Lisanslar, eğitim çalışmaları, kuralların belirlenmesi aşamasının ardından maçlar başlayacak. Beynelmilel futbol kuralları uygulanmayacak. Mesela 3 oyuncu değiştirme hakkı sınırsız olacak. Yorulan çıkıp, dinlendikten sonra tekrar maça başlayabilecek. Maçlar 30'ar dakikadan iki yarı olarak toplamda 60 dakika oynanacak.

 

Amaç Türkiye'ye yaymak

 

Eski, şöhretli futbolcuları işin içine katmayı düşünüyor musunuz?

Her ilçede eski, şöhretli futbolcular var ya da spor yazarları var. Bunlar hala sağlıkları elverdiğince spor yapıyorlar. Doğal olara bunlar da kendi ilçesinin takımlarına sahip çıkma sorumluluğu hissedecek. Örneğin Rıdvan, Sarıyer'de oturuyorsa o ilçenin takımıyla ilgilenmek zorunda kalacak. Belki oynamayacak, belki sembolik olarak bir maçta oynayacak. Ama adı orada geçecek. Böylece kamuoyunun tanıdığı yüzler de organizasyonun içinde yer alacak. Tabi burada nihai hedefimiz bunun belli bir disiplin içerisinde her yıl tekrarlanmasını ve bir lig oluşmasını sağlamak.

 

Başka illerde de yapmayı düşünüyor musunuz?

Ankara Lider Girişimciler Derneği'ni kurduk; aynı projeyi orada da geçen hafta Valiliğe sunduk. Tabi burada onayın gelmiş olması, Futbol Federasyonu tarafından da onaylanması orada emsal olacak. Daha kısa sürede onaylanacağını tahmin ediyoruz. Biz bunu bu yıl birkaç büyük ilde yapmak istiyoruz. Daha sonra da 2016'da belki her ilde olmayabilir ama Türkiye genelinde düzenlemek istiyoruz. 2017 yılında da Avrasya Turnuvası yapmayı düşünüyoruz. Bunları yaparken en popüler spor futbol olduğu için futboldan yola çıkıyoruz. Ama sadece futbolda sınırlı kalmayacağız.

 

Belediyelerden ağırlama bekliyoruz

 

Görüştüğünüz devlet kurumlarının ya da yerel yönetimlerin yaklaşımı nasıl? Elinizi kolaylaştıracak çalışmalar yapıyorlar mı?

Biz bu projenin üzerinde çok çalıştık ve ortaya güzel bir proje çıktı. Valiliğe sunduğumuzda çok beğendiler ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü'ne havale ettiler. Direk İl Müdürü İbrahim İlhami Koç'a brifing verdik, çok beğendi ve her türlü desteği veriyorlar. Bu tür organizasyonların resmi olması için Futbol Federasyonu'nun da onay vermesi gerekiyor. Futbol Federasyonu'ndan da onay geldi. Ki Federasyon'a her ay 100'e yakın proje gelirmiş ve bunların içinden birkaç tanesi onaylanırmış. Bu da bizi çok gururlandırdı.

 

Peki Belediyeler?

Belediyelerden çok bir beklentimiz yok. Organizasyonun hakem, gözlemci, saha bütçesini biz karşılayacağız. Belediyelerden bir tek şeyi bekliyoruz; ev sahibi olduğu zaman gelen takımı ağırlamaları. O da sadece 3 defa olacak ve en fazla 60 – 70 kişiyi bulacak. Ama bunun için de yazışmalar yapılıyor. 'İstanbul Lider Girişimciler Derneği' diye bir yazı gidiyor. Çokta tanınan bir dernek olmadığımız için insanların kafasında soru işaretleri oluşabiliyor. Biz de bu noktada CHP'li belediyelere CHP'nin üst yönetiminden tanıdıklarımızın referansı; AK Parti'li belediyelere de valilikten isimlerin referansı ile gidiyoruz.

 

Bir de tavla turnuvası düzenliyorsunuz galiba...

Bu Büyükçekmece ölçeğinde küçük bir organizasyon. Ama bunu en az 16 ilçede yapmayı hedefliyoruz. 16 ilçe kendi ustasını tespit ettikten sonra İstanbul'un ustasını belirlemek istiyoruz. Ama bu çok lokal kalıyor, öbürü çok heyecanlandırıyor.

 

KOSGEB para dağıtmıyor

 

Son yıllarda girişimcilik kursları moda oldu. Belediyeler, KOSGEB, İSMEK ya da özel kurumlar bu kursları açıyor; katılım da yoğun oluyor. Ama sonuç ne oluyor, yani oradan sertifika alan herkes kredi alıp işyeri açabiliyor mu? Bireysel bazda bu sertifikalar cidden işe yarıyor mu?

Bizim yaptığımız kurslar KOSGEB'ten destek alabilmenin ilk adımı. İş kurmak isteyen insanlar sadece devam zorunluluğu olan, sınav uygulanmayan 70 saatlik bir kursa katılıp sertifika alarak KOSGEB'e başvurabiliyor. Verilen destek maksimum 100 bin lira. Bunun 30 bin lirası hibe; 70 bin lirası da 4 yıl vadeli ve sıfır faizli. Bu insanlara çok cazip geliyor ve kolay zannediliyor. Kurslara katıldıkları zaman, ciddi bir iş planı ile KOSGEB'e başvurmaları gerektiğini görüyor.

 

Yani KOSGEB herkese 'gel sana para vereyim' demiyor...

Aynen, bunu demiyor. Ve KOSGEB'in o iş planı bayağı zor, detay içeriyor. Bunu doldurmak hem uzun hem de ciddi bir birikim gerektiriyor. Bilgisayarla arası çok iyi olmayan; word, excel gibi programları iyi bilmeyen insanların kursu bitirseler dahi iş planını yapma şansı olmuyor. 30 kişilik bir sınıfta KOSGEB'e başvurup, destek alma oranı 3 ya da 4 oluyor. Geri kalanın hayalleri yıkılıyor, bu iş planını yapamam diyorlar. İş planını belirli bir ücret karşılığı hazırlayan aracı kurumlar var. Ancak KOSGEB bir de girişimciyi mülakata çağırıyor, eğer orada plana vakıf olmadığını görürse yine destek sunmuyor. Çünkü eğer o parayı verirler ve iş yürümezse hem devletin parası yanacak hem de vatandaşın cebinden para çıkacak. Çünkü kredi verilecek kişinin belirli oranda sermayesinin olmasını da istiyor ve 'Ne kendi paranı ne de bizim vereceğimiz parayı batır' diyor.

 

Nasıl bir iş olmalı peki... KOSGEB ilginç fikirler mi bekliyor? Yani bir bakkal dükkanı açmak isteyen birisi destek alabiliyor mu?

Yüzlerce sektöre destek veriliyor. Eğitim, emlak, spor sektörü, avukatlık, doktorluk gibi serbest mesleklere destek vermiyor. Bunun dışında kişi manav da açacaksa, bakkal da açacaksa destek sunuluyor. Burada işin ilginçliğine değil rantabl olmasına bakıyor. Bu iş planında zaten yapılan bir sürü hesaplamadan sonra karlı olup olmadığı ortaya çıkıyor. Eğer rantabl bir iş ise kredi veriliyor. Kadınlara pozitif ayrımcılık sözkonusu; yüzde 10 daha fazla veriliyor.

 

Taraftarlar artık maça gitmiyor

Spor kulüplerinde, derneklerde yöneticilik yapan Derya Kök, futbolun bir endüstri olmasının birçok kişiyi rahatsız ettiğini belirterek, “Bizim bakış açımıza göre futbol bir eğlence, bir keyif, bir temaşa konusu olması lazım. Aynı zamanda gençlerin sağlıklı olabileceği, spor yapabileceği bir kanaldır. Bu durum diğer branşlar için de geçerlidir ama futbol günümüzde en popüler olan spor dalı ve tüm dünyada olduğu gibi bizde de bir endüstri haline geldi. Futbolun geldiği noktada kavga, hırs, çekişme ortamı yaratılmasından oldukça rahatsızız. Şike iddiaları, pasolig gibi uygulamalar da insanları futboldan da soğuttu. Değiştirmeye gücümüz yetmiyor ama bundan rahatsızlık duyuyoruz tabi ki. Ama daha amatör çalışmalar yaparak, o ruhu tekrar kazandırmak adına kendi çapımızda neler yapabilirizin derdindeyiz. İkinci Bahar Spor Oyunları da bunun güzel bir örneği olacak. Ailelerinizle gelin diyoruz. Biz dostluklar olsun istiyoruz, kazanma hırsı olmasın. Elbette bir yarışma olacak ama o centilmenlik sınırları içinde olsun” diye konuştu.

 

İş, siyaset, spor

1955 yılında Ankara'da doğdum. Marmara Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü mezunuyum. 1972 – 1989 yılları arasına İstanbul’da inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir şirkette üst düzey yönetici olarak çalıştım. 1989 – 1994 arası Pendik Belediyesi'nde Halkla İlişkiler Danışmanı olarak görev yaptım. İstanbul'da serbest muhasebecilik bürosu açtım. 1997'de Kıbrıs'a gittim ve 2008'e kadar Doğu Akdeniz Üniversitesi özel yurtlar müdürlüğü yaptım. 2009 – 2013 yılları arasında merkezi Ankara'da bulunan ETÜT Eğitim Kurumlarının İstanbul Bölge Koordinatörlüğü görevinde bulundum. Atatürkçü Düşünce Derneği, Türk Hava Kurumu, EGEYAD gibi STK'larda yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundum. Anadolu yakasında 40 gayri federe spor kulübünü bir araya getirerek spor Birliği Derneği'ni kurdum ve 9 yıl başkanlığını yaptım. İkinci Profesyonel Lig’de mücadele eden Pendik Spor Kulubünde uzun yıllar yöneticilik yaptım. Bir dönem CHP'de aktif siyasetle de ilgiledim. 2013'den bu yana İstanbul Lider Girişimciler Derneği'nde Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Büyükçekmece Sivil Toplum Kuruluşları İletişim Platformu'nda Genel Sekreterlik görevlerini sürdürüyorum. Bunun dışında Evliyim, 2 çocuğum var ve Büyükçekmece'de ikamet ediyorum.

 

KELİME OYUNU

Aile: Sıcaklık, mutluluk

Çocuk: Gelecek

Siyaset: Karamsarlık

Spor: Keyif, neşe, dostluk

İstanbul: Hem yaşanası, hem kaçınası

Türkiye: Bir köprü

Geçmiş: Tecrübe

Gelecek: Endişe

Muhalefet: Alternatif sunulmalı

İktidar: Güç, erk, yalnızlık

KAYNAK: GAZETE İSTANBUL

Güncelleme Tarihi: 12 Şubat 2015, 11:31

Zeynep Vural

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER