BİRARADA YAŞAM DERNEĞİ BİR ARAYA GELDİ

Konuşmacı olarak CHP, Parti meclisi üyesi Ercan karakaşın katıldığı ilk toplantıya 78 liler vakfı başkanı Celalettin Can, SHP eski Büyükşehir Meclis Üyelerinden Erol Erşen, Küçükçekmece Belediye Meclis üyesi Oruç Oymak, Gazeteci Hasan Hınıslı ve geniş bir üye katılımının olması ilgi çekti.

BİRARADA YAŞAM DERNEĞİ BİR ARAYA GELDİ

Merkezi İstanbul Bakırköy’de bulunan Bir Arada Yaşam Derneği, genel kurulundan sonra ilk toplantısında aldığı karar üzerine geleneksel hale getirmek istediği kahvaltılı toplantılarından ilkini gerçekleştirdi.

Konuşmacı olarak CHP, Parti meclisi üyesi Ercan karakaşın katıldığı ilk toplantıya 78 liler vakfı başkanı Celalettin Can, SHP eski Büyükşehir Meclis Üyelerinden Erol Erşen, Küçükçekmece Belediye Meclis üyesi Oruç Oymak, Gazeteci Hasan Hınıslı ve geniş bir üye katılımının olması ilgi çekti.

Ercan Karakaşın konuşması sırasında; Sosyal Demokrat Partilerde önseçim ve üyeliğin getirdiği sorumluluklar anlatılırken, üyelerin aidatlarını ödeyerek partilerinin ekonomik bağımsızlığına katkı sunmaları vurgulandı. Karakaş ne yazık ki günümüzde siyasetçiler siyasal bilgiler fakültesinden veya başka bir fakülteden yetişmiyor. Siyasi, partilerin aynı zamanda bir okul olduğunu bu okulun görevinin kadro yetiştirmek olması gerektiğini söyleyen Karakaş, bugün iktidar oldunuz bakan kim olacak, müsteşar kim olacak, şu kim olacak bu kim olacak diye düşünmeyeceksiniz. Bu gün siyasi partiler ne yazık ki oradan buradan toplamalarla devşirme yönetimler kurmak zorunda kalıyor CHP parti okulunun önemini kavradı, inşallah bundan sonra kadrolar okuldan çıkar. Dedi.

Dernek Başkanı Mehmet Dik ise konuşmasında bölgemize dikkat çekerek; bölgemizde ve ülkemizde yaratılan kaos, ötekileştirme ve çatıştırma sürecini tetiklemekte, baş döndürücü bir hızla karanlık bir geleceğin içine sürüklenmekteyiz. İnsani değerlerin çiğnendiği, emeğin reddedildiği, örgütlü toplumun korku duvarlarıyla sindirilmeye çalışıldığı bu süreç hukuksuzluğun hukukunun iktidarına tanıklık etmektedir. Diyen Mehmet Dik konuşmasını şöyle sürdürdü; Yakın tarihimizde ve bugün düşünmenin ya da farklı düşünmenin bedelleri olmuş ve yarınlarda da olacaktır. İnsandan yana, insanı temel alan her aktivite çıkar çevrelerince baskı altına alınmış, yok edilmeye çalışılmıştır. Sömürü mekanizmalarının istediği dikensiz gül bahçelerinin dolaşanları, içi boşaltılmış düşünmeyen ve hareket etmeyen bireylerdir. Yaşamı sadece içgüdüleriyle algılayanlar için her koyun kendi bacağından asılır söylemi bir kılavuz olabilir. Ancak biz bir arada yaşam düşüncesinin savunucuları olarak bu söylemi kabul etmediğimiz gibi, insana yönelik yapılan her türlü olumsuz muameleyi de içimize sindiremiyoruz. Bu anlamda sesimizi bütünleştirerek olabildiğince yüksek sesle bize rağmen dayatılmaya çalışılan ötekileştirme ve çatıştırma sürecine, emeğin değerlerinin hiçe sayılmasına, gayri insani dayatmalara hayır diyoruz. Açıklamasında bulundu.


Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2012, 00:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER