Cumhurbaşkanı Erdoğan Beylikdüzü ve Büyükçekmece'de vatandaşlara seslendi...

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 16 Nisan’da referanduma gitmesi planlanan anayasa değişikliğinde Cumhurbaşkanı’nın Meclis’i fesih yetkisi olmadığını söyleyerek “Ey Kılıçdaroğlu, sen bunu ispat edersen ben cumhurbaşkanlığından istifa edeceğim” dedi.


 Erdoğan: Ey Kılıçdaroğlu, bunu ispat edersen ben istifa edeceğim
Anayasa değişikliği teklifinde düzenlenen 166’ıncı maddenin ‘fesih’le ilgili kısmı şöyle:


AKP'nin referandum için hazırladığı kitapçıktan“Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu ile seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır. Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır, Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir. Seçimlerinin birlikte yenilenmesine karar verilen Meclisin ve Cumhurbaşkanının yetki ve görevleri, yeni Meclisin ve Cumhurbaşkanının göreve başlamasına kadar devam eder. Bu şekilde seçilen Meclis ve Cumhurbaşkanının görev süreleri de beş yıldır.”

"İspatlarsan istifa edeceğim"

Erdoğan, Büyükçekmece'de toplu açılış töreninde konuştu. Erdoğan, fesih yetkisiyle ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek şu ifadeleri kullandı:


 
"Cumhurbaşkanı'nın Meclis'i fesih yetkisi yok, tamamen yalan. Ey Kılıçdaroğlu, sen bunu ispat edersen ben cumhurbaşkanlığından istifa edeceğim."


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beylikdüzü'nde ve Büyükçekmece'de vatandaşlara şöyle seslendi:

Beylikdüzü'nde halka seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  "Bir kasetle geldi partisinin başına şimdi oradan yalan makinası çalışıyor" dediği Kılıçdaroğlu'na yüklenerek şunları söyledi; "Söyledikleri yalanlara bak. Ben başkan olursam lokantaları kapatacakmışım. Yahu dünyanın hangi başkanlık sisteminde böyle bir şey var. Muhtarlıklar kapatılacakmış. Muhtarlık seçimle geliyor, bunların yasal, anayasal teminatı var. Kalkıp da Cumhurbaşkanı yasalarla gelmiş olan herhangi bir kişiyi görevden alamaz. 50 tane 100 tane 500 tane yardımcı atayacak diyor. Eline diline dursun yahu. Dünyanın neresinde böyle bir uygulama var."

"BEYLİKDÜZÜ İSTANBUL'UN EN ŞANSLI İLÇELERİNDEN BİRİ"

Beylikdüzü'nün İstanbul'un şanslı ilçelerinden biri olduğunu söylediyen Cumhurbaşkanı, bu konuda şu ifadeleri kullandı " 1999 depreminden sonra yıldızı parlayan bu ilçemiz çarpık yapılaşma yaşamadan yapılaşmasını sürdüren bir yerimizdir. Burası da Türkiye'nin her yerinden gelen insanlarımızı, hatta yabancıları bünyesinde barındıran çok farklı bir yerdir."

"BEYLİKDÜZÜ 16 NİSAN'DA EVET DİYOR MU?"

Erdoğan, vatandaşlara 16 Nisan'da Evet diyor musunuz? diyerek seslendi; "İstanbul'un ve ülkemizin aydınlık geleceği için 16 Nisan'da Beylikdüzü büyük Türkiye için evet diyor mu? Müreffeh Türkiye için evet diyor mu? İstikrar için evet diyor mu? Güven için evet diyor mu?" dedi.


Ülkenin ekonomisi ve yaşanan krizler konusuna da değinen Erdoğan şöyle konuştu;

"Yaşadığımız ekonomik krizler yüzünden sık sık fakirleştik mi? Yüksek enflasyon, faiz sarmalı yüzünden milletimizin harcanması gereken kaynaklar başkalarının cebine akıtıldı mı? Bu ülkede bir gecede yüzde 7 bin 500 faiz uygulandı mı? Batan bankaların, zakar eden KİT'lerin, kötü yönetilen ülkenin tüm yükü milletimizin sırtına bindi mi?

"ANA MUHALEFET PARTİSİNİN BAŞI ÖNCE BUNUN CEVABINI VER"

"Zaman zaman tıpkı 1950-60 arasında 65-70 arasında tıpkı 2002'den bugüne kadar olduğu gibi tek parti hükümetleri çıkmış ülkeyi güçlendirmiştir. Biz 16 Nisan'da milletimizin takdirine sunduğumuz anayasa değişikliğiyle bu istikrarlı dönemleri istisnai olmaktan çıkarıp, kalıcı hale getirmek istiyoru. Türkiye Cumhurbaşkanı ile Başbakanların kavgalarından çok çekti. 1990'larda Cumhurbaşkanlarıyla Başbakanlar arasındaki sorunlar öylesine ayyuka çıkmıştır ki, karşılıklı hakaretler tehditler hafızalarımızdadır. Merhum Özal merhum Demirel'le çok atışmışlardır. Aynı ekolden geldiği halde Sezer merhum Ecevit'e anayasa kitapçığını fırlattı mı? Niye fırlattı peki? Şimdi ana muhalefetin başındaki konuşuyor. Sen onca bunun cevabını ver. Ertesi gün Türkiye ekonomisi allak bullak oldu."  

"ELİNE DİLİNE DURSUN"

"Ana muhalefetin başının SSK'da genel müdür olduğu zaman hastanelerin halini biliyorsunuz değil mi? Bu adama 5 tane keçi ver hepsini kaybeder. Lüleburgaz'da bir yavrumuzun kolunu kesmişlerdir. Rahmetli Savaş Ay soruyordu, cevap veremiyordu. Bir kasetle geldi partisinin başına şimdi oradan yalan makinası çalışıyor. Söyledikleri yalanlara bak. Ben başkan olursam lokantaları kapatacakmışım. Yahu dünyanın hangi başkanlık sisteminde böyle bir şey var. Muhtarlıklar kapatılacakmış. Muhtarlık seçimle geliyor, bunların yasal, anayasal teminatı var. Kalkıp da Cumhurbaşkanı yasalarla gelmiş olan herhangi bir kişiyi görevden alamaz. 50 tane 100 tane 500 tane yardımcı atayacak diyor. Eline diline dursun yahu. Dünyanın neresinde böyle bir uygulama var."

"İDAM PARLAMENTODAN GEÇTİĞİ ANDA BEN ONAYLARIM"

Cumhurbaşkanı idam konusuna da değinerek şunları söyledi "15 Temmuz Şehitler Köprüsü yapılırken 'hayır dediler. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapılırken 'hayır' dediler. Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılırken, Osmangazi Köprüsü yapılırken 'hayır' dediler. Marmaray, 3 yılda 200 milyon insan geçti, Marmaray yapılırken 'hayır'. Avrasya Tüneli'ne ne dediler: Hayır... Hayır... Hayır... Şimdi yeni bir versiyon çıktı. Kandil'den talimat geliyor: Hayır deyin. İmralı'dan talimat geliyor: Hayır deyin. Pensilvanya'dan haber geliyor, FETÖ'den hayır diyor... 16 Nisan'ı halledelim bu idam konusu parlamentoya gelecek ve parlamentodan geçtiği anda bana geldiği anda ben bunu onaylarım. Çünkü 249 şehidin katillerini devletin affetme yetkisi yoktur. Parlamentodan geçtiği anda onaylarım."

"İSTANBUL'DAKİ DAĞ GİBİ ÇÖP YIĞINLARINI VE YAŞANAN SUSUZLUĞU ŞÖYLE BİR HATIRLAYIN"

İstanbul' da yaşanan susuzluğu ve çöp yığınlarını hatırlatarak biliyorsunuz diyen Cumhurbaşkanı "Şu 20 gün çok çalışmamız lazım. Beylikdüzü sandıkları patlatmaya hazır mı? Milletimiz bugüne kadar bize boyumuz, posumuz, kaşımız, gözümüz için oy vermedi. Yaptığımız ve yapacağımız hizmetlere bakarak bize oy verdi. İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanlığınızı yaptım. Göreve geldiğimizde İstanbul susuzdu, çöp dağlarından geçilmiyordu. Hava kirliliğini biliyorsunuz, Haliç'i biliyorsunuz. Bunları hallettik mi?" dedi.

"HASTANE OLMAYAN İLÇEMİZ KALMADI "

Erdoğan Türkiye'de hastane sorunları ile yapılan çalışmaları değerlendirdi ve şu ifadeleri kullandı "Buralar gecekondu bölgelerdi artık modern bir ilçe haline geldi. 12 yıl Başbakanlık yaptım, 2,5 yıldır da Cumhurbaşkanlığı yaptım. Türkiyemizi muasır medeniyetler seviyesine götürüyoruz. 75 üniversitemiz vardı şu anda 181 üniversitemiz var. Şu anda üniversitesi olmayan ilimiz yok. Eğitimde 270 bin derslik yaptık. Milli bütçenin yüzde 50'sini eğitime ayırdık. Sağlıkta hastanemizin olmadığı ilçe yok. İlçelerde hastane yapıyoruz. Artık helikopter ambulanslarımız var. Jet ambulanslarımız var. Çünkü insan herşeydir. Rahmetli Savaş Ay, o programı yaptı. Malum ana muhalefetin başının SSK genel müdürüyken ne halde olduğunu seyrettiniz değil mi?"

"RABBİMİN TAYİN ETTİĞİ ÖMRÜ ALMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisinin silahlı posterinin yapılmasıyla ilgili ise şu ifadeleri kullandı "Posterimi yapmışlar. Silahı postere dayamışlar. Sizin her yeriniz silah olsa ne yazar. Rabbimin tayin ettiği ömrü kimsenin almaya gücü yetmez. 1961 IMF borçlanmaları başlıyor. Göreve geldik 23,5 milyar dolar borcumuz vardı. Bunlar hep CHP iktidarları vesaire. Geldik başladık ödemeye. Sene 2013 IMF'ye borçları sıfırladık. Şu anda IMF'ye Türkiye'nin borcu yok. Ey Kılıçdaroğlu bundan haberin var mı? Şu anda 115 milyar dolarımızın üzerinde Merkez Bankası'nda rezervimiz var.

"EY KILIÇDAROĞLU SEN BU GENÇLERDEN NİYE RAHATSIZ OLUYORSUN"

Konuşmasının sonlarında Kılıçdaroğlu'na seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan "Nedense bu Kılıçdaroğlu gençlere taktı. İstediği kadar taksın. 30'dan 25'e biz indirdik. Şimdi de 25'ten 18 aralığı gençlerimize parlamentoya açıyoruz. Seçme hakkı varsa seçilme hakkı da olacak dedik. Şimdi 18-25 arasındaki gençlerin parlamentoya girmesine evet mi? Gazi Mustafa Kemal ne diyor: Cumhuriyet'i gençlerimize emanet ettim diyor. Peki bu adam bir taraftan ben Gazi Mustafa Kemal'in partisinin başkanıyım diyor. Peki niye o zaman bu gençleri parlamentoda niye görmek istemiyorsun? Niye rahatsız oluyorsun" dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Beylikdüzü Haberleri